Salvador Illa, Generalitat de Catalunya (Katalonya Özerk Yönetimi) Başkanı olarak görev süresinin önemli bir dönüm noktasını geride bıraktı. Mandatının ortasına gelindiğinde, iki yıl öncesine kıyasla siyasi pozisyonunu daha da güçlendirdiği gözlemleniyor. Bu güçlenmenin temelinde, ERC (Katalonya Cumhuriyetçi Solu) ve Comuns (Ortaklar) partilerinin desteğiyle nihayet ilk bütçesini onaylatması yatıyor. Üç yıl süren bütçe uzatmalarının ardından yürürlüğe giren bu mali plan, Illa hükümetinin kalan görev süresi için sağlam bir zemin oluştururken, özellikle konut krizi, Rodalies (bölgesel tren) hizmetlerindeki aksaklıklar ve eğitim sektöründeki süregelen anlaşmazlıklar gibi acil sorunlara çözüm bulma baskısını da beraberinde getiriyor.
Katalonya'nın mali geleceğini şekillendirecek olan bu bütçe, toplamda 49.162 milyar Euro'luk bir hacme sahip. Illa'nın ifadesiyle, "Katalonya'nın geleceği bir vaat değil, hayata geçirdiğimiz bir taahhüttür." Bu bütçenin onaylanması, Illa'ya sadece ekonomik bir enjeksiyon sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yeni özerk finansman modelinden gelmesi beklenen ek 4.6 milyar Euro ile birlikte siyasi ajandasını daha kararlı bir şekilde uygulama fırsatı sunuyor. Ancak bu başarıya ulaşmak kolay olmadı; aylar süren zorlu müzakereler sonucunda, Illa hükümeti ilk bütçe taslağını mart ayında geri çekmek zorunda kalmış, parlamentoda bir yenilgiden kıl payı kurtulmuştu.
Müzakereler özellikle ERC ile karmaşık bir hal aldı. Cumhuriyetçi Sol, başlangıçta Katalonya'ya IRPF'nin (Gelir Vergisi) %100'ünün devredilmesi konusunda ısrarcıydı. Ancak mayıs ortasında ERC, bu taleplerini yumuşatarak, bütçenin onaylanması karşılığında Barselona'da yeni bir yörünge demiryolu hattının inşası, Agència Tributària de Catalunya (Katalonya Vergi Ajansı) güçlendirilmesi ve Generalitat ile Ajuntament de Barcelona'nın (Barselona Belediyesi) Consorci de la Zona Franca de Barcelona (Barselona Serbest Bölge Konsorsiyumu) üzerinde çoğunluk elde etmesi gibi konular üzerinde anlaştı. Comuns ile ise konut odaklı bir anlaşma yapıldı; bu kapsamda konut alanına 1.250 milyon Euro yatırım yapılması, yazdan önce spekülatif konut alımının yasaklanması ve 2028'e kadar 120 Katalan mahallesini kapsayacak 1.200 milyon Euro'luk bir "Pla de Barris i Viles" (Mahalleler ve Kasabalar Planı) genişletilmesi kararlaştırıldı.
Konut Krizi ve Sosyal Politikalar: Katalanların En Büyük Endişesi
Bütçenin ötesinde, Salvador Illa'nın hükümeti, ERC ve Comuns'un desteğiyle, özellikle Katalanların en büyük endişesi olan konut sorununa yönelik ilerici politikalar geliştirdi. Centre d'Estudis d'Opinió'ya göre Katalanların %28'i için konut erişimi temel problem olmaya devam ediyor. Bu kapsamda, son aylarda CUP (Halk Birliği Adaylığı) desteğiyle mevsimlik kiralamaların ve oda kiralamalarının düzenlenmesi onaylandı. Bu düzenleme, bir yıldan uzun süredir yürürlükte olan kira fiyat tavanı yasasını ihlal eden mülk sahiplerini engellemeyi amaçlıyor. Ayrıca, fiyat tavanını aşanlara 900.000 Euro'ya varan para cezaları öngören bir kararname yasası da yürürlüğe girdi. Generalitat, şimdiden üç büyük mülk sahibine 30.000 Euro'luk cezalar kesti.
