🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Katalonya Seçim Anketi: PSC Liderliğini Korurken, Aşırı Sağcı Aliança Catalana Yükselişte

9 Temmuz 2026, Perşembe
4 dk okuma
Katalonya Seçim Anketi: PSC Liderliğini Korurken, Aşırı Sağcı Aliança Catalana Yükselişte

İspanya'nın özerk bölgesi Catalunya (Katalonya)'da siyasi dengeleri sarsan yeni bir kamuoyu araştırması yayımlandı. Centre d’Estudis d’Opinió (CEO) tarafından hazırlanan ve Perşembe günü açıklanan Barómetro de opinión política adlı anketin ilk dalgası, bölgedeki siyasi partilerin güç dengelerinde önemli değişiklikler olduğunu ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre, Katalan Sosyalist Partisi (PSC) liderliğini sürdürürken, aşırı sağcı bağımsızlık yanlısı Aliança Catalana partisi ilk kez Junts per Catalunya (Junts) partisini geride bırakarak parlamentoda ikinci güç olmaya yaklaştı. Bu durum, Katalonya'nın karmaşık siyasi sahnesinde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.

Anketin detaylarına göre, Katalonya Özerk Hükümeti Başkanı (President de la Generalitat) Salvador Illa liderliğindeki PSC, bir sonraki olası bölgesel seçimlerde parlamentodaki en büyük güç konumunu koruyacak. Ancak, son seçimlere kıyasla sandalye sayısında hafif bir düşüş yaşayarak 36 ila 38 milletvekili çıkarması bekleniyor; son seçimlerde sosyalistler 42 sandalye elde etmişti. Buna rağmen, Illa'nın hükümet kurma potansiyeli devam ediyor. PSC, Cumhuriyetçi Sol Parti (ERC) ve Comuns (sol, ekolojist bir koalisyon) ile birlikte, en yüksek tahminle 68 milletvekilini aşarak parlamentoda çoğunluğu sağlayabilecek bir koalisyon hükümeti kurma şansına sahip görünüyor.

Anketin en çarpıcı bulgusu ise, aşırı sağcı ve bağımsızlık yanlısı Aliança Catalana'nın yükselişi oldu. Sílvia Orriols liderliğindeki bu parti, 23 ila 25 sandalye alarak ilk kez eski Katalonya Başkanı Carles Puigdemont'un liderliğini yaptığı Junts per Catalunya'yı geride bırakmayı başarıyor. "Posconvergents" olarak da bilinen Junts, 2024 seçimlerine kıyasla 19'a kadar milletvekili kaybederek 16 ila 18 sandalye arasında kalacağı tahmin ediliyor. Bu düşüş, Katalan bağımsızlık hareketinin ana akım kanadında ciddi bir erozyona işaret ederken, aşırı sağın bağımsızlık yanlısı seçmen tabanında kendine yer bulduğunu gösteriyor. Aliança Catalana'nın göçmen karşıtı ve sert milliyetçi söylemleriyle bağımsızlık yanlısı seçmenin bir kısmını kendine çektiği belirtiliyor.

Oriol Junqueras liderliğindeki ERC ise, 2024'teki başarısızlığın ardından toparlanarak parlamentodaki ikinci konumunu sağlamlaştırıyor. Cumhuriyetçilerin 24 ila 26 milletvekili çıkarması bekleniyor, bu da onları aşırı sağcı bağımsızlık yanlısı Aliança Catalana'nın hafifçe önüne geçiriyor. Bu durum, ERC'nin Katalan siyasetindeki merkez sol bağımsızlık yanlısı çizgideki konumunu yeniden güçlendirdiğini gösteriyor. Diğer partilere bakıldığında ise, İspanyol birliği yanlısı Halk Partisi (PP) ve aşırı sağcı Vox partilerinin, Alejandro Fernández ve Ignacio Garriga liderliğinde, önceki seçimlerde PP'nin Vox'u geride bırakmasına rağmen bu ankette yeniden berabere kalarak 12 ila 13 milletvekili arasında yer alması öngörülüyor. Comuns ve aşırı sol bağımsızlık yanlısı CUP ise parlamentonun sonunda yer alarak her biri 4-5 sandalye ile temsil edilecek.

