Barselona'nın hareketli Nova Esquerra de l’Eixample bölgesinde, geleneksel Katalan mutfağını ve topluluk ruhunu merkeze alan yeni bir kooperatif bar kapılarını açtı: El Dijous. Consell de Cent, 93 adresinde yer alan bu özel mekan, sadece lezzetli yemekler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda eski Katalan fonda (han) geleneğine ve perşembe gününün (Katalanca: dijous) kültürel önemine saygı duruşunda bulunuyor. El Dijous, bir buluşma noktası ve gastronomik hafızanın yaşatıldığı bir alan olarak tasarlanmış durumda, böylece modern şehir yaşamında kaybolmaya yüz tutmuş değerleri yeniden canlandırmayı hedefliyor.
Barın adı olan "Dijous", Katalanca'da "Perşembe" anlamına geliyor ve bu seçimin derin bir kültürel kökeni bulunuyor. Geçmişte Perşembe, pazarlara taze ürünlerin geldiği, Katalan hanlarında en doyurucu ve bol yemeklerin servis edildiği, aynı zamanda ev çalışanlarının izin günü olduğu özel bir gündü. El Dijous, bu geleneği modern bir yaklaşımla sürdürerek, haftanın ortasında insanları bir araya getiren, taze ve yöresel malzemelerle hazırlanan, ev yapımı lezzetler sunan bir mekan olmayı amaçlıyor. Bu sayede, sadece bir yemek yeme yeri olmanın ötesinde, bir mahalle kültürü oluşturma misyonunu da üstleniyor.
Toplumsal Bağlılık ve Geleneksel Lezzetler
El Dijous, 2019'dan 2025'e kadar aynı konumda faaliyet gösteren eski Bar Copèrnic'in sosyal taahhüdünü ve mirasını devralmış durumda. El Dijous kooperatifinin ortaklarından Esteve Clavell, B de gust'a verdiği röportajda, projenin "Copèrnic'in kaybolmaması, şehrin sembolik yerlerinin yok olmaması ihtiyacından doğduğunu" belirtiyor. Bu yaklaşım, Barselona'da hızla değişen kentsel dokuya ve artan kira fiyatları nedeniyle kapanan küçük işletmelere karşı bir direniş ve kültürel mirasın korunması çabası olarak da yorumlanabilir. Kooperatif yapısı, bu tür işletmelerin sürdürülebilirliğini sağlamak için önemli bir model sunuyor.
Barın arkasında, projeyi hayata geçiren bir kooperatif ve 16 ortak bulunuyor. Mutfağın başında ise, daha önce Poblenou'daki Gegant restoranının şefi olan deneyimli aşçı Joan Vallès yer alıyor. Vallès, geleneksel Katalan mutfağı tarifleriyle tencere ve tavaları karıştırarak, bölgenin zengin gastronomik mirasını yeniden keşfetmeye odaklanıyor. Clavell, "Tarihi tarifleri korumanın veya yeniden canlandırmanın önemli olduğuna inanıyoruz. Burada brunch veya benzeri şeyler bulamazsınız," diyerek, mekanın modern yeme içme trendlerinden bilinçli olarak uzak durduğunu ve özgünlüğünü koruduğunu vurguluyor.
Katalan Mutfağının Kalbi: Kaşık Yemekleri ve Ekonomik Seçenekler
El Dijous'un menüsü, özellikle "kaşık yemekleri" olarak bilinen, doyurucu ve geleneksel Katalan lezzetleriyle öne çıkıyor. Bu yemekler arasında, Katalan mutfağının vazgeçilmezlerinden capipota (dana paçası ve kellesi yahnisi), moixernons (yabani mantar türü) ile hazırlanan fricandó (dana eti yahnisi), kuzu güveci (cassola de guisat de xai) ve morina balığı salatası esqueixada de bacallà gibi seçenekler bulunuyor. Ayrıca balık güveci (suquet de peix), fasulyeli sosis (botifarres amb mongetes), Katalan makarnaları ve haşlanmış baklagiller gibi ana yemekler de menüde yer alıyor. Bu çeşitlilik, yerel halka hem tanıdık hem de özlenen lezzetleri sunarak, bir nevi "anne mutfağı" hissi yaratmayı başarıyor.
Mekan, aynı zamanda ekonomik erişilebilirliği de göz önünde bulunduruyor. Öğle yemeği için geleneksel bir menü sunmak yerine, müşterilere yaratıcı bir seçenek sunuluyor: menüden diledikleri ana yemeği seçip üzerine sadece dört Euro (€4) ekleyerek, başlangıç, su, ekmek ve kahveden oluşan eksiksiz bir öğle yemeği alabiliyorlar. Başlangıçlar haftalık olarak değişiyor ve nohut salatası veya sobrassada (bir tür İspanyol sucuğu) ve haşlanmış yumurta ile patates çorbası gibi seçenekler sunulabiliyor. Clavell, bu uygulamanın "daha ekonomik bir seçenek arayanlara fırsat vermek" amacıyla yapıldığını belirtiyor. Bu model, hem kaliteli geleneksel yemeği uygun fiyata sunuyor hem de mahalle sakinlerinin günlük yaşamına entegre olmayı hedefliyor.
Kooperatif Modeli ve Barselona'daki Yeri
İspanya ve özellikle Catalunya (Katalonya) genelinde kooperatifçilik, ekonomik ve sosyal kalkınmada önemli bir rol oynamaktadır. Tüketim, üretim ve hizmet kooperatifleri, toplumsal dayanışmayı güçlendirirken, yerel ekonomiyi desteklemekte ve çalışanlara daha adil koşullar sunmaktadır. El Dijous gibi kooperatif barlar, sadece ticari işletmeler olmanın ötesinde, üyelerinin ortak mülkiyetinde olan, demokratik bir şekilde yönetilen ve kâr amacı gütmekten ziyade toplumsal faydayı önceliklendiren yapılar olarak öne çıkıyor. Bu model, özellikle Barselona gibi büyük şehirlerde, küreselleşmenin getirdiği standartlaşmaya ve büyük zincirlerin yayılmasına karşı yerel kimliği ve özgünlüğü koruma çabasının bir parçası olarak değerlendirilebilir.
El Dijous, Barselona'nın zengin gastronomik mirasını koruma ve gelecek nesillere aktarma misyonuyla yola çıkmış bir proje. Geleneksel Katalan yemeklerini modern bir kooperatif çatısı altında sunarak, hem yerel halkın damak zevkine hitap ediyor hem de mahallede bir sosyalleşme ve dayanışma alanı yaratıyor. Bu tür girişimler, sadece Barselona için değil, Türkiye gibi benzer kültürel ve gastronomik zenginliğe sahip ülkeler için de ilham verici olabilir. Yerel lezzetlerin ve küçük işletmelerin kooperatifleşme yoluyla ayakta kalması, kültürel çeşitliliğin ve toplumsal refahın sürdürülebilirliği açısından kritik bir öneme sahiptir.
