İspanya'da kadın sağlığı alanında endişe verici bir tablo ortaya çıktı. İspanya Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı son monografik rapora göre, 50 ila 69 yaş arasındaki kadınların önemli bir kısmı, meme kanseri erken teşhis programları kapsamında sunulan mamografi taramalarına katılmıyor. Ülke genelinde bu yaş grubundaki kadınların %32'sinin son iki yılda düzenli mamografi yaptırmadığı belirlendi. Bu düşüş, özellikle Catalunya (Katalonya) gibi bölgelerde her yıl 1.300 ila 1.500 meme kanseri vakasının erken evrede tespit edilmesini sağlayan bu hayati programların etkinliği üzerinde ciddi soru işaretleri yaratıyor.
Raporda yer alan veriler, tarama programlarına katılım oranlarındaki düşüşün boyutunu gözler önüne seriyor. 2017 yılında 50-69 yaş arası kadınların %81,5'i mamografi yaptırdığını belirtirken, bu oran son iki yılda %68'e gerilemiş durumda. Bu, sadece yedi yıl içinde 13,5 puanlık kayda değer bir düşüş anlamına geliyor. Daha da endişe verici olan, sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı gruplarda bu katılım oranının daha da düşerek %60 ila %62 seviyelerine inmesi. Bu durum, sağlık hizmetlerine erişimde ve sağlık okuryazarlığında eşitsizliklerin devam ettiğini gösteriyor.
Meme kanseri taramalarındaki bu düşüşe benzer bir eğilim, rahim ağzı kanseri erken teşhis programlarında da gözlemleniyor. 25 ila 64 yaş arasındaki kadