İspanya'nın gözde şehirlerinden Barselona (Barcelona), kamu düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla evcil hayvan sahiplerine yönelik sıkı denetimlerini artırdı. Ajuntament de Barcelona (Barselona Belediyesi) tarafından yürütülen bu yeni uygulamalar kapsamında, son iki buçuk yılda köpeklerini tasmasız gezdiren yaklaşık bin kişiye para cezası kesildi. Bu kararlı tutum, neredeyse on yıldır göz ardı edilen bir belediye yönetmeliğinin yeniden ve etkin bir şekilde yürürlüğe konulmasının bir sonucu olarak dikkat çekiyor.
Yıllar Sonra Gelen Sıkı Denetim ve Cezaların Artışı
Barselona Belediyesi, şehir genelindeki parklarda, caddelerde ve diğer yetkilendirilmemiş alanlarda köpeklerin serbestçe dolaşmasına yönelik "göz yumma" dönemine 2023 yılının sonlarında resmen son verdi. Bu tarihten itibaren, tasmasız köpek gezdiren sahiplere karşı yaptırımlar hız kesmeden uygulanmaya başlandı. Belediye verilerine göre, 1 Ocak 2024 ile 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında toplam 937 kişiye tasmasız köpek gezdirdikleri için ceza kesildi. Özellikle 2024 yılında 341 ceza kesildiği ve günde neredeyse bir ceza oranına ulaşıldığı belirtilirken, 2025 ve 2026 yıllarının ilk aylarında bu oranın daha da hızlandığı gözlemlendi.
Bu cezai uygulamalar, şehirdeki yaşam kalitesini artırma, kamu güvenliğini sağlama ve hayvan refahını daha dengeli bir zemine oturtma hedeflerini taşıyor. Belediyenin bu konudaki kararlı tutumu, evcil hayvan sahiplerinin sorumluluklarını daha ciddiye almalarını sağlamayı amaçlarken, aynı zamanda şehir sakinlerinin ortak kullanım alanlarında daha huzurlu bir ortamda bulunmalarına katkıda bulunuyor.
Yönetmeliğin Arka Planı ve Kentsel Yaşamdaki Yeri
Barselona'daki köpeklerin tasmalı gezdirilmesi zorunluluğu, aslında uzun yıllardır yürürlükte olan bir belediye yönetmeliğine dayanıyor. Ancak bu yönetmelik, çeşitli nedenlerle uzun süre boyunca etkin bir şekilde uygulanmamıştı. Belediyenin bu konudaki tutum değişikliğinin arkasında, vatandaşlardan gelen artan şikayetler, köpek ısırması vakaları, trafik kazaları ve kamusal alanların hijyeni gibi çeşitli faktörler yatıyor. Şehir yetkilileri, özellikle çocukların ve diğer vatandaşların güvenliğini sağlamak, park ve yeşil alanlarda ekolojik dengeyi korumak amacıyla bu kararı aldıklarını belirtiyor. Ayrıca, tasmasız köpeklerin kontrolsüz dışkılaması da önemli bir hijyen sorunu oluşturuyordu.
Barselona'da yaklaşık 180.000 kayıtlı köpek bulunduğu tahmin ediliyor ve bu durum, şehirdeki evcil hayvan sahipliğinin ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Belediye, köpeklerin serbestçe dolaşabileceği "Àrees d'esbarjo per a gossos" veya halk arasında bilinen adıyla "pipicanes" (köpek oyun alanları) olarak adlandırılan özel alanlar da belirlemiş durumda. Ancak bu alanlar dışında, şehir merkezindeki yoğun bölgeler, çocuk parkları ve doğal yaşam alanları gibi yerlerde tasma zorunluluğu katı bir şekilde uygulanıyor. Cezaların miktarı, ihlalin ciddiyetine göre değişmekle birlikte, genellikle 60 Euro'dan başlayıp 300 Euro'ya kadar çıkabiliyor. Tehlikeli köpek ırkları veya tekrarlayan ihlallerde bu miktarlar daha da artabiliyor.
Uluslararası Karşılaştırma ve Politikanın Etkileri
Barselona'nın bu adımı, İspanya genelindeki şehirlerin hayvan refahı ve kentsel düzenleme politikalarını yansıtıyor. Madrid ve Valensiya gibi diğer büyük İspanyol şehirlerinde de benzer tasma ve dışkı toplama zorunlulukları bulunuyor ve denetimler giderek sıkılaşıyor. Bu durum, modern şehirlerde evcil hayvan sahipliğinin getirdiği sorumlulukların uluslararası düzeyde daha fazla önemsendiğini gösteriyor. Şehir yönetimleri, hem hayvanların hem de insanların ortak yaşam alanlarında uyum içinde var olabilmesi için yasal düzenlemeleri ve denetimleri güçlendirme eğiliminde.
Türkiye'de de belediyeler, evcil hayvan sahiplerine yönelik benzer kurallar uyguluyor. Özellikle büyük şehirlerde, parklarda ve kamusal alanlarda köpeklerin tasmalı gezdirilmesi ve dışkılarının toplanması yasal bir zorunluluk. Ancak Türkiye'de bu kuralların uygulanmasında ve denetlenmesinde zaman zaman farklılıklar görülebiliyor. Türkiye'de evcil hayvan sahiplenme oranları artarken, şehir yönetimlerinin bu konudaki politikaları ve denetim mekanizmaları da Barselona örneğinde olduğu gibi daha fazla önem kazanıyor. Özellikle sokak hayvanları popülasyonu ile evcil hayvan regülasyonlarının bir arada yürütülmesi, Türk şehirleri için karmaşık bir gündem maddesi oluşturuyor.
Uzmanlar, Barselona'nın bu sıkı denetim politikasının, şehirdeki yaşam kalitesini artırma, kamu güvenliğini sağlama ve hayvan refahını daha dengeli bir zemine oturtma potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Ancak bazı hayvanseverler, köpeklerin doğal davranışlarını sergileyebilmeleri için daha fazla serbest dolaşım alanına ihtiyaç duyulduğunu savunarak bu duruma eleştirel yaklaşıyor. Belediye, bir yandan cezalarla caydırıcılık sağlarken, diğer yandan da belirlenen özel alanları artırarak ve bilgilendirme kampanyaları düzenleyerek evcil hayvan sahiplerinin bilinçlenmesini hedefliyor. Barselona'nın bu kararlı tutumu, modern şehir yaşamında insanlarla hayvanların bir arada uyumlu bir şekilde var olabilmesi için gerekli düzenlemelerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

