Barselona'da 1 Ekim 2017 tarihinde düzenlenen Katalonya bağımsızlık referandumu sırasında Ulusal Polis'in kullandığı kauçuk mermi nedeniyle bir gözünü kaybeden bağımsızlık yanlısı aktivist Roger Español için geniş çaplı bir destek kampanyası başlatıldı. Yüzden fazla sivil toplum kuruluşu, insan hakları derneği ve elliden fazla kültür ve iletişim alanından tanınmış isim, Español'u destekleyen bir manifestoya imza attı. Bu kampanya, sadece Español'un kişisel adalet arayışını değil, aynı zamanda İspanya genelinde "daha az ölümcül" olarak adlandırılan tüm polis silahlarının yasaklanmasını ve o gün polis müdahaleleri sonucu yaralanan tüm bağımsızlık yanlısı seçmenlere yönelik "baskının" kınanmasını hedefliyor.
Roger Español'un davası, 1 Ekim olayları sırasında yaşanan polis şiddetinin yargıya taşınan nadir örneklerinden biri olması nedeniyle büyük bir sembolik öneme sahip. Aktivist, kendi davasının bir emsal teşkil etmesini ve benzer olayların bir daha yaşanmaması için yasal düzenlemelerin yapılmasını istiyor. Destekçileri, bu davanın İspanyol devletinin temel hakların kullanımına yönelik uyguladığı baskıyı ve özellikle 2017'deki referandum sırasında "daha az ölümcül" silahların kötüye kullanımını bir kez daha gözler önüne sereceğini belirtiyor.
1 Ekim Olayları ve Roger Español Davasının Arka Planı
1 Ekim 2017'de Katalonya'da yapılan bağımsızlık referandumu, İspanyol hükümeti tarafından yasa dışı ilan edilmişti. Referandumun engellenmesi amacıyla bölgeye on binden fazla İspanyol Ulusal Polisi ve Guardia Civil (Jandarma) mensubu sevk edildi. Bu müdahale sırasında, oy kullanmaya çalışan sivillere karşı orantısız güç kullanıldığına dair yaygın iddialar ortaya atıldı. Resmi raporlara göre, o gün 1.066 kişi polis şiddeti sonucu yaralandı. Roger Español da bu müdahaleler sırasında bir kauçuk merminin isabet etmesiyle ciddi şekilde yaralanan ve bir gözünü kaybeden mağdurlardan biri oldu.
Español'un davası, olaydan neredeyse dokuz yıl sonra, 16, 17, 30 Eylül ve 1 Ekim 2026 tarihlerinde Barselona Adliyesi'nde görülecek. Yargılamada, kauçuk merminin kasıtlı olarak ateşlenip ateşlenmediği ve bu eylemin işkence olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği belirlenecek. Irídia, Òmnium Cultural ve ANC gibi insan hakları örgütleri, bu yargılamanın 1 Ekim'de yaşanan polis şiddetine karşı hakikat, adalet, tazminat ve benzer olayların tekrarlanmayacağının garantisi için kritik olduğunu vurguluyor. Bu davanın, o gün yaşanan polis baskısından kaynaklanan ve yargıya taşınan tek dava olması, sorumluların hesap vermesi konusundaki eksiklikleri de gözler önüne seriyor; zira diğer birçok dava ya rafa kaldırıldı ya da yakın zamanda çıkan af yasası kapsamında değerlendirildi.
Hukuki Süreç ve Adalet Arayışı
Irídia direktörü Anaïs Franquesa'ya göre, Roger Español davası, polis şiddetinin cezasız kalmasına karşı verilen mücadelenin ne kadar zorlu olduğunu gösteren bir "engelli koşu" niteliğinde. Özellikle siyasi ve sembolik önemi bu denli büyük olan bir davada zorlukların katlandığını belirtiyor. Mahkeme, Roger Español'u yaralayan Ulusal Polis memurları için af talebini reddetmişti. Bu durum, Katalan bağımsızlık yanlılarına yönelik çıkarılan genel af yasasının, polis memurlarının işlediği suçları kapsamadığını veya bu özel vakada farklı yorumlandığını gösteriyor. Español, davanın sadece kendisi için değil, adalete erişemeyen binlerce mağdur için de bir temsil niteliği taşıdığını ifade ediyor. 10.000'den fazla polisin görev aldığı ve 1.000'den fazla kişinin yaralandığı bir operasyonda sadece dört polisin yargılanacak olması, adaletin tam anlamıyla tecelli etmediği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Aktivist ayrıca, İspanyol hükümetini "ley mordaza" (susturma yasası) olarak bilinen Vatandaş Güvenliği Yasası'nı yürürlükten kaldırmadığı için eleştiriyor. Bu yasa, protesto hakkını kısıtladığı ve polise geniş yetkiler verdiği gerekçesiyle insan hakları örgütleri tarafından uzun süredir eleştiriliyor. Español'un davası, bu yasanın neden olduğu mağduriyetlerin ve polis gücünün kötüye kullanımının somut bir örneği olarak görülüyor. Dava sürecinin dokuz yıl gibi uzun bir süreye yayılması, adalet sisteminin yavaşlığına ve mağdurlar üzerindeki psikolojik yüküne de işaret ediyor.
Uluslararası Bağlam ve Gelecek Etkileri
Roger Español'un davası ve kauçuk mermilerin kullanımı konusundaki tartışma, İspanya sınırlarını aşan uluslararası bir yankıya sahip. Kauçuk mermiler, "daha az ölümcül" olarak sınıflandırılsa da, dünya genelinde protestolarda ciddi yaralanmalara ve ölümlere yol açtığı biliniyor. Türkiye dahil birçok ülkede de benzer silahların kullanımı, insan hakları örgütleri ve sivil toplum tarafından eleştirilmekte, yasaklanması talep edilmektedir. Barselona'daki bu dava, polis şiddeti ve "daha az ölümcül" silahların kullanımına ilişkin küresel tartışmalara önemli bir katkı sunuyor.
Bu davanın sonucu, İspanya'da polis gücünün kullanımı ve hesap verebilirlik standartları için bir emsal teşkil edebilir. Roger Español'un ve destekçilerinin amacı, sadece bireysel bir mağduriyetin giderilmesi değil, aynı zamanda benzer olayların tekrarlanmasını önleyecek yasal ve idari reformların yapılmasıdır. Bir mahkumiyet kararı, polis teşkilatları içinde daha fazla şeffaflık ve sorumluluk talep eden bir dalga yaratabilir ve İspanya'nın demokratik haklar ve özgürlükler konusundaki imajını etkileyebilir. Bu dava, adaletin gecikmesinin adaletsizlik olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatırken, sivil toplumun ve insan hakları savunucularının kararlı mücadelesinin önemini de ortaya koymaktadır.


