Avrupa Birliği'nin (AB) plastik kirliliğiyle mücadelesini sertleştiren yeni mevzuatları hayata geçirdiği bir dönemde, İspanya'nın özerk bölgesi Catalunya (Katalonya) da kendi atık yönetimi yasasını güncelliyor. Katalan Hükümeti (Govern) tarafından hazırlanan yeni yasa taslağı, 1993 yılından bu yana yürürlükte olan mevcut yasayı değiştirmeyi hedefliyor. Ancak, 2018'de başlayan taslak hazırlık süreci yıllarca gecikmiş ve bu süreçte, başlangıçta öngörülen bazı iddialı önlemler ya taslaktan çıkarılmış ya da zorunluluk olmaktan çıkıp gönüllülük esasına dayalı teşviklere dönüşmüş durumda. Bu durum, özellikle iyi bir seçici atık toplama yapan vatandaşlara yönelik vergi indirimi zorunluluğunun ortadan kalkmasıyla dikkat çekiyor.
Yeni taslak, bazı maddelerde yumuşamaya gitse de, 2030 yılı için iddialı hedefler de barındırıyor. Belediyelerin verimli atık toplama sistemlerini hayata geçirme zorunluluğu ve şenlik, kültür veya spor etkinliklerinde tek kullanımlık bardakların yasaklanması bu hedefler arasında öne çıkıyor. Bölgesel Yönetim Departmanı kaynaklarına göre, bu değişiklikler Avrupa ve ulusal düzeydeki mevzuatın "önemli ölçüde" değişmesinden kaynaklanıyor. Örneğin, 2022 taslağında yer alan birçok önlemin, özellikle depozito, iade ve geri ödeme (SDDR) sistemi gibi maddelerin, artık ulusal veya Avrupa düzeyinde zaten zorunlu hale geldiği belirtiliyor.
Atık Yönetiminde Avrupa ve Ulusal Bağlam
Katalonya'nın atık yasasındaki bu evrim, daha geniş bir Avrupa ve İspanya bağlamında değerlendirilmelidir. Avrupa Birliği, 2018'de kabul ettiği Döngüsel Ekonomi Paketi ve Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi (SUP Directive) ile üye ülkeleri atık önleme, yeniden kullanım ve geri dönüşüm oranlarını artırmaya zorluyor. Bu direktif, belirli tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya sürülmesini yasaklarken, diğerleri için tüketim azaltma hedefleri ve üretici sorumluluğu getiriyor. İspanya da bu doğrultuda, 2022'de yürürlüğe giren "Döngüsel Ekonomi için Atık ve Kirlenmiş Topraklar Yasası" (Ley 7/2022, de 8 de abril, de residuos y suelos contaminados para una economía circular) ile AB hedeflerine uyum sağlamaya çalıştı. Bu ulusal yasa, SDDR sistemi gibi bazı mekanizmaları zorunlu kılarak, Katalonya'nın kendi bölgesel yasasını hazırlarken bu gelişmeleri dikkate almasını gerekli kıldı.
Katalonya, İspanya'nın en sanayileşmiş ve nüfus yoğunluğu yüksek bölgelerinden biri olarak, atık yönetimi konusunda önemli zorluklarla karşı karşıya. Bölgenin başkenti Barselona (Barcelona), sürdürülebilirlik ve çevre politikaları konusunda öncü olmayı hedeflese de, genel olarak İspanya'nın ve Katalonya'nın geri dönüşüm oranları AB ortalamasının altında kalıyor. Eurostat verilerine göre, İspanya'nın kentsel atık geri dönüşüm oranı 2021'de %36 civarında seyrederken, AB ortalaması %49.6 idi. Bu durum, Katalonya'nın yeni yasasının, atık hiyerarşisini (önleme, yeniden kullanım, geri dönüşüm, enerji geri kazanımı, bertaraf) daha etkin bir şekilde uygulayarak bu oranları yükseltme ihtiyacını ortaya koyuyor.
Gecikmeler, Hedefler ve Gelecek Perspektifi
Katalan atık yasasının taslağının hazırlanmasındaki uzun gecikme, çevresel hedeflere ulaşma konusunda endişelere yol açıyor. 2018'den beri süren bu süreç, yasanın güncel ihtiyaçlara ne kadar hızlı adapte olabildiği sorusunu gündeme getiriyor. Özellikle iyi seçici toplama yapan vatandaşlara yönelik vergi teşviklerinin zorunluluktan çıkarılması, bireysel katılımın teşvik edilmesinde potansiyel bir boşluk yaratabilir. Ancak, hükümetin bu değişikliği, SDDR gibi sistemlerin ulusal düzeyde zaten zorunlu hale gelmesiyle açıklaması, yasanın daha çok genel çerçeveye odaklandığını gösteriyor.
2030 hedefleri, özellikle belediyelerin verimli toplama sistemleri kurma ve tek kullanımlık bardakları yasaklama zorunluluğu, Katalonya'nın döngüsel ekonomiye geçiş taahhüdünü yansıtıyor. Bu tür önlemler, özellikle Barselona gibi büyük şehirlerde, atık miktarını azaltma ve kaynak verimliliğini artırma potansiyeline sahip. Tek kullanımlık bardak yasağı, özellikle büyük festivaller ve etkinlikler için önemli bir adım olacak ve bu tür etkinliklerde yeniden kullanılabilir seçeneklerin yaygınlaşmasını teşvik edecektir. Türkiye'de de benzer şekilde tek kullanımlık ürünlerin azaltılmasına yönelik adımlar atılmakta olup, Katalonya'nın bu deneyimleri, uluslararası alanda iyi uygulama örnekleri sunabilir.
Sonuç olarak, Katalonya'nın yeni atık yasası taslağı, Avrupa ve ulusal mevzuatın değişen dinamiklerine uyum sağlama çabasının bir yansımasıdır. Bazı başlangıçtaki iddialı maddelerin yumuşatılmasına rağmen, 2030 hedefleri bölgenin çevre taahhüdünü gösteriyor. Yasanın nihai hali ve uygulanması, Katalonya'nın atık yönetimi performansını önemli ölçüde etkileyecek ve bölgenin daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerlemesinde kritik bir rol oynayacaktır. Vatandaşların, belediyelerin ve endüstrinin bu yeni düzenlemelere uyumu, yasanın başarısı için belirleyici olacaktır.



