İspanya'nın özerk bölgelerinden Catalunya (Katalonya)'da, vatandaşların sağlık hizmetlerine dijital erişimini sağlayan La Meva Salut uygulamasının giriş sisteminde önemli bir değişikliğe gidiliyor. Bu yenilik, güvenlik ve kullanım kolaylığı vaat etse de, özellikle yaşlı nüfus ve teknolojiye erişimi kısıtlı bireyler arasında derin endişelere yol açıyor. Ekim ortasında La Meva Salut şifresi süresi dolacak olan 95 yaşındaki José Fernández gibi birçok kullanıcı, yeni sistem olan IdCAT Mòbil'e geçiş yapmak zorunda kalacak. Ancak bu geçişin, dijital okuryazarlığı düşük olan kesimler için yeni zorluklar yaratacağı öngörülüyor.
Katalan Sağlık Departmanı (Departament de Salut) tarafından yapılan açıklamaya göre, 15 Eylül'den itibaren şifresi süresi dolan veya yeni kayıt olan kullanıcılar için IdCAT Mòbil sistemi devreye alınacak. Bu yeni sistem, Katalan idaresiyle online işlemler ve yönetimler için kullanılan dijital bir kimlik doğrulama mekanizması olarak tanımlanıyor. Departman, değişikliğin daha fazla güvenlik sunduğunu ve kişisel şifreleri hatırlama derdine son verdiğini belirtiyor. Ancak, IdCAT Mòbil kodunun yalnızca tek bir telefon numarası ve kimlik belgesiyle ilişkilendirilebilmesi, sistemin en tartışmalı yönünü oluşturuyor. Bu durum, bir kişinin birden fazla kişinin sağlık kayıtlarını veya randevularını yönetmesini imkansız hale getiriyor.
José Fernández'in durumu, bu değişikliğin yaratacağı sorunları gözler önüne seriyor. Kendisi 95 yaşında ve telefon kullanmıyor. Kızı Núria, babasının tıbbi işlemlerinde adeta "sekreterlik" görevini üstlenmiş durumda; randevuları ayarlıyor, test sonuçlarını takip ediyor ve genel sağlık süreçlerini yönetiyor. Yeni sistem yürürlüğe girdiğinde, Núria'nın babası adına işlem yapması mümkün olmayacak. Núria Fernández, mevcut sistemin zaten işlevsel olduğunu ve bu değişikliğin süreci daha da karmaşık hale getireceğinden endişe duyduğunu dile getiriyor. Bu durum, sadece yaşlılar için değil, aynı zamanda çocukları, engellileri veya bakıma muhtaç yakınları olan aileler için de ciddi bir engel teşkil ediyor.
Dijitalleşme ve Yaşlılar: Bir Sosyal Uçurum
Katalonya'daki bu gelişme, küresel çapta giderek büyüyen "dijital uçurum" sorununu bir kez daha gündeme getiriyor. Özellikle yaşlı nüfus, teknolojik yeniliklere adapte olmakta zorlanabiliyor veya gerekli ekipmanlara (akıllı telefon, internet erişimi vb.) sahip olmayabiliyor. İspanya'da yaşlı nüfusun önemli bir kısmı, dijital araçları kullanma konusunda sınırlı deneyime sahip. Örneğin, İspanya Ulusal İstatistik Enstitüsü (INE) verilerine göre, 65 yaş üstü bireylerin internet kullanım oranları genç yaş gruplarına kıyasla belirgin şekilde düşük kalmaktadır. Bu durum, sağlık gibi temel hizmetlere erişimde ciddi eşitsizliklere yol açabiliyor.
Pandemi dönemi, dijital sağlık hizmetlerinin önemini artırırken, aynı zamanda bu dijital uçurumu da derinleştirdi. Aşı randevuları, COVID-19 sertifikaları gibi birçok işlem dijital platformlar üzerinden yürütüldü. Bu süreçte, teknolojiye aşina olmayan birçok yaşlı birey, aile üyelerinin veya komşularının yardımıyla bu işlemleri tamamlayabildi. Ancak IdCAT Mòbil gibi "tek kişiye özel" sistemler, bu dayanışma ağını da sekteye uğratma riski taşıyor. Devletin dijitalleşme çabaları takdire şayan olsa da, bu süreçlerin kapsayıcılığı ve tüm vatandaşların erişilebilirliği göz önünde bulundurularak tasarlanması büyük önem taşıyor.
Türkiye'deki Durum ve Kapsayıcılık Tartışmaları
Türkiye'de de benzer dijitalleşme süreçleri yaşanıyor. E-Nabız uygulaması, vatandaşların sağlık kayıtlarına, randevularına ve reçetelerine dijital ortamda erişimini sağlıyor. Türkiye'deki sistemde, e-Devlet kapısı üzerinden vekalet verme veya yakınların sağlık verilerine erişim izni gibi mekanizmalar bulunsa da, bu tür dijital dönüşümlerin her zaman toplumun tüm kesimlerini kucaklaması kolay olmuyor. Özellikle yaşlılar veya engelliler için dijital okuryazarlık eğitimleri, erişilebilir arayüzler ve alternatif fiziksel destek noktalarının sağlanması, bu tür geçişlerin sorunsuz ilerlemesi için kritik öneme sahip. Katalonya'da yaşanan bu durum, Türkiye gibi dijitalleşme yolunda ilerleyen diğer ülkeler için de önemli dersler içeriyor.
Katalan Sağlık Departmanı'nın güvenlik ve kolaylık argümanları anlaşılabilir olsa da, bu değişikliklerin sosyal etkileri dikkatle değerlendirilmelidir. Bir sistemin "daha güvenli" veya "daha kolay" olması, eğer toplumun önemli bir kesimini dışlıyorsa, gerçek anlamda başarılı sayılmaz. Yaşlıların sağlık hizmetlerine erişim hakkı, dijital yeteneklerinden bağımsız olarak güvence altına alınmalıdır. Bu nedenle, IdCAT Mòbil uygulamasında, yaşlılar ve bakıma muhtaç kişiler adına işlem yapabilme imkanı sunacak vekalet veya yetkilendirme sistemlerinin entegrasyonu, acil bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır. Aksi takdirde, dijital çağın getirdiği kolaylıklar, bazıları için birer engele dönüşebilir.



