🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Puigdemont'un Barselona Dönüşü: Mossos'tan "Düşünülemez" Hata İtirafı

14 Nisan 2026, Salı
4 dk okuma
Puigdemont'un Barselona Dönüşü: Mossos'tan "Düşünülemez" Hata İtirafı

Katalonya (Catalunya) Özerk Bölgesi'nin eski polis gücü Mossos d'Esquadra'nın komiseri ve eski şefi Eduard Sallent, İspanyol kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir açıklamada bulundu. Sallent, eski Generalitat (Katalonya Özerk Hükümeti) Başkanı ve Junts (Katalonya İçin Birlik) lideri Carles Puigdemont'un, mevcut başkan Salvador Illa'nın göreve başlama töreni için Barselona'ya dönmesi halinde Parlament'a (Katalan Parlamentosu) gitmemesinin "düşünülemez" olduğunu belirtti. Bu açıklama, Katalan polisinin Puigdemont'u İspanyol topraklarına ayak bastığında tutuklama operasyonunun neden başarısız olduğuna dair önemli ipuçları sunuyor.

Geçtiğimiz Salı günü Catalunya Ràdio'ya verdiği röportajda Sallent, polisin, Puigdemont'un milletvekili koltuğunu almak üzere Parlament'a gitmeyeceği ihtimalini hiç düşünmediğini ifade etti. Bu durum, Puigdemont'un beklenen dönüşü öncesinde hazırlanan güvenlik ve tutuklama planlarındaki temel bir varsayımı ve dolayısıyla operasyonun zafiyetini ortaya koyuyor. Sallent, operasyon sırasında "istenen, kışkırtılan ve üzerinde çalışılan bir kafa karışıklığı" yaşandığını ve Puigdemont'un tutuklanmadan kaçmasında bir miktar şans faktörünün de etkili olduğunu sözlerine ekledi. Ayrıca, Puigdemont'un ekibiyle tutuklanması konusunda herhangi bir anlaşma yapıldığı iddialarını kesin bir dille yalanladı.

Eduard Sallent, Junts liderinin Barselona'daki Arc de Triomf'ta (Zafer Takı) düzenlediği siyasi etkinliğin ardından kendisini Parlament'ta beklediğini açıkladı. Eski bir başkanın tutuklanmasının "azami" kurumsal bir muameleyi hak ettiğini düşündüğünü belirten Sallent, tutuklamayı kendisinin yapmayacağını, bu konunun yargı ile zaten kararlaştırıldığını ifade etti. Sallent, "Tutuklamayı ben yapmayacaktım, çünkü bunun nasıl yapılacağı ve tutuklama prosedüründe ne yapacağımız yargı ile zaten kararlaştırılmıştı, ancak elbette, başka türlü de olamazdı, yerimin orada olması gerektiğine inanıyordum" şeklinde konuştu.

Katalan polisinin Puigdemont'un Barselona Hayvanat Bahçesi'nin (Parlament'ın Ciutadella Parkı'ndaki bitişiğinde) kapılarından birinden girmesi gibi senaryoları değerlendirip değerlendirmediği sorulduğunda, Sallent bu ihtimali doğruladı. Ayrıca, Parlament'ın dış kapılarından birinin halkın gücüyle "şiddetle açılması" olasılığını da göz önünde bulundurduklarını, ki bu durumun siyasetçi olmadan gerçekleştiğini belirtti. Sallent, Arc de Triomf'taki etkinlik sırasında Puigdemont'un tutuklanmasının "kamu düzeni" gerekçesiyle reddedildiğini de sözlerine ekledi. Bu, polisin hem siyasi hassasiyeti hem de olası toplumsal tepkileri dikkate alarak hareket ettiğini gösteriyor.

Puigdemont'un kaçışına karıştığı iddia edilen üç Mossos ajanının rolüne değinen Sallent, onların eylemlerini "sorgulanabilir" olarak nitelendirdi ve mesleki etik açısından temsil ettikleri kuruluşa zarar verdiklerini belirtti. Sallent, "Beni incitti, itiraf ediyorum ve sözlerimde sert olduğumu biliyorum. Ancak Mossos d'Esquadra gibi kurulması bu kadar zor olan bir kurumu zor bir duruma sokmaya katkıda bulunmaları beni incitti" diyerek hayal kırıklığını dile getirdi. Bu durum, Katalan polis gücünün içindeki siyasi bölünmelerin ve sadakat çatışmalarının bir yansıması olarak da okunabilir.

Katalonya Bağımsızlık Hareketi ve Puigdemont'un Siyasi Serüveni

Carles Puigdemont'un Barselona'ya dönüşü ve tutuklanma ihtimali, Katalonya'nın yakın siyasi tarihinin en kritik olaylarından biri olan 2017 bağımsızlık referandumu ve tek taraflı bağımsızlık ilanıyla yakından ilişkilidir. İspanyol Anayasa Mahkemesi tarafından yasa dışı ilan edilen bu referandumun ardından Puigdemont ve bazı kabine üyeleri, İspanyol yargısından kaçarak Belçika'ya sığınmışlardı. Bu durum, İspanya ile Katalonya arasındaki siyasi gerilimi doruk noktasına çıkarmış, Puigdemont hakkında Avrupa çapında tutuklama kararları çıkarılmasına neden olmuştu. Ancak Puigdemont'un Avrupa Parlamentosu milletvekili olması, yasal süreçleri karmaşıklaştırmış ve tutuklama kararlarının uygulanmasını zorlaştırmıştır.

Katalonya'da son dönemde yapılan bölgesel seçimler ve ardından Salvador Illa liderliğindeki PSOE'nin (İspanya Sosyalist İşçi Partisi) yükselişi, siyasi denklemi değiştirmiştir. İspanya'da azınlık hükümeti kuran Pedro Sánchez'in, Katalan bağımsızlık yanlısı partilerin desteğine ihtiyaç duyması, Puigdemont'un ve diğer bağımsızlık liderlerinin affını öngören bir af yasasının çıkarılmasına zemin hazırlamıştır. Bu af yasası, Puigdemont'un İspanya'ya dönmesini ve siyasi faaliyetlerine devam etmesini sağlayacak hukuki zemini oluşturmaktadır. Ancak yasanın yürürlüğe girmesi ve uygulanması süreçleri, hala birçok hukuki ve siyasi belirsizliği barındırmaktadır. Mossos d'Esquadra'nın 2017'deki referandum sırasında hem Katalan hükümetinin hem de İspanyol yargısının emirleri arasında kalması, kurumun hassas konumunu gözler önüne sermişti.

Siyasi ve Hukuki Etkiler

Eduard Sallent'in açıklamaları, Mossos d'Esquadra'nın itibarını ve profesyonelliğini bir kez daha tartışmaya açmıştır. Eski komiserin, kendi teşkilatından üç ajanı sert bir dille eleştirmesi, kurum içindeki siyasi kutuplaşmanın derinliğini göstermektedir. Bu olay, Katalonya'da kolluk kuvvetlerinin siyasi baskılar altında nasıl zorlandığının ve bağımsızlık hareketinin toplumsal dokuyu nasıl etkilediğinin bir başka göstergesi olmuştur. Polis teşkilatının, bir yandan hukukun üstünlüğünü sağlama sorumluluğu taşırken, diğer yandan Katalan halkının ve siyasetçilerinin hassasiyetlerini göz önünde bulundurmak zorunda kalması, karmaşık bir dengeyi gerektirmektedir.

Puigdemont'un Barselona'ya dönüşü, sadece hukuki bir mesele olmanın ötesinde, sembolik ve siyasi açıdan büyük önem taşımaktadır. Af yasasının yürürlüğe girmesiyle birlikte Puigdemont'un yasal olarak İspanya'ya dönebilmesi, Katalonya'daki bağımsızlık hareketine yeni bir ivme kazandırabilir veya tam tersine, gerilimi azaltarak siyasi normalleşmeye katkıda bulunabilir. Ancak Mossos'un bu "düşünülemez" hatası, İspanyol devleti ile Katalonya arasındaki güven ilişkisini zedeleyebilecek potansiyele sahiptir. Bu gelişmeler, İspanya'nın siyasi istikrarı ve Katalonya'nın geleceği açısından kritik bir dönemeçte olduğunun altını çizmektedir. Hukukun üstünlüğü ilkesi ile siyasi pragmatizm arasındaki gerilim, İspanyol siyasetinin önümüzdeki dönemdeki ana gündem maddelerinden biri olmaya devam edecektir.

Etiketler:
#puigdemont#katalonya#mossos#siyaset#barselona
Paylaş: