Küresel mobilite ve teslimat sektörünün dev oyuncusu Uber, İspanya'da özellikle popüler olan Glovo'nun da ana şirketi olan Alman merkezli yemek ve hızlı teslimat platformu Delivery Hero'yu tamamen satın almak için önemli bir adım attı. Perşembe günü yapılan duyuruya göre, Uber, Delivery Hero'nun %100'ünü hedefleyen gönüllü bir halka arz teklifi (OPA) sundu. Bu stratejik hamle, Uber'in küresel pazar payını pekiştirme ve hizmet ağını genişletme arayışının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Teklifin detaylarına göre, Uber hisse başına 41,50 € nakit ödeme yapmayı teklif ediyor. Bu teklif, Delivery Hero'ya toplamda 14,8 milyar dolar (Uber'in mevcut payları düşüldüğünde 13,7 milyar dolar) değer biçiyor. İşlemin gerçekleşmesi için Delivery Hero hissedarlarının en az %50'sinin teklifi kabul etmesi gerekiyor; bu orana Uber'in halihazırda sahip olduğu yaklaşık %24,77'lik hisse dahil değil. Şimdiden, şirketin yaklaşık %17'sine sahip bir hissedarın teklifi destekleme taahhüdü verdiği belirtiliyor, bu da anlaşmanın başarı şansını artırıyor. Delivery Hero Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu, teklife oybirliğiyle destek verdiklerini ve hissedarlara teklifi kabul etmelerini tavsiye etmeyi planladıklarını açıkladı. Uber, bu devasa satın almanın 2027 yılının ikinci yarısında tamamlanmasını öngörüyor.
Delivery Hero, 99 farklı pazarda faaliyet gösteren ve Glovo gibi güçlü yerel markaları bünyesinde barındıran global bir oyuncu. Özellikle İspanya'da yaygın olarak kullanılan Glovo, Barselona (Barcelona) gibi büyük şehirlerde önemli bir pazar payına sahip. Bu satın alma, Uber'in halihazırda güçlü olduğu Kuzey Amerika ve bazı Avrupa pazarlarının yanı sıra, Delivery Hero'nun güçlü olduğu Orta Doğu, Asya ve Latin Amerika pazarlarında da varlığını artırmasına olanak tanıyacak. Birleşme tamamlandığında, 2025 yılına kadar 236 milyar dolarlık brüt rezervasyon hacmine ulaşması beklenen devasa bir mobilite ve teslimat platformu ortaya çıkacak. Bu, sektördeki rekabet dengelerini kökten değiştirebilecek bir gelişme olarak görülüyor.
Uber, bu birleşmeyle birlikte Delivery Hero çalışanlarına yönelik önemli taahhütlerde de bulundu. Şirket, Delivery Hero'nun genel merkezini Berlin'de tutacağını ve en az 2029 yılına kadar işten çıkarma yapmayacağını belirtti. Ayrıca Uber, önümüzdeki beş yıl içinde Almanya'ya 2 milyar € yatırım yapmayı planladığını duyurdu. Bu yatırım, yerel işgücünün geliştirilmesi, ulusal iş operasyonlarının genişletilmesi, otonom araç teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve Alman otomotiv endüstrisiyle iş birliklerinin kurulması gibi alanlara odaklanacak. Bu taahhütler, Uber'in sadece pazar payını değil, aynı zamanda teknolojik kapasitesini ve Avrupa'daki stratejik konumunu da güçlendirme amacını taşıdığını gösteriyor.
Sektördeki Konsolidasyon ve Regülasyon Baskısı
Yemek ve hızlı teslimat sektörü, pandemi döneminde büyük bir büyüme ivmesi yakalamış olsa da, son yıllarda artan rekabet, karlılık baskısı ve sıkılaşan regülasyonlarla karşı karşıya. Özellikle Avrupa'da, platform çalışanlarının haklarına yönelik yasal düzenlemeler, şirketlerin iş modellerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. İspanya'da yürürlüğe giren ve "Rider Yasası" (Ley Rider) olarak bilinen düzenleme, teslimatçıları serbest çalışan yerine şirket çalışanı olarak kabul etmeyi zorunlu kılıyor. Bu tür düzenlemeler, platform şirketlerinin operasyonel maliyetlerini artırarak, sektörde birleşme ve satın almaların hızlanmasına zemin hazırlıyor. Türkiye'de de benzer şekilde, platform çalışanlarının sosyal hakları ve çalışma koşulları hakkında tartışmalar devam etmekte olup, ilerleyen dönemlerde benzer yasal düzenlemelerin gündeme gelmesi beklenmektedir. Glovo'nun geçtiğimiz Mayıs ayında Katalonya (Catalunya) bölgesinde 91 teslimatçıyı etkileyen bir ERO (İşten Çıkarma Düzenlemesi) yapması da bu regülasyon baskısının somut bir örneği olarak öne çıkıyor.
Küresel Pazarın Geleceği ve Beklentiler
Uber'in Delivery Hero'yu satın alma girişimi, küresel yemek ve hızlı teslimat pazarındaki konsolidasyon eğiliminin en büyük göstergelerinden biri. Bu tür birleşmeler, sektördeki oyuncu sayısını azaltarak kalan devlerin pazar gücünü artırıyor. Birleşmenin tamamlanması halinde, Uber, çok daha geniş bir coğrafyada, daha çeşitli hizmetlerle faaliyet gösterecek ve bu da hem tüketiciler hem de satıcılar için yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak, pazarın daha az oyuncu tarafından domine edilmesi, uzun vadede fiyatlandırma ve hizmet kalitesi üzerinde nasıl bir etki yaratacağı konusunda soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu tür mega birleşmelerin, platform şirketlerinin teknolojiye ve lojistik altyapısına daha fazla yatırım yapmasını teşvik edebileceğini, ancak aynı zamanda küçük işletmeler ve yeni girişimler için rekabet ortamını zorlaştırabileceğini belirtiyor. Uber ve Delivery Hero yönetimlerinin vurguladığı gibi, bu birleşme "daha fazla fırsat" yaratma potansiyeli taşısa da, sektördeki dinamikleri ve çalışanların geleceğini yakından takip etmek gerekecek.



