Barselona'da, 1 Ekim 2017'deki Katalonya bağımsızlık referandumu sırasında polisin müdahalesi sonucu bir gözünü kaybeden aktivist Roger Español'un davasının son duruşması görüldü. Español, Barselona Bölge Mahkemesi (Audiència de Barcelona) önünde yaptığı açıklamada, kendisine saldıran polislerin suçlu olduğuna dair tüm bilirkişi kanıtlarına sahip olduklarını belirtti. Katalan başkentinin Passeig de Lluís Companys bulvarında medyaya konuşan Español, "1-O" olarak bilinen referandum günü göstericilere yönelik "polis şiddeti" konusunda haklı olduklarını gösteren tüm delillerin mevcut olduğunu vurguladı. Ayrıca, bu yargı sürecinin "kauçuk mermerlere son verme" mücadelesinin bir parçası olduğuna inandığını ifade etti.
Davanın sona ermesi, referandumun dokuzuncu yıl dönümüne denk geldi. Bu önemli gün vesilesiyle, onlarca bağımsızlık yanlısı, Español'a destek vermek ve 1-O olaylarını anmak amacıyla mahkeme önünde toplandı. Ellerinde, referandum günü yaşanan 1.066 yaralanmayı ve polisin oy verenlere ve göstericilere saldırdığı okulları hatırlatan pankartlar taşıyorlardı. Bu durum, Katalonya'daki bağımsızlık hareketinin hafızasında 1-O'nun ne denli derin bir iz bıraktığını ve yaşanan şiddetin hâlâ toplumsal bir yara olduğunu gözler önüne serdi.
Roger Español'un davası, sadece kişisel bir adalet arayışı olmanın ötesinde, Katalonya'nın yakın siyasi tarihinde derin izler bırakan 1 Ekim 2017 referandumunun bir sembolü haline geldi. O gün, İspanyol hükümetinin yasa dışı ilan ettiği referandumu engellemek için İspanyol Ulusal Polisi ve Guardia Civil (Jandarma) güçleri, oy kullanmaya çalışan vatandaşlara karşı orantısız güç kullanmakla suçlanmıştı. Bu müdahaleler sırasında çıkan olaylarda binlerce kişi yaralanmış, Roger Español ise bir gözünü kaybetmişti. Español'un davası, bu olayların sorumlularının hesap vermesi ve benzer şiddet eylemlerinin önlenmesi adına yürütülen daha geniş bir mücadelenin parçası olarak görülüyor.
Español: "Hafızayı Tazelemek" ve Polis Dokunulmazlığına Son Vermek
Mahkeme kapısında konuşan Español, davanın sadece polislerin mahkumiyetini değil, aynı zamanda "polis dokunulmazlığına karşı mücadeleyi sürdürmeyi, özellikle de bağımsızlık yanlısı hareketlerin dahil olduğu durumlarda" hedeflediğini belirtti. 1-O'nun yıl dönümünden faydalanarak, bağımsızlık yanlısı hareketin o gün izlediği "yolu" ve "Devletin tepkisini hatırlama" çağrısında bulundu. Bu çağrı, Katalan bağımsızlık hareketinin, geçmişte yaşananları unutmama ve adalet arayışını sürdürme kararlılığını yansıtıyor. Español'un bu vurgusu, kolektif hafızanın siyasi mücadeledeki önemini de ortaya koyuyor.
Irídia insan hakları örgütünün avukatı Anaïs Franquesa, duruşmada bir polis memurunun Roger Español'a üç kez ateş ettiğinin ve kullandığı silahların "potansiyel olarak ölümcül" olduğunu bildiğinin "kanıtlandığını" söyledi. Franquesa'ya göre, polis memuru Español'a "daha önceki davranışlarından dolayı onu cezalandırmak amacıyla" ateş etmiş ve sanıkların "tamamen yaralama niyetiyle yönetmeliklere aykırı davrandıkları" kanıtlanmıştır. Bu ifadeler, polisin müdahalesinin sadece referandumu engelleme amacı taşımadığını, aynı zamanda cezalandırıcı bir niyetle hareket edildiğini iddia ediyor. Irídia, İspanya'da polis şiddeti mağdurlarına hukuki destek sağlayan önemli bir kuruluştur ve bu tür davalarda aktif rol oynamaktadır.
Stop Bales de Goma (Kauçuk Mermerleri Durdurun) aktivisti Carles Guillot, İspanya'da yaklaşık yirmi kişinin kauçuk mermi isabeti sonucu hayatını kaybettiğini ve kırk kadar kişinin de sakat kaldığını, ancak bugüne kadar hiçbir polis memurunun mahkum edilmediğini belirtti. Bu istatistikler, kauçuk mermilerin kullanımının potansiyel tehlikesini ve bu tür vakalarda adalet mekanizmalarının yetersizliğini gözler önüne seriyor. Türkiye'de de benzer şekilde, toplumsal olaylarda kullanılan orantısız güç ve bu güç kullanımı sonucu yaşanan yaralanmalar veya ölümler sıkça tartışma konusu olmaktadır. Kauçuk mermiler, uluslararası alanda birçok insan hakları örgütü tarafından tehlikeli bulunmakta ve kullanımlarının kısıtlanması veya yasaklanması talep edilmektedir.
Sivil Toplum Kuruluşları Sanıkların Suçluluğunu Bekliyor
Òmnium Cultural (Katalan Kültür Mirası Örgütü) Başkanı Xavier Antich, İspanyol polis güçlerinin "şiddet ve baskısının" "demokratik bir devlete yakışmadığını" belirterek, örgütün suçlanan memurların mahkumiyetini beklediğini ifade etti. Benzer şekilde, ANC (Katalan Ulusal Meclisi) Başkanı Josep Vila da, 1-O olaylarındaki polis şiddetinin kabul edilemez olduğunu ve adalet arayışının devam edeceğini vurguladı. Bu sivil toplum kuruluşları, Katalan bağımsızlık hareketinin önde gelen temsilcileri arasında yer alıyor ve referandum sürecinde yaşanan olayların aydınlatılması ve sorumluların cezalandırılması için aktif olarak mücadele ediyorlar. Bu davalar, İspanya'da yargı bağımsızlığı ve polis hesap verebilirliği konularında da önemli bir test niteliği taşıyor.
Roger Español davası, İspanya'nın yakın tarihindeki en tartışmalı olaylardan biri olan 1-O referandumunun hukuki ve toplumsal yankılarının devam ettiğini gösteriyor. Bu dava, sadece Español'un kişisel mağduriyetini değil, aynı zamanda o gün yaşanan kitlesel şiddetin ve bununla ilişkili polis dokunulmazlığı iddialarının da sembolü haline gelmiştir. Mahkemenin vereceği karar, İspanya'da polis şiddetiyle ilgili davalar ve insan hakları ihlallerinin yargılanması konusunda bir emsal teşkil edebilir. Ayrıca, Katalonya'daki bağımsızlık hareketinin geleceği ve İspanyol devletiyle olan ilişkilerinde bu tür olayların nasıl bir rol oynayacağı da yakından takip edilmeye devam edecektir.


