🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

İzlanda'da AB Üyeliği Referandumunda Yüksek Katılım: Müzakereler Yeniden Başlayacak mı?

29 Ağustos 2026, Cumartesi
3 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
İzlanda'da AB Üyeliği Referandumunda Yüksek Katılım: Müzakereler Yeniden Başlayacak mı?

Kuzey Atlantik'in stratejik ülkesi İzlanda, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerinde kritik bir dönemeçte. Ülkede gerçekleştirilen referandumda, AB'ye katılım müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmaması sorusu halkın önüne getirildi. Kaynak haberde belirtildiğine göre, İzlanda'nın AB'ye doğrudan üyeliğini değil, on yıl önce askıya alınan müzakerelerin akıbetini belirleyecek olan bu oylamaya katılım oranları oldukça yüksek seyretti. Öğle saatleri itibarıyla, katılımın ülkedeki son genel seçimlerin dahi üzerine çıkması, konunun İzlanda kamuoyundaki önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Referandumun en dikkat çekici detaylarından biri, başkent Reykjavík'teki katılım oranları oldu. Reykjavík Kuzey seçim bölgesinde öğle saatlerine kadar seçmenlerin %13,7'si sandık başına giderken, bu oran 2024'teki genel seçimlerdeki %10'luk katılımın oldukça üzerindeydi. Benzer şekilde, Reykjavík Güney bölgesinde de katılım %14'ü aşarak, son yasama seçimlerine kıyasla üç puanlık bir artış gösterdi. İzlanda kamu televizyonu RÚV'un bildirdiğine göre, toplam seçmenlerin %20'sinden fazlasının ise erken oylama yoluyla tercihlerini belirtmiş olması, halkın bu konuya gösterdiği ilginin ve referandumun potansiyel etkisinin büyüklüğünü kanıtlar nitelikteydi.

Bu referandum, İzlanda'nın 2009 yılında AB'ye tam üyelik başvurusunda bulunmasının ardından yaşanan uzun ve karmaşık sürecin bir yansıması. Küresel finans krizinin ülkeyi derinden sarsması ve ulusal para birimi krona'nın istikrarsızlığı karşısında AB üyeliğini bir çıkış yolu olarak gören İzlanda, müzakereleri 2013 yılında euroskeptik (AB karşıtı) bir hükümetin iktidara gelmesiyle askıya almıştı. O dönemde, özellikle İzlanda'nın balıkçılık kaynakları üzerindeki egemenliği ve tarım politikaları gibi konularda AB ile yaşanan anlaşmazlıklar, müzakerelerin durdurulmasında kilit rol oynamıştı.

İzlanda'nın AB Macerası ve Tarihsel Bağlam

İzlanda'nın AB ile ilişkisi, sadece son on yıla dayanmıyor; Avrupa Ekonomik Alanı (EEA) anlaşması aracılığıyla AB'nin iç pazarına erişimi olan ülke, uzun süredir Avrupa entegrasyonunun bir parçası. Ancak tam üyelik, İzlanda için her zaman hassas bir konu olmuştur. Ülkenin ekonomisinin büyük ölçüde balıkçılığa bağımlı olması, AB'nin Ortak Balıkçılık Politikası'na (CFP) uyum sağlama zorunluluğunu beraberinde getiriyor ki bu da İzlandalılar için ulusal egemenliklerini kısıtlayıcı bir faktör olarak görülüyor. Ayrıca, İzlanda'nın düşük nüfus yoğunluğu ve kendine özgü kültürel yapısı da, AB'nin büyük yapısı içinde erime endişelerini tetiklemişti.

2008 küresel ekonomik krizi, İzlanda'nın bankacılık sektörünü çökertmiş ve ülkeyi iflasın eşiğine getirmişti. Bu derin kriz, İzlanda kronasının değer kaybetmesine ve ekonomik istikrarsızlığa yol açarak, bazı kesimlerde Euro'ya geçiş ve AB üyeliği fikrine sıcak bakılmasını sağlamıştı. Ancak krizin etkileri azaldıkça ve İzlanda ekonomisi toparlandıkça, AB üyeliği için duyulan aciliyet hissi de azalmış, geleneksel euroskeptik görüşler yeniden güç kazanmıştı. Bu referandum, aslında İzlanda halkının kriz sonrası değişen önceliklerini ve AB'ye yönelik tutumunu yeniden değerlendirme fırsatı sunuyor.

Olası Sonuçlar ve Genişleme Sürecine Etkileri

Referandumdan "evet" kararı çıkması halinde, İzlanda'nın AB ile müzakereleri yeniden başlayacak. Ancak bu, hızlı bir üyelik anlamına gelmiyor. Müzakerelerin yeniden başlaması, yeni fasılların açılması ve mevcut anlaşmazlık noktalarının çözülmesi için yıllarca sürebilecek karmaşık bir süreç gerektirecek. AB tarafında da, genişleme politikaları son dönemde Ukrayna, Moldova ve Batı Balkan ülkeleri gibi farklı dinamiklerle yeniden şekilleniyor. İzlanda gibi küçük ama gelişmiş bir ekonominin AB'ye katılımı, AB'nin kendi içindeki genişleme isteği ve kapasitesi açısından önemli bir sinyal olabilir.

Türkiye'nin AB üyelik süreciyle İzlanda'nın durumu arasında bazı paralellikler kurmak mümkün. Her iki ülke de uzun süredir devam eden ve zaman zaman duraklayan müzakere süreçlerine sahip. Türkiye'de de olduğu gibi, İzlanda'da da halkın AB üyeliğine desteği zaman içinde dalgalanmalar gösteriyor ve siyasi konjonktüre göre değişiyor. İzlanda'nın balıkçılık konusundaki hassasiyeti, Türkiye'nin Kıbrıs veya Ege Denizi'ndeki egemenlik hakları gibi temel ulusal çıkarlarını koruma çabalarına benzetilebilir. Bu referandumun sonucu, sadece İzlanda'nın geleceğini değil, aynı zamanda AB'nin genişleme stratejisinin ve aday ülkelerle ilişkilerinin genel seyrini de etkileyebilecek potansiyele sahip önemli bir gelişme olarak kabul ediliyor.

Etiketler:
#izlanda#ab#referandum#siyaset#uyelik-muzakereleri
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat