🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Yaşam

Körlüğe Umut Işığı: Barselona'dan Gelen Işıkla Aktifleşen İlaç Devrimi

15 Temmuz 2026, Çarşamba
4 dk okuma
Kaynak: Betevé
Körlüğe Umut Işığı: Barselona'dan Gelen Işıkla Aktifleşen İlaç Devrimi

Barselona merkezli İspanya Biyomühendislik Enstitüsü (IBEC) bilim insanları, dünya genelinde yaklaşık 200 milyon insanı etkileyen körlükle mücadelede çığır açabilecek bir araştırma projesine imza attı. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (DMAE) ve retinitis pigmentoza (RP) gibi retina hastalıkları nedeniyle hasar gören fotoreseptör hücrelerin işlevini taklit eden "prosthe6" adı verilen moleküler bileşikler geliştiren ekip, bu sayede kör fareler ve zebra balıklarında görme yeteneğini geri kazandırmayı başardı. Işıkla aktive olan bu yenilikçi ilaç, hastalar için çok daha az invaziv ve sağlık sistemleri için daha ekonomik bir seçenek sunarak, önümüzdeki dört yıl içinde insanlarda klinik denemelerine başlanması beklenen büyük bir ilerleme vadediyor.

IBEC liderliğindeki bu proje, fotofarmakoloji prensiplerine dayanıyor; yani ışıkla aktifleşen ilaçlar kullanarak tedavi sağlıyor. Retina dejenerasyonu nedeniyle görme yeteneğini kaybetmiş fareler üzerinde yapılan deneyler, bileşiğin uygulanmasının ardından hayvanların ışığı algılama kapasitelerini geri kazandığını açıkça gösterdi. Araştırmanın ortak yazarlarından ve IBEC'teki Drug4sight projesinin doktora sonrası araştırmacısı biyoteknolog Rosalba Sortino, "Sağlıklı fareler karanlıkta kalmayı tercih ederken, kör fareler ışığı algılayamadıkları için ışıklı veya ışıksız bir yerde olmaları fark etmiyordu. Bileşiği uyguladığımızda, fareler ışığı algılama yeteneğini yeniden kazandı ve tekrar karanlık odada daha uzun süre kalmaya başladılar, böylece normal davranışlarına geri döndüler. Bu, önemli bir görsel fonksiyonun geri kazanılması anlamına geliyor" şeklinde açıklamalarda bulundu. Benzer şekilde, kör zebra balığı larvalarında da görsel keskinlik yeniden sağlanmış, bu larvalar hareketli şerit desenlerini algılayıp takip edebilecek hale gelmiştir.

Retina Dejenerasyonunda ON Bipolar Hücrelerin Rolü ve Tedavinin Mekanizması

Bu projenin en dikkat çekici yanlarından biri, sadece farelerde ve balıklarda görme yeteneğini geri kazandırmakla kalmayıp, bunu basit bir göz damlası uygulamasıyla gerçekleştirmesidir. Hastalar için dostane, çok daha az invaziv ve sağlık sistemleri için daha ekonomik olan bu damla tedavisi, gelecekteki uygulamalar için büyük bir avantaj sağlamaktadır. Geliştirilen moleküler bileşikler, retinanın dejenerasyonuna neden olan hastalığın türünden bağımsız olarak her türlü retina hastalığına uygulanabilir niteliktedir. Bu bileşikler, normalde ışık algılamadan sorumlu fotoreseptör hücrelerden sinyal alan retinanın belirli bir hücre tipi olan ON bipolar hücreleri üzerinde etki gösterir.

Sortino'nun açıklamalarına göre, anahtar nokta görme yeteneğini geri kazanmak için doğru yerde hareket etmektir: "Retina dejenere olduğunda, retinal sistemin büyük bir kısmı sağlam ve işlevsel kalır, ancak kaybedilen fotoreseptörlerden ışık bilgisi almadığı için sessiz kalır. Bileşiklerimizle ON bipolar hücreler üzerinde etki ederek, devrenin başlangıcında hareket ettiğimiz için tüm retinanın sinyal akışını, yani görme akışını yeniden sağlamayı başarıyoruz." Bu mekanizma, hasarlı fotoreseptörlerin yerine geçmek yerine, retinanın sağlam kalan ancak işlevsizleşen kısımlarını yeniden aktive ederek görme yeteneğini restore etmeyi hedeflemektedir. Bu yaklaşım, birçok farklı retina hastalığı için evrensel bir çözüm sunma potansiyeli taşımaktadır.

Küresel Körlük Yükü ve İspanya'nın Bilimsel Katkısı

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, dünya genelinde 2,2 milyardan fazla insan görme bozukluğu yaşıyor ve bunların en az 1 milyarı önlenebilir veya henüz ele alınmamış bir görme bozukluğuna sahip. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (DMAE) ve retinitis pigmentoza (RP), bu körlük vakalarının önde gelen nedenleri arasında yer alıyor. DMAE, merkezi görmeyi etkileyerek okuma ve yüz tanıma gibi günlük aktiviteleri zorlaştırırken, RP genetik bir hastalık olup çevresel ve gece görüşünün ilerleyici kaybına yol açar. Mevcut tedaviler, özellikle DMAE'nin ıslak formu için göz içi enjeksiyonları (Anti-VEGF ilaçları) gibi invaziv ve maliyetli yöntemleri içerirken, RP için gen terapileri (örneğin, belirli bir gen mutasyonunu hedefleyen Luxturna) oldukça pahalı ve sınırlı hasta popülasyonuna hitap etmektedir. Retinal implantlar ise kısıtlı bir görme sunmaktadır. Bu bağlamda, IBEC'in geliştirdiği ışıkla aktifleşen göz damlası, hem invaziv olmaması hem de geniş bir yelpazede retina dejenerasyonuna çözüm sunması açısından mevcut tedavilere kıyasla devrim niteliğinde bir potansiyele sahiptir.

Barselona, İspanya'nın bilim ve teknoloji alanında önemli bir merkezidir ve IBEC (Katalonya Biyomühendislik Enstitüsü) biyomühendislik ve nanomedisin alanında Avrupa'nın önde gelen araştırma kurumlarından biridir. İspanya, son yıllarda biyomedikal araştırmalara yaptığı yatırımlarla dikkat çekmekte ve uluslararası işbirlikleriyle önemli bilimsel başarılara imza atmaktadır. Bu proje de, Universidad de Alcalá (UAH), Institut de Química Avançada de Catalunya (IQAC-CSIC), Universitat de Barcelona (UB) ve Institut Ramón y Cajal de Recerca en Salut (IRYCIS) gibi prestijli kurumlarla yapılan işbirliğinin bir ürünüdür. Türkiye'de de DMAE ve RP gibi retina hastalıkları önemli bir halk sağlığı sorunu olup, bu tür uluslararası bilimsel gelişmeler Türk hastalar için de büyük bir umut kaynağı oluşturmaktadır. Bilimsel ilerlemeler sınır tanımaksızın tüm insanlığa fayda sağlamakta ve bu alandaki araştırmaların desteklenmesi küresel sağlık için hayati önem taşımaktadır.

Geleceğe Yönelik Umutlar ve Araştırmanın Önemi

Son 12 yıldır IBEC liderliğinde yürütülen bu kapsamlı araştırma, insanlarda klinik denemelerin dört yıl içinde başlayabileceği yönündeki beklentilerle somut bir umut ışığı sunuyor. Bu tedavi, dünya genelinde görme engelli milyonlarca insanın yaşam kalitesini kökten değiştirme potansiyeline sahip. Daha az invaziv ve daha ekonomik bir tedavi yöntemi olarak, sağlık sistemleri üzerindeki yükü hafifletirken, hastalara daha erişilebilir ve konforlu bir çözüm sunabilir. Bu tür uzun soluklu ve çığır açıcı projelerin başarısı, bilimsel araştırmalara yapılan sürekli yatırımın ve uluslararası işbirliğinin ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Gelecekte, bu yenilikçi fotofarmakolojik yaklaşımın, sadece körlüğü tedavi etmekle kalmayıp, diğer nörodejeneratif hastalıklar için de yeni tedavi yollarının önünü açması beklenmektedir.

Etiketler:
#barselona#krlk#tedavi#bilim#retina
Paylaş:
Kaynak: Betevé