Önümüzdeki aylarda, Comuns ile varılan anlaşma gereği, spekülatif konut alımının yasaklanması da onaylanacak. Bu önlem, beşten fazla mülke sahip büyük yatırımcıların yeni daireler satın almasını sınırlayacak. Paralel olarak, hükümet, kamu konut stokunu genişletmeyi hedefleyen "Pla 50.000" planını ilerletiyor; bu plan kapsamında inşaat ruhsatlarının bir aya indirilmesi gibi adımlar atılıyor. Konut krizi, İspanya genelinde olduğu gibi Katalonya'da da derinleşen bir sorun teşkil ediyor. Özellikle Barselona gibi büyük şehirlerde kira fiyatları astronomik seviyelere ulaşmış durumda. Bu durum, gençlerin ve düşük gelirli ailelerin şehir merkezlerinde yaşamasını imkansız hale getirirken, turizmin yoğunluğu da kısa dönemli kiralamaları artırarak uzun dönemli konut arzını daraltıyor. Türkiye'de de benzer kira ve konut erişimi sorunları yaşanırken, Katalonya'nın bu alandaki düzenlemeleri, bölgesel yönetimlerin krizle mücadeledeki proaktif yaklaşımlarına örnek teşkil ediyor.
Hükümetin ERC ve Comuns ile anlaştığı bir diğer nokta ise turizm vergisinin artırılması oldu. 1 Nisan'dan itibaren yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle, Barselona'daki beş yıldızlı konaklama tesislerinde gecelik vergi yedi Euro'ya, dört yıldızlı tesislerde ise 3,40 Euro'ya yükseltildi (belediye ek ücreti hariç). Kruvaziyer yolcuları için de vergi artırıldı, özellikle Barselona'da sadece mola verenler için. Turizm vergisinden elde edilen gelirlerin %25'i Generalitat'ın konut politikalarına, geri kalan %75'i ise Turizmi Teşvik Fonu'na aktarılacak. Bu, turizmden elde edilen gelirin, yerel halkın en temel sorunlarından biri olan konut krizine çözüm bulmak için kullanılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yeni Özerk Finansman Modeli: Tarihi Bir Talep ve Bekleyen Onay
Illa hükümetinin son aylarda karşılaştığı bir diğer önemli engel ise özerk finansman modelinin somutlaştırılmasıydı. Merkezi hükümet ve ERC ile aylar süren üçlü müzakerelerin ardından, Katalonya'ya yıllık 4.6 milyar Euro daha fazla kaynak sağlayacak yeni bir sistem üzerinde anlaşmaya varıldı. Bu model, "sıralılık ilkesi" (principio de ordinalidad) olarak bilinen bir prensibi içeriyor; yani, ortak kasaya en çok katkı sağlayan topluluğun en çok kaynağı alması, ikincinin de aynı konumda kalması ve bu şekilde devam etmesi. Bu yeni ölçütle Katalonya, İspanya'da en çok kaynak alacak üçüncü topluluk haline gelecek ve bu, Katalan parlamentosunun tarihi bir talebiydi. Hatta bu talebe PP (Halk Partisi) bile zaman zaman destek vermişti.
Ancak, yeni model üzerinde anlaşmaya varılmasından yaklaşık yarım yıl sonra bile, bu sistem hala tam olarak yürürlüğe girmiş değil. PP liderliğindeki özerk toplulukların şiddetli muhalefeti ve eski Maliye Bakanı María Jesús Montero'nun Endülüs'te PSOE (İspanya Sosyalist İşçi Partisi) adayı olması gibi siyasi faktörler süreci uzattı. Montero'nun yerine gelen yeni bakan Arcadi España, konuyu çözmek için ortak rejime dahil olan topluluklarla ikili toplantılar düzenledi. Ancak PP hükümetleri bu toplantılara katılmadı. Geçtiğimiz günlerde, 29 Temmuz'da, Mali ve Maliye Politikası Konseyi'nde (CPFF) bu konunun çözülmesi bekleniyordu. Hükümetin yeni modeli onaylaması için sadece bir topluluğun (bu durumda Katalonya'nın) oyuna ihtiyacı var. Ayrıca, Kanarya Adaları'nın da desteği alındı, zira Fernando Clavijo hükümeti (PP'nin de içinde bulunduğu) sistemi destekledi.
PP ile uzlaşma sağlamak amacıyla, Maliye Bakanlığı CPFF'yi 4 Eylül'e erteleyerek, modele karşı çıkan topluluklarla tekrar diyalog kurmayı ve daha geniş bir konsensüs sağlamayı hedefledi. Model onaylandıktan sonra parlamenter süreç için Temsilciler Kongresi'ne gönderilecek. Katalonya'da Generalitat, modelin yıl sonuna kadar onaylanmasını ve 2027'de yürürlüğe girmesini umuyor. Bu, Generalitat'ın gelecek dönemde yatırım kapasitesini artırmasına olanak tanıyacak, özellikle de seçim yılında yeni bir bütçe elde etmenin zor olacağı düşünülürse. PP veya Vox'un "hayır" oylarının yanı sıra, Junts (Carles Puigdemont'un partisi) da modeli desteklemeyi reddediyor. Katalonya'ya sağlanacak 4.6 milyar Euro'luk ek enjeksiyonu "yetersiz" bulan Junts, Katalan partilerini Bask Ülkesi veya Navarra'dakine benzer bir "ekonomik anlaşma" (concierto económico) elde etmek için birleşmeye çağırıyor. Bu durum, İspanya'nın özerk topluluklar arasındaki mali dengenin ne kadar hassas ve siyasi tartışmalara açık olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Katalonya'nın Siyasi ve Sosyal Dinamikleri: Illa Hükümetinin Önündeki Diğer Engeller
Bütçe ve finansman konularının yanı sıra, Illa hükümetinin ajandasında Rodalies (Katalonya bölgesel tren hizmetleri) ağındaki kronik sorunlar ve eğitim sektöründeki süregelen anlaşmazlıklar da önemli yer tutuyor. Rodalies, sık sık yaşanan gecikmeler, arızalar ve yetersiz altyapı nedeniyle Katalan halkının günlük yaşamını olumsuz etkileyen bir ulaşım krizi yaratıyor. Bu durum, merkezi hükümet ile Katalonya özerk yönetimi arasında yetki ve yatırım sorumlulukları konusunda sürekli bir gerilime neden oluyor. Benzer şekilde, eğitim camiası ile hükümet arasındaki öğretmen maaşları, müfredat ve personel eksikliği gibi konulardaki anlaşmazlıklar da zaman zaman grevlere ve protestolara yol açarak Illa yönetiminin çözüm bulması gereken acil konular arasında yer alıyor. Bu tür sosyal ve altyapısal sorunlar, Illa'nın siyasi sermayesini test eden ve halkın beklentilerini karşılamasını gerektiren önemli başlıklardır.
Salvador Illa, görev süresinin ilk yarısında bütçe onayını sağlayarak önemli bir siyasi zafer elde etmiş olsa da, önündeki yol hala pek çok zorlukla dolu. Konut krizi, ulaşım aksaklıkları ve eğitimdeki gerilimler gibi kronik sorunlar, Illa hükümetinin çözüm odaklılığını ve yönetim becerisini sınayacak. Yeni finansman modelinin yürürlüğe girmesi, Katalonya'ya önemli bir ekonomik nefes aldıracak olsa da, bu sürecin siyasi muhalefetle nasıl yönetileceği Illa'nın liderliği için kritik olacak. Genel olarak, Illa'nın merkezci siyasetinin Katalonya'daki bağımsızlık yanlısı hareket üzerindeki