Katalonya Siyasetinin Karmaşık Yapısı ve Bağımsızlık Hareketi

Katalonya, İspanya'nın en zengin ve en özerk bölgelerinden biri olup, uzun yıllardır devam eden bir bağımsızlık mücadelesine sahne olmaktadır. 2017'de düzenlenen ve İspanyol hükümeti tarafından yasa dışı ilan edilen bağımsızlık referandumu, bölgeyi ve ülkeyi derin bir siyasi krize sürüklemişti. O dönemde Katalonya Özerk Hükümeti Başkanı olan Carles Puigdemont'un İspanyol yargısından kaçarak Belçika'ya yerleşmesi, bağımsızlık hareketinin önemli bir figürünü yurt dışında tutmuştu. Junts per Catalunya, Puigdemont'un kişisel karizması ve bağımsızlık ideolojisi etrafında şekillenmiş bir parti iken, ERC daha çok sol-cumhuriyetçi bir çizgide bağımsızlık arayışını sürdürmektedir. Aliança Catalana'nın yükselişi, bu iki ana bağımsızlık yanlısı partinin tabanında yaşanan değişimleri ve bağımsızlık söyleminin aşırı sağa kayma potansiyelini göstermesi açısından kritik önem taşımaktadır. Bu parti, bağımsızlık çağrısını göçmen karşıtı ve İslamofobik söylemlerle birleştirmesiyle dikkat çekmektedir.

Centre d’Estudis d’Opinió (CEO), Katalonya Özerk Hükümeti'ne bağlı resmi bir kamuoyu araştırma kurumu olup, anketleri bölgenin siyasi nabzını tutmada önemli bir referans noktası olarak kabul edilir. Bu anketin, Salvador Illa liderliğindeki PSC hükümetinin ERC ve Comuns ile yasama döneminin ilk bütçelerini onaylama anlaşmasından hemen sonra yapılmış olması, sonuçların bu siyasi uzlaşmanın seçmen üzerindeki etkilerini de yansıttığını düşündürüyor. Bütçe anlaşması, Katalonya'da uzun süredir beklenen bir istikrar adımı olarak görülse de, anket sonuçları bağımsızlık yanlısı blok içinde yeni gerilimlerin işaretlerini veriyor.

Katalan Siyasetinde Yeni Dengeler ve Olası Etkileri

Aliança Catalana'nın bu yükselişi, Katalan bağımsızlık hareketinin geleceği açısından önemli soruları beraberinde getiriyor. Bağımsızlık yanlısı oyların, ılımlı veya merkez sağ kanattan (Junts) aşırı sağa (Aliança Catalana) kayması, hareketin içindeki ideolojik ayrışmayı derinleştirebilir. Bu durum, bağımsızlık yanlısı blokun genel stratejisini ve halk desteğini nasıl etkileyeceği konusunda belirsizlik yaratıyor. Öte yandan, PSC'nin liderliğini sürdürmesi ve ERC ile Comuns ile potansiyel bir koalisyon kurma ihtimali, Katalonya'da daha federalist veya özerklik yanlısı, ancak İspanya birliği içinde kalmayı tercih eden bir hükümetin kurulabileceğine işaret ediyor. Bu senaryo, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'in ulusal hükümeti için de olumlu bir gelişme olabilir, zira Sánchez'in azınlık hükümeti, genellikle Katalan bağımsızlık yanlısı partilerin desteğine ihtiyaç duymaktadır.

Bu anket sonuçları, Avrupa genelinde yükselişte olan aşırı sağ popülizmin Katalonya'daki bir yansıması olarak da okunabilir. Avrupa'da göçmen karşıtı ve milliyetçi partilerin güç kazanması eğilimi, Katalonya gibi bölgelerde de yerel dinamiklerle birleşerek siyasi sahneyi yeniden şekillendiriyor. Aliança Catalana'nın başarısı, bağımsızlık talebinin sadece etnik veya kültürel kimlikle değil, aynı zamanda daha geniş sosyo-ekonomik endişeler ve göçmenlik gibi konularla da iç içe geçtiğini gösteriyor. Türkiye'de de siyasi partilerin popülist söylemlere başvurması ve seçmen tabanında benzer kaymaların yaşanabilmesi, bu tür anket sonuçlarının bölgesel olmaktan öte, küresel siyasi eğilimlerin bir parçası olduğunu ortaya koymaktadır. Önümüzdeki dönemde Katalonya'da yaşanacak siyasi gelişmeler, hem İspanya hem de Avrupa siyaseti açısından yakından takip edilecektir.

Etiketler:
#katalonya#seim#siyaset#anket#ar-sa
Paylaş: