Şili'nin güneyinde, La Araucanía bölgesindeki bir yaşlı bakım evinde çıkan yangında 16 kişi hayatını kaybetti. Cumartesi günü yetkililer tarafından yapılan açıklamaya göre, El Edén adlı tesiste çıkan bu trajik olay, ülke genelinde derin üzüntüye yol açtı. Santiago'nun yaklaşık 740 kilometre güneyindeki Villa Comuy'da meydana gelen facia, yaşlıların güvenliği konusundaki endişeleri bir kez daha gündeme taşıdı ve uluslararası alanda da yankı buldu.
Yangın, Cuma gecesi geç saatlerde El Edén uzun süreli bakım tesisinde başladı ve kısa sürede kontrol altına alınamaz bir hal aldı. Alevlerin hızla yayılmasıyla birlikte, hareket kabiliyeti kısıtlı olan yaşlı sakinler için kaçış imkanları oldukça azaldı. Olay yerine intikal eden itfaiye ekipleri, alevleri söndürmek ve içeride mahsur kalanları kurtarmak için yoğun çaba sarf etti. Ne yazık ki, müdahalelere rağmen 16 yaşlı bireyin hayatını kaybettiği teyit edildi; yetkililer, kurbanların kimlik tespiti çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Şili Devlet Başkanı Gabriel Boric, olayın ardından taziye mesajı yayımlayarak hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi ve olayın tüm yönleriyle soruşturulacağını belirtti. İçişleri Bakanlığı, yangının çıkış nedenini belirlemek üzere geniş çaplı bir inceleme başlattı. İlk belirlemelere göre, yangının elektrik kontağından çıkmış olabileceği ihtimali üzerinde durulsa da, kesin nedenin tespiti için adli tıp ve yangın uzmanı ekiplerin çalışmaları titizlikle devam ediyor. Bu tür olaylarda ihmal iddiaları da sıklıkla gündeme geldiğinden, soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütülmesi talep ediliyor.
Yaşlı Bakım Evlerinde Yangın Riskleri ve Küresel Durum
Yaşlı bakım evleri, sakinlerinin fiziksel kısıtlılıkları, bilişsel gerilemeleri ve hareket kabiliyetlerinin azalması nedeniyle yangın gibi acil durumlarda özellikle savunmasız kalmaktadır. Dünya genelinde bu tür tesislerde çıkan yangınlar, maalesef sıkça trajik sonuçlar doğurmaktadır. Genellikle eski binalarda faaliyet gösteren veya güvenlik standartlarına tam uyum sağlayamayan tesislerde, yangın algılama sistemlerinin yetersizliği, sprinkler sistemlerinin eksikliği ve yetersiz tahliye planları gibi faktörler, felaketlerin boyutunu artırabilmektedir. Bu olay, Şili'de ve hatta tüm dünyada yaşlı bakım tesislerinin güvenlik protokollerinin gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha acı bir şekilde ortaya koymuştur.
Uluslararası Yangın Güvenliği Ajansı (IFSA) verilerine göre, yaşlı bakım evlerinde çıkan yangınların %60'ından fazlası elektrik arızaları, mutfak kaynaklı nedenler veya sigara gibi insan kaynaklı ihmallerden kaynaklanmaktadır. Bu tür tesislerdeki can kaybı oranları, genel konut yangınlarına göre ortalama üç kat daha yüksektir. Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan araştırmalar, yaşlı bakım evlerinin ortalama %20'sinin modern yangın güvenlik standartlarına tam olarak uymadığını göstermektedir. Şili'de de benzer sorunların yaşandığı ve özellikle kırsal bölgelerdeki tesislerin denetimlerinin daha sıkı yapılması gerektiği, uzmanlarca dile getirilen önemli bir noktadır. Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte bu tesislerin sayısı da hızla artmakta, bu da güvenlik önlemlerinin kritik önemini daha da pekiştirmektedir.
Türkiye ve İspanya'da Güvenlik Standartları ve Alınacak Dersler
Şili'deki bu acı olay, Türkiye ve İspanya gibi ülkelerdeki yaşlı bakım evlerinin güvenlik standartlarını da gündeme getirmektedir. Her iki ülkede de yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte bakım evlerinin sayısı artmakta ve bu da güvenlik önlemlerinin önemini pekiştirmektedir. Türkiye'de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından denetlenen yaşlı bakım evleri, belirli standartlara uymak zorundadır; ancak denetim sıklığı ve etkinliği zaman zaman tartışma konusu olabilmektedir. İspanya'da ise özerk topluluklar (comunidades autónomas) tarafından belirlenen ve denetlenen farklı düzenlemeler bulunmaktadır. Özellikle pandemi döneminde yaşlı bakım evlerinin durumu, her iki ülkede de kamuoyunun dikkatini çekmişti.
Yangın uzmanları, yaşlı bakım evlerinde düzenli tatbikatların yapılması, personelin acil durum eğitimlerinin güncellenmesi, otomatik yangın söndürme sistemlerinin (sprinkler gibi) zorunlu hale getirilmesi ve binaların yangına dayanıklı malzemelerle inşa edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve belirlenen eksikliklerin hızla giderilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu tür trajedilerin önlenmesi için sadece yasal düzenlemelerin değil, aynı zamanda bu düzenlemelerin sahada etkin bir şekilde uygulanmasının sağlanması hayati derecede önemlidir. Kurumların, kar odaklı yaklaşımlar yerine insan hayatını merkeze alan bir anlayışla hareket etmesi beklenmektedir.
Villa Comuy'da yaşanan bu facia, sadece hayatını kaybedenlerin aileleri için değil, tüm Şili toplumu için derin bir yara açmıştır. Bu olay, yaşlı bireylerin yaşam haklarının ve güvenliklerinin ne denli kritik olduğunu bir kez daha hatırlatırken, devletin ve ilgili kurumların bu tür tesislerdeki güvenlik önlemlerini en üst düzeye çıkarmak için acil adımlar atması gerektiğini göstermektedir. Soruşturma sonuçları ve alınacak önlemler, benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması adına yol gösterici olacak ve yaşlılarımıza layık oldukları güvenli yaşam alanlarını sunma sorumluluğunu bir kez daha hatırlatacaktır.


