🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Avrupa Odaklı Göç Anlatılarını Kırıyor: Tunus'taki Kadınların Umut ve Mücadelesi

17 Ağustos 2026, Pazartesi
3 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
Avrupa Odaklı Göç Anlatılarını Kırıyor: Tunus'taki Kadınların Umut ve Mücadelesi

Tunuslu yönetmen Erige Sehiri'nin "El cel promès" (Vaat Edilen Cennet) adlı üçüncü uzun metrajlı filmi, göçmenlik kavramına dair alışılagelmiş Avrupa merkezli bakış açısını derinden sorguluyor. Film, Sahra Altı Afrikası'ndan gelen ve Tunus'ta yaşayan, yasal ve sosyal olarak marjinalleşmiş üç kadının zorlu yaşam mücadelesine odaklanarak, göç yollarının sadece Avrupa'ya ulaşmakla sınırlı olmadığını güçlü bir biçimde ortaya koyuyor. Delgrès'in "Promis le ciel" şarkısından ilham alan bu yapım, izleyiciyi umut, hayal kırıklığı ve dayanışma dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Sehiri, daha önce "Entre figueres" (İncir Ağaçları Arasında, 2022) filmiyle de tanınan bir yönetmen olarak, bu kez Tunus'ta sıkışıp kalmış kadınların hikayelerini organik bir anlatımla işliyor. Filmdeki karakterlerden Marie, eski bir gazeteci olup şimdi evanjelik bir papaz olarak Naney'e sığınak sağlıyor; Naney ise sınırın ötesindeki kızına kavuşma hayaliyle Tunus'ta bir geçiş sürecinde sıkışıp kalmış durumda. Üçüncü karakter Jolie ise Avrupa'ya gitme umuduyla yaşayan genç bir öğrenci. Bu üç kadının hayatına, bir gemi kazasından sağ kurtulan Kenta adında küçük bir kızın dahil olmasıyla, karakterlerin korkuları ve beklentileri daha da belirginleşiyor, filmin duygusal derinliği artıyor.

Göçün Tunus'taki Görünmez Yüzleri ve Küresel Bağlamı

Erige Sehiri'nin filmi, Tunus'un göç rotalarındaki kritik ve çoğu zaman göz ardı edilen rolüne ışık tutuyor. Kuzey Afrika ülkeleri, Sahra Altı Afrikası'ndan Avrupa'ya uzanan zorlu göç yolculuğunda sadece birer transit ülke olmanın ötesinde, aynı zamanda birçok göçmen için birer hedef ülke haline gelmiş durumda. Ancak bu ülkelerde, özellikle Tunus'ta, göçmenler genellikle yasal statü eksikliği, sosyal dışlanma ve ekonomik zorluklarla boğuşmak zorunda kalıyorlar. Film, bu insanların Tunus'ta kurmaya çalıştıkları yeni hayatları, karşılaştıkları ayrımcılığı ve hayatta kalma mücadelelerini çarpıcı bir gerçekçilikle ele alıyor.

Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, Akdeniz üzerinden Avrupa'ya ulaşmaya çalışan düzensiz göçmen sayısı her yıl on binleri buluyor ve bu rotalarda binlerce insan hayatını kaybediyor. Tunus, özellikle Libya'daki istikrarsızlıklar ve Avrupa Birliği'nin sınır politikaları nedeniyle son yıllarda göçmenler için önemli bir kalkış noktası haline geldi. Ancak "El cel promès", bu istatistiklerin ötesine geçerek, Tunus'ta kalan veya burada yeni bir başlangıç yapmaya çalışan göçmenlerin kişisel hikayelerine odaklanıyor. Bu, göçün sadece bir geçiş meselesi değil, aynı zamanda bir yerleşme, entegrasyon ve kimlik arayışı meselesi olduğunu vurguluyor.

Sinemanın Gücüyle İnsan Odaklı Bir Anlatı ve Türkiye-İspanya Bağlantısı

Film, göçmenlik konusuna dair Avrupa'dan bakıldığında genellikle tek boyutlu görünen anlatıyı çeşitlendirme ve insanileştirme çabasıyla büyük önem taşıyor. Medyada ve siyasette sıklıkla bir "kriz" veya "tehdit" olarak sunulan göçmenler, bu filmde bireysel hayalleri, korkuları ve umutları olan gerçek insanlar olarak resmediliyor. Bu durum, İspanya gibi Akdeniz kıyısındaki Avrupa ülkeleri için de büyük bir ders niteliğinde. İspanya'nın Kanarya Adaları ve güney kıyıları, Afrika'dan gelen göçmenler için önemli birer geçiş noktası olup, bu ülkenin de göçmenlik meselesine dair kendi içinde çeşitlenmiş ve insancıl anlatılara ihtiyacı bulunuyor.

Türkiye de benzer şekilde, Suriye, Afganistan ve Afrika'nın çeşitli bölgelerinden gelen milyonlarca göçmene ev sahipliği yapan ve Avrupa'ya geçiş rotalarında kilit bir ülke konumunda. Bu nedenle "El cel promès" gibi filmler, Türkiye'deki kamuoyu için de önemli dersler ve empati fırsatları sunuyor. Göçün çok katmanlı yapısını anlamak, sadece Avrupa'ya ulaşmaya çalışanların değil, transit ülkelerde sıkışıp kalanların, hatta kendi kıtaları içinde yer değiştirenlerin hikayelerini de dinlemekle mümkün. Erige Sehiri'nin bu filmi, sinemanın gücüyle bu görünmez kılınan sesleri duyurarak, göçmenlik tartışmalarına yeni bir soluk getiriyor ve daha kapsayıcı bir anlayışın kapılarını aralıyor.

Etiketler:
#tunus#kadn#sinema#afrika
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat