İspanya'nın kuzeydoğusundaki özerk bölge Catalunya (Katalonya), önümüzdeki günlerde beklenen aşırı sıcaklıklar nedeniyle orman yangınları konusunda alarm durumuna geçti. Yaz mevsiminin başlangıcı ve yangın sezonunun resmen açılmasıyla birlikte, Katalonya Özerk Yönetimi (Generalitat), vatandaşları olası şiddetli yangınları önlemek amacıyla azami dikkat ve tedbirli olmaya çağırdı. Generalitat sözcüsü Sílvia Paneque, Salı günü yaptığı açıklamada, özellikle önümüzdeki hafta kutlanacak olan ve binlerce evde havai fişek atma geleneğinin olduğu Revetlla de Sant Joan (Aziz Yuhanna Gecesi) öncesinde halkın son derece tedbirli olması gerektiğini vurguladı.
Meteocat (Katalonya Meteoroloji Servisi) tarafından yapılan hava durumu tahminlerine göre, 24 Haziran Salı gününe kadar termometreler 40°C'ye kadar yükselebilir. Bu durum, yılın ilk sıcak hava dalgasının Katalonya'yı etkisi altına alarak yangın riskini ciddi şekilde artırabileceği anlamına geliyor. Paneque, beklenen maksimum sıcaklıkların, yılın bu dönemi için normal ortalamanın 5 ila 10 derece üzerinde seyredeceğini belirtti. Bu anormal sıcaklık artışı, bölgedeki kuru bitki örtüsüyle birleştiğinde, yangınların hızla yayılması için elverişli bir ortam yaratıyor.
Basın toplantısında, Katalonya'nın aylarca süren şiddetli fırtınaların ardından orman yangınları kampanyasına nasıl hazırlandığı sorusuna yanıt veren Paneque, aylardır "kampanyayı mümkün olduğunca sınırlı tutmak için" çalıştıklarını ifade etti. Bu kapsamda, özellikle "franjas de autoprotección" (kendini koruma şeritleri) olarak bilinen yangın kesimlerinin oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapıldığını hatırlattı. Bu şeritlerin, "altıncı nesil yangınları" mümkün olduğunca sınırlayabileceğini belirtti. "Altıncı nesil yangınlar", iklim değişikliğinin etkisiyle ortaya çıkan, çok geniş alanları etkileyen ve kontrol edilmesi son derece güç olan mega-yangınları ifade ediyor.
Paneque, mevcut söndürme kaynaklarının bu tür aşırı yangın fenomenlerini durdurmakta yetersiz kaldığını, bu nedenle yangın kesimleri ve belirlenen çevrelerin, önleme çalışmalarıyla birlikte en etkili araçlar olduğunu vurguladı. Ancak, tüm yangın kesimlerinin bu yıl tamamlanamayacağını da sözlerine ekledi. Katalonya'yı vuran ilk iki yangının hızlıca söndürülebildiğini, ancak bunun "sezonun ne anlama gelebileceğine dair ilk uyarı" olduğunu ifade etti. Bu yangınlarda herhangi bir can kaybı yaşanmamıştı.
Daha önce İçişleri ve Kamu Güvenliği Bakanı Núria Parlon ise, bu yaz klasik bir yangın sezonu beklendiğini ve bunun "çok iş çıkaracağını" belirtmişti. Parlon, sadece orman yangınlarının değil, aynı zamanda tarımsal faaliyetlerle bağlantılı yangınların da meydana gelebileceğine dikkat çekti. Bahar aylarında yağan yağmurların yeni bitki örtüsü oluşumuna yol açtığını, ancak aynı zamanda ormanlarda "çok miktarda fosil materyal" biriktiğini, bu durumun da yangın riskini artırdığını Catalunya Ràdio'ya verdiği röportajda dile getirdi.
Akdeniz Havzasında Yangınların Artan Tehdidi ve Tarihsel Bağlam
Katalonya'da yaşanan bu endişe verici durum, Akdeniz iklimine sahip bölgelerin ortak kaderini yansıtıyor. İspanya, Portekiz, Yunanistan, İtalya ve Türkiye gibi ülkeler, yaz aylarında yüksek sıcaklıklar, kuraklık ve kuvvetli rüzgarların birleşimiyle her yıl ciddi orman yangınlarıyla mücadele ediyor. Geçtiğimiz yıllarda, özellikle 2022 yazında İspanya, tarihinin en yıkıcı orman yangınlarından bazılarını yaşadı; binlerce hektarlık ormanlık alan kül oldu ve yüzlerce insan tahliye edilmek zorunda kaldı. İklim değişikliğinin etkisiyle bu yangınların sıklığı ve şiddeti artarken, "altıncı nesil yangınlar" olarak adlandırılan, kendi mikro iklimlerini yaratan ve kontrol edilmesi imkansız hale gelen mega-yangınlar daha sık görülmeye başlandı. Bu durum, sadece yerel yönetimlerin değil, ulusal ve uluslararası işbirliğinin de önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye de benzer Akdeniz iklimine sahip bir ülke olarak orman yangınları konusunda acı tecrübeler yaşadı. Özellikle 2021 ve 2023 yazlarında Ege ve Akdeniz bölgelerinde çıkan büyük yangınlar, hem ekolojik hem de ekonomik açıdan büyük tahribat yaratmıştı. Bu deneyimler, orman yangınlarıyla mücadelede erken uyarı sistemlerinin, yangın şeritlerinin, gönüllülerin ve teknolojik imkanların entegre bir şekilde kullanılmasının hayati önem taşıdığını göstermiştir. Katalonya'nın "franjas de autoprotección" oluşturma çabaları, Türkiye'nin de yangınlara karşı direncini artırmak için uyguladığı ve geliştirdiği stratejilere benzerlik göstermektedir. Her iki ülke de, yangınlara karşı proaktif önlemler alarak ve halkı bilinçlendirerek felaketlerin önüne geçmeye çalışmaktadır.
Önleme ve Halkın Rolü: Geleceğe Yönelik Çözümler
Katalonya'da yetkililerin yaptığı uyarılar ve alınan önlemler, orman yangınlarıyla mücadelede önlemenin ve halkın katılımının ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle Revetlla de Sant Joan gibi geleneksel kutlamalarda havai fişek ve şenlik ateşi kullanımının yangın riskini katlaması, kültürel alışkanlıkların bile iklim değişikliği ve artan riskler karşısında gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Uzmanlar, vatandaşların ormanlık alanlarda sigara izmariti, cam şişe gibi yangına neden olabilecek maddeleri atmaktan kaçınması, anız yakma gibi tarımsal faaliyetlerde dikkatli olması ve en küçük bir duman veya alev belirtisinde derhal yetkililere haber vermesi gerektiğini vurguluyor. Yangınların sadece ekolojik bir felaket değil, aynı zamanda altyapıya, ekonomiye ve insan sağlığına da ciddi zararlar veren çok boyutlu bir sorun olduğu düşünüldüğünde, her bireyin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşıyor. Bu süreçte, iklim değişikliğiyle mücadele politikalarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir orman yönetimi uygulamalarının yaygınlaştırılması, gelecekteki yangın risklerini azaltmanın anahtarı olacaktır.

