🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Via Laietana Komiserliği'ndeki İşkence Mağdurları BM'ye Başvurdu: İspanya Yargısı

24 Mart 2026, Salı
4 dk okuma
Kaynak: Betevé
Via Laietana Komiserliği'ndeki İşkence Mağdurları BM'ye Başvurdu: İspanya Yargısı

Barselona'da Franco Dönemi İşkenceleri Birleşmiş Milletler'e Taşındı: Ferrándiz Kardeşler Adalet Arıyor

İspanya'nın karanlık Franco (Franko) diktatörlüğü döneminde yaşanan insan hakları ihlallerine ilişkin önemli bir gelişme yaşandı. Centre per a la Defensa dels Drets Humans Irídia (İrídia İnsan Hakları Savunma Merkezi), 1971 yılında Barselona'daki Via Laietana (Via Layetana) Ulusal Polis Komiserliği'nde henüz reşit yaşta iken işkenceye maruz kalan Ferrándiz kardeşlerin davasını Birleşmiş Milletler (BM) İşkenceye Karşı Komite'ye (CAT) taşıdı. Bu adım, İspanya'da Franco rejiminin insanlık suçlarının yargılanması konusundaki süregelen tartışmalara yeni bir boyut kazandırıyor ve uluslararası arenada hesaplaşma çağrısını yükseltiyor.

Bu başvuru, 2022 yılında yürürlüğe giren ve diktatörlük dönemi insanlık suçlarının zaman aşımına uğramayacağını ve affedilemeyeceğini belirten Demokratik Bellek Yasası (Ley de Memoria Democrática) sonrası, Franco dönemi işkenceleri için bu komiteye yapılan ilk şikayet olma özelliğini taşıyor. Yasa, bu tür suçların soruşturulması yükümlülüğünü açıkça belirtse de, Barselona'daki 3 numaralı Soruşturma Mahkemesi, Ferrándiz kardeşlerin Kasım 2023'teki şikayetini "suçun zaman aşımına uğradığı", "yasallık ilkesi" ve 1977 tarihli "af yasası" gerekçeleriyle herhangi bir soruşturma yapmaksızın reddetmişti. Bu durum, İspanya'daki yargı sisteminin geçmişle yüzleşme konusundaki isteksizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

İspanya Devleti'ne Soruşturma Çağrısı ve Uluslararası Hukukun Rolü

BM İşkenceye Karşı Komite'ye yapılan başvuru, İşkenceye Karşı Sözleşme'nin 12, 13 ve 14. maddelerinin, özellikle de sözleşmenin 1. maddesiyle birlikte ele alındığında, ihlal edildiğini iddia ediyor. Bu maddeler, devletlerin işkence iddialarını etkili bir şekilde soruşturma, mağdurlara şikayet hakkı tanıma ve tazminat sağlama yükümlülüklerini içeriyor. Irídia Merkezi, İspanya devletinin bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve işkence iddialarını soruşturmak yerine, zaman aşımı ve af gibi gerekçelerle davaları kapattığını vurguluyor. Bu durum, uluslararası insan hakları hukukunun, ulusal yargının yetersiz kaldığı durumlarda mağdurlar için son çare haline geldiğini gösteriyor.

Ferrándiz kardeşlerin davası, İspanya'da Franco döneminde işkenceye uğrayan binlerce kişinin yaşadığı acıların sadece küçük bir örneği. Bu tür vakalar, diktatörlük rejiminin sistematik bir şekilde insan hakları ihlalleri gerçekleştirdiğini ve bu suçların etkilerinin günümüze kadar ulaştığını ortaya koyuyor. Özellikle Via Laietana Komiserliği, Franco döneminde siyasi mahkûmların ve muhaliflerin sorgulandığı ve işkence gördüğü kötü şöhretli bir merkez olarak biliniyor. Bu binanın günümüzde Ulusal Polis merkezi olarak kullanılması, mağdurlar ve insan hakları aktivistleri tarafından sembolik bir haksızlık olarak görülüyor ve binanın bir "bellek merkezi"ne dönüştürülmesi talep ediliyor.

Franco Dönemi Mirası ve Türkiye ile Karşılaştırmalar

İspanya'nın Franco dönemiyle yüzleşme süreci, Türkiye'nin geçmişindeki darbe ve olağanüstü hal dönemleriyle hesaplaşma çabalarıyla benzerlikler taşıyor. Her iki ülkede de, geçmişteki insan hakları ihlalleriyle ilgili davaların zaman aşımı, af yasaları veya yargı engelleri nedeniyle sonuçsuz kalması, mağdurların adalet arayışını zorlaştırıyor. Türkiye'de de 12 Eylül darbesi veya diğer askeri müdahaleler sonrası yaşanan işkence ve kayıp vakaları, benzer şekilde yargı süreçlerinde tıkanıklıklarla karşılaşmış, birçok mağdur ulusal mahkemelerde adalet bulamayınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) gibi uluslararası mekanizmalara başvurmak zorunda kalmıştır.

İspanya'da Demokratik Bellek Yasası'nın kabulü, geçmişle yüzleşme konusunda önemli bir adım olarak görülse de, yargının bu yasayı uygulama konusundaki isteksizliği, yasanın etkinliğini sınırlıyor. Benzer şekilde Türkiye'de de geçmişle yüzleşme adına atılan bazı adımlar, yargı ve siyasetin direnci nedeniyle tam anlamıyla hayata geçirilememiştir. Bu durum, hem İspanya hem de Türkiye gibi ülkelerde, geçmişin hayaletlerinin toplumsal hafızada ve adalet arayışında ne kadar güçlü bir şekilde varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Uluslararası insan hakları mekanizmalarına yapılan başvurular, bu tür durumlarda mağdurlar için son umut ışığı olmakla birlikte, devletlerin kendi iç hukuk sistemlerinde adaleti tesis etme sorumluluğunu da bir kez daha hatırlatıyor.

Ferrándiz kardeşlerin BM'ye başvurusu, sadece kişisel bir adalet arayışı değil, aynı zamanda Franco rejiminin kurbanları için genel bir çağrı niteliğinde. Bu davanın uluslararası düzeyde ele alınması, İspanya yargısı üzerindeki baskıyı artırabilir ve gelecekte benzer insanlık suçlarının soruşturulması için emsal teşkil edebilir. Uluslararası toplumun ve insan hakları örgütlerinin bu tür davalara verdiği destek, geçmişle yüzleşme ve hesaplaşma süreçlerinin ilerlemesi için kritik öneme sahiptir. Bu dava, İspanya'nın demokratik bir ülke olarak geçmişiyle tam anlamıyla yüzleşip yüzleşemeyeceği konusunda bir test niteliği taşıyor.

Etiketler:
#franco-dönemi#işkence#insan-hakları#bm#barselona
Paylaş:
Kaynak: Betevé