Geçtiğimiz yıl Catalunya (Katalonya) hapishanelerinde kadına yönelik şiddet (violencia machista) suçlarından hüküm giymiş 1.344 mahkûm bulunuyordu. Bu mahkûmların önemli bir kısmı, yani 596'sı, özel rehabilitasyon programlarına katılım sağladı. Bu sayı, toplam mahkûmların %44'üne tekabül ediyor ve bir önceki yıla göre %38'lik bir artışı temsil ediyor; 2022'de bu programlara katılanların sayısı 431 kişiydi. Ancak, bu olumlu gelişmeye rağmen, mahkûmların %56'sından fazlasının bu tür programlara dahil olmaması, rehabilitasyon çabalarının önündeki engelleri ve kapsamının genişletilmesi gerekliliğini gözler önüne seriyor.
Veriler, kadına yönelik şiddet suçlarında yeniden suç işleme oranının %17,7 olduğunu gösteriyor. Bu oran, genel suçlardaki yeniden suç işleme oranı olan %21,1'e kıyasla daha düşük. Bu düşüş, rehabilitasyon programlarının etkinliğine dair umut verici bir işaret olarak kabul edilebilir. Ancak, programlara katılımın hala yarıdan az olması, bu olumlu etkinin daha geniş bir kitleye yayılmasını engelliyor. Uzmanlar, bu programların sadece suçun tekrarını önlemekle kalmayıp, aynı zamanda faillerin şiddet döngüsünü anlamalarına ve davranışlarını değiştirmelerine yardımcı olduğunu belirtiyor.
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Rehabilitasyonun Rolü
İspanya'da "violencia machista" terimi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayalı, erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünü ifade eden ve kadınlara yönelik her türlü şiddeti kapsayan özel bir anlam taşır. Bu, sadece fiziksel şiddeti değil, aynı zamanda psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddeti de içerir. İspanya, 2004 yılında yürürlüğe koyduğu Ley Orgánica 1/2004 de Medidas de Protección Integral contra la Violencia de Género (Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamlı Koruma Tedbirleri Organik Kanunu) ile bu alanda Avrupa'nın öncü ülkelerinden biri olmuştur. Bu yasa, hem mağdurların korunmasını hem de faillerin rehabilitasyonunu hedefleyen bütüncül bir yaklaşım benimser.
Catalunya (Katalonya) hapishanelerindeki rehabilitasyon programları, genellikle öfke kontrolü, empati geliştirme, toplumsal cinsiyet rolleri üzerine eğitim, iletişim becerileri ve şiddetin mağdurlar üzerindeki etkilerini anlama gibi konuları içerir. Bu programlar, faillerin şiddet davranışlarının kökenlerini sorgulamalarına ve daha sağlıklı ilişki modelleri geliştirmelerine yardımcı olmayı amaçlar. Ancak, programlara katılımın isteğe bağlı olması, mahkûmların motivasyon eksikliği veya programların kapasite yetersizliği gibi faktörler, katılım oranlarının düşük kalmasına neden olabilmektedir. Hapishane idareleri ve sosyal hizmetler, bu engelleri aşmak için çaba sarf etmekte, programların erişilebilirliğini ve çekiciliğini artırmaya yönelik stratejiler geliştirmektedir.
Genişletilmesi Gereken Programlar ve Toplumsal Etki
Mevcut veriler, rehabilitasyon programlarının kadına yönelik şiddet suçlarında yeniden suç işleme oranını düşürmedeki potansiyelini açıkça ortaya koymaktadır. %17,7'lik yeniden suç işleme oranı, programlara katılanların şiddet döngüsünden çıkma olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu durum, Katalonya ve İspanya genelinde bu tür programlara yapılan yatırımların artırılması gerektiğinin güçlü bir kanıtıdır. Programların kapsamının genişletilmesi, daha fazla mahkûmun bu fırsatlardan yararlanabilmesi ve böylece toplumda kadına yönelik şiddetin genel olarak azaltılması hedeflenmelidir.
Katalonya Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumlar, bu programların yaygınlaştırılması ve etkinliğinin artırılması için yeni modeller üzerinde çalışmaktadır. Örneğin, sanal gerçeklik (virtual reality) gibi yenilikçi teknolojilerin rehabilitasyon süreçlerine entegre edilmesi, mahkûmların empati becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir ve programları daha etkileşimli hale getirebilir. Türkiye'de de benzer programlar yürütülmekle birlikte, İspanya'nın bu alandaki deneyimleri ve "violencia machista" kavramına özel vurgusu, uluslararası işbirliği ve bilgi paylaşımı için önemli bir potansiyel sunmaktadır. Sonuç olarak, kadına yönelik şiddetle mücadele, sadece mağdurları korumakla kalmayıp, aynı zamanda faillerin davranışlarını değiştirmelerine yardımcı olacak kapsamlı rehabilitasyon programlarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasıyla mümkün olacaktır.



