🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Varlığımız IŞİD'in Savaş İdeolojisine Meydan Okuyor: Suriye'de Kürt Kadınların Direnişi

28 Şubat 2026, Cumartesi
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
Varlığımız IŞİD'in Savaş İdeolojisine Meydan Okuyor: Suriye'de Kürt Kadınların Direnişi

Suriye'nin doğusunda, uzun süredir devam eden gerilimli bir sürecin ardından, 29 Ocak'ta Suriye hükümeti ile ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşma imzalandığı duyuruldu. Bu anlaşma, IŞİD'e karşı savaş bahanesiyle Kürtlerin ülkenin doğusunda ABD desteğiyle sürdürdüğü özerkliğe önemli bir darbe vurdu. Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) komutanı ve Suriye Demokratik Güçleri genel komutanlığı üyesi Rohilat Afrin, müzakere sürecinin gerilim, güvensizlik ve sahadaki yoğun baskı altında geçtiğini belirtti. Afrin, "Varlığımız, savaşın erkeklere özgü ve kutsal olduğunu iddia eden IŞİD ideolojisine meydan okuyor" sözleriyle, kadın savaşçıların direnişinin sembolik önemini vurguladı.

Suriye hükümeti ile SDG arasındaki bu anlaşma, bölgedeki dengeleri kökten değiştirme potansiyeli taşıyor. Anlaşmanın detayları henüz tam olarak açıklanmasa da, Kürtlerin Rojava olarak bilinen özerk yönetim bölgeleri üzerindeki kontrolünün zayıflayacağı ve Şam yönetiminin bu bölgeler üzerindeki egemenliğini yeniden tesis etmeye çalışacağı öngörülüyor. Bu durum, özellikle IŞİD'le mücadelede kilit rol oynayan Kürt güçleri için büyük bir hayal kırıklığı yaratırken, ABD'nin bölgedeki politikalarının ve müttefiklerine verdiği desteğin sorgulanmasına yol açtı. Müzakerelerin arka planında, Suriye rejimi ve müttefiklerinin (Rusya ve İran) siyasi ve askeri baskısının yanı sıra, Türkiye'nin bölgedeki operasyonları da önemli bir faktör olarak gösteriliyor.

Kadın Savaşçıların Direnişi ve İdeolojik Mücadele

Rohilat Afrin'in liderliğini yaptığı Kadın Savunma Birlikleri (YPJ), Suriye iç savaşının en dikkat çekici aktörlerinden biri oldu. YPJ, sadece askeri bir güç olmakla kalmayıp, aynı zamanda radikal İslamcı grupların kadınlara yönelik baskıcı ideolojilerine karşı duran bir direniş sembolü haline geldi. IŞİD'in kadınları köleleştirmeye ve toplumsal yaşamdan soyutlamaya çalıştığı bir dönemde, YPJ saflarında savaşan binlerce kadın, hem kendi özgürlükleri hem de tüm bölge kadınlarının hakları için mücadele etti. Bu mücadele, IŞİD'in "savaş erkeklere özgüdür" şeklindeki ataerkil ve cihatçı ideolojisini doğrudan hedef alarak, uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu.

YPJ'nin ve genel olarak SDG'nin IŞİD'e karşı mücadelesi, özellikle Rakka gibi kritik şehirlerin kurtarılmasında belirleyici oldu. ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun hava desteğiyle, SDG/YPJ güçleri IŞİD'in "halifelik" ilan ettiği toprakların büyük bir kısmını geri almayı başardı. Ancak bu askeri başarıya rağmen, Kürtlerin siyasi statüsü ve özerklik talepleri uluslararası arenada karmaşık bir sorun olarak kaldı. Türkiye, YPG'yi (YPJ'nin erkek kolu) PKK'nın Suriye uzantısı olarak görüyor ve ulusal güvenliğine tehdit olarak kabul ediyor. Bu durum, ABD'nin Kürt güçlerine verdiği desteği dengeleme çabalarını zorlaştırdı ve bölgedeki jeopolitik gerilimleri artırdı.

Suriye'de Kürt Özerkliğinin Tarihsel Bağlamı ve Geleceği

Suriye'deki Kürt özerkliği, 2011'de başlayan iç savaşla birlikte ortaya çıktı. Şam rejiminin kaynaklarını ülkenin diğer bölgelerine kaydırmasıyla, Kürtler Suriye'nin kuzeydoğusundaki bölgelerde kendi yönetimlerini kurmaya başladı. Bu bölgelere "Rojava" (Batı Kürdistan) adı verildi ve demokratik konfederalizm ilkelerine dayalı bir model benimsendi. IŞİD'in yükselişiyle birlikte, Kürt güçleri uluslararası koalisyonun en etkili kara gücü haline geldi ve bu sayede fiili bir özerklik kazandı. Ancak bu özerklik, Suriye rejimi, Türkiye ve diğer bölgesel aktörler tarafından hiçbir zaman tanınmadı.

Suriye hükümeti ile SDG arasındaki son anlaşma, Rojava modelinin geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Anlaşmanın, Kürtlerin siyasi ve askeri kazanımlarını sınırlayarak Şam'ın otoritesini yeniden tesis etme amacı taşıdığı açık. Bu durum, Kürtlerin uzun süredir savunduğu özerklik hayallerini suya düşürebilir ve bölgede yeni bir istikrarsızlık döngüsüne yol açabilir. Uzmanlar, bu anlaşmanın ABD'nin bölgedeki etkisinin azaldığının ve Suriye rejiminin Rusya ve İran desteğiyle güçlendiğinin bir göstergesi olduğunu belirtiyor. Türkiye ise, sınır güvenliği endişeleri nedeniyle Kürt güçlerinin siyasi kazanımlarını her zaman yakından takip etmiş ve bu tür bir anlaşmanın kendi ulusal çıkarları üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirecektir.

Sonuç olarak, Suriye'deki Kürt kadın savaşçıların IŞİD'e karşı verdiği mücadele, sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda ideolojik bir meydan okumaydı. Rohilat Afrin'in sözleri, bu mücadelenin derin anlamını özetliyor. Ancak siyasi ve diplomatik arenadaki gelişmeler, sahadaki askeri başarıları gölgede bırakabiliyor. Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşma, Kürtlerin özerklik arayışına büyük bir darbe vururken, bölgenin geleceği üzerindeki belirsizlikleri artırıyor. Bu durum, Suriye'nin karmaşık jeopolitik yapısında, farklı aktörlerin çıkarları arasında sıkışıp kalan sivil halk ve savaşçıların fedakarlıklarının siyasi pazarlık masalarında nasıl şekillendiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bölgedeki barış ve istikrarın sağlanması için Kürt halkının meşru haklarının tanınması ve kapsayıcı bir siyasi çözümün bulunması hayati önem taşıyor.

Etiketler:
#suriye#krtler#iid#ypj#abd
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat