İspanya'nın Barselona (Barcelona) Belediyesi'nin desteğiyle Saraybosna'da (Sarajevo) kurulan Casa Segura (Güvenli Ev) projesi, kadına yönelik şiddet ve cinsel istismar mağduru kadın ve kız çocuklarına kapsamlı destek sunarak umut olmaya devam ediyor. Bu önemli merkez, Barselona'nın Balkan Savaşları sonrası bölgeye uzanan köklü dayanışma mirası olan "Sarajevo, districte 11" (Saraybosna, 11. Bölge) girişiminin sosyal boyutunu yansıtıyor. Barselona Belediye Başkanı Jaume Collboni'nin son ziyareti ve İnsan Haklarından Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Maria Eugènia Gay'in merkezin Avrupa Birliği fonlarından yararlanması için yaptığı çağrı, projenin uluslararası önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Casa Segura, mağdurlara sadece geçici bir sığınak sunmakla kalmıyor, aynı zamanda onların tam anlamıyla iyileşmelerini ve topluma yeniden entegre olmalarını sağlayacak bütüncül bir hizmet modeli benimsiyor. Merkez, aynı anda 10 kadın ve 15 çocuk olmak üzere toplam 25 kişiye barınma imkanı sağlayabiliyor. Bu kapasitenin yanı sıra, psikososyal destek, hukuki danışmanlık ve tıbbi yardım gibi hayati hizmetler de ücretsiz olarak sunuluyor. Projenin temel amacı, mağdurlara acil koruma sağlamak ve uzun vadeli iyileşme süreçlerini desteklemek olup, aynı zamanda şiddetin önlenmesi ve toplumsal farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalar da yürütülüyor. Yerel Demokrasi Vakfı Genel Direktörü Jasmina Mujezinović'in de belirttiği gibi, Barselona'nın desteği olmasaydı, Bosna-Hersek'te bu denli öncü bir merkezin hayata geçirilmesi mümkün olmayacaktı.
Casa Segura: Kapsamlı Destek ve Önleyici Yaklaşım
Saraybosna'daki Casa Segura, mağdurların ihtiyaçlarına çok yönlü bir yaklaşımla cevap veriyor. Merkezde sunulan psikososyal destek, şiddetin travmatik etkileriyle başa çıkmalarına yardımcı olurken, hukuki yardım ise adalet arayışlarında onlara yol gösteriyor. Tıbbi destek, fiziksel sağlık sorunlarının giderilmesinin yanı sıra, uzun vadeli sağlık takibini de içeriyor. Bu entegre hizmet modeli, mağdurların hem fiziksel hem de zihinsel olarak güçlenmelerini, kendilerini güvende hissetmelerini ve geleceğe dair umutlarını yeniden inşa etmelerini sağlıyor. Ayrıca, merkezin önleme ve farkındalık boyutları, toplumu cinsiyet temelli şiddet konusunda eğitmeyi ve bu tür olayların önüne geçmeyi hedefliyor.
Merkezin finansal sürdürülebilirliği, Maria Eugènia Gay'in Barselona üzerinden Avrupa Birliği (AB) fonlarına erişim arayışıyla gündeme geldi. Bosna-Hersek henüz AB üyesi olmadığı için, doğrudan AB fonlarından yararlanma imkanı kısıtlı. Barselona'nın bu arabuluculuk rolü, uluslararası dayanışmanın ve iş birliğinin ne denli önemli olduğunu gösteriyor. Bu tür fonlar, Casa Segura gibi merkezlerin kapasitesini artırarak daha fazla mağdura ulaşmasını sağlayabilir ve Bosna-Hersek'in AB entegrasyon sürecinde sosyal politikalar alanında ilerlemesine katkıda bulunabilir. AB'nin Batı Balkanlar'daki istikrar ve kalkınma hedefleri göz önüne alındığında, bu tür projelerin desteklenmesi stratejik bir önem taşıyor.
Barselona'nın Dayanışma Mirası: Bosna'dan Filistin'e
Casa Segura projesi, Barselona'nın Saraybosna ile olan özel bağının ve eski Belediye Başkanı Pasqual Maragall'ın vizyonunun bir devamıdır. Maragall'ın "Sarajevo, districte 11" girişimi, 1990'lardaki Balkan Savaşları sonrası Saraybosna'nın yeniden inşasına Barselona'dan sağlanan fonlarla başlamıştı. Bu proje, sadece kentsel altyapının onarımını değil, aynı zamanda iki şehir arasında derin bir insani ve kültürel köprü kurmayı hedefliyordu. "Maragallada" olarak bilinen bu dayanışma hareketi, Barselona'nın uluslararası alanda insani yardım ve barışa yaptığı katkıların sembolü haline geldi. Bugün Casa Segura, bu mirasın sosyal boyutta nasıl sürdürüldüğünün en somut örneklerinden biridir.
Bosna-Hersek'teki savaşın kadınlar ve kız çocukları üzerindeki yıkıcı etkileri, cinsiyet temelli şiddet ve cinsel istismar vakalarını artırmış, toplumsal travmaları derinleştirmiştir. Casa Segura gibi merkezler, bu travmaların iyileşmesinde ve mağdurların yeniden hayata tutunmasında kritik bir rol oynamaktadır. Merkezin direktörü Jasmina Mujezinović'in, kadın hakları ve cinsiyet temelli şiddetle mücadele alanındaki çalışmaları, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) tarafından takdir edilerek Balkanlar ve Türkiye'den öne çıkan aktivistlerin yer aldığı interaktif bir haritada gösterilmiştir. Bu durum, Türkiye'nin de bölgedeki benzer sorunlara karşı gösterdiği çabalarla ortak bir zeminde buluştuğunu ve bölgesel iş birliğinin önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, Mujezinović'in Boşnak olmasına rağmen Katalanca bilmesi ve konuşması, Barselona'nın bölgede bıraktığı kültürel mirasın ne denli kalıcı olduğunu göstermektedir.
Barselona Belediye Başkanı Jaume Collboni'nin Saraybosna ziyareti, bu dayanışma bağlarının güncel bir teyidi niteliğindeydi. Collboni, Polonya ve Ukrayna'yı da kapsayan bir seyahatin ilk durağı olarak Saraybosna'yı seçerek, Barselona'nın uluslararası çatışma bölgelerindeki insani krizlere olan duyarlılığını ortaya koydu. Ziyaret sırasında Saraybosna Belediye Başkanı ile görüşen Collboni, "District 11, Cities of Palestine" (11. Bölge, Filistin Şehirleri) girişiminin bir sonraki toplantısına Saraybosna'nın ev sahipliği yapacağını duyurdu. Bu yeni girişim, Maragall'ın vizyonundan ilham alarak Filistinlilere İsrail ile yaşanan çatışmanın yaralarını sarmaları için yardım etmeyi amaçlıyor. Bu, Barselona'nın uluslararası dayanışma modelini farklı coğrafyalara taşıdığının ve savaş mağdurlarına destek olma misyonunu sürdürdüğünün açık bir göstergesidir.
Casa Segura, Saraybosna'da kadına yönelik şiddetle mücadelede bir fener görevi görerek, uluslararası iş birliğinin ve dayanışmanın somut bir örneğini teşkil etmektedir. Barselona'nın bu projeye verdiği sürekli destek, sadece Bosna-Hersek'teki mağdurlara değil, aynı zamanda dünya genelindeki çatışma ve kriz bölgelerindeki kadın ve kız çocuklarına da bir umut mesajı vermektedir. Bu tür merkezler, savaşın ve şiddetin yarattığı derin izlerin silinmesinde, toplumsal adaletin sağlanmasında ve daha güvenli bir gelecek inşa edilmesinde vazgeçilmez bir role sahiptir. Barselona'nın "Sarajevo, districte 11" ile başlayan ve "District 11, Cities of Palestine" ile devam eden bu insani misyonu, uluslararası toplum için ilham verici bir model olmaya devam edecektir.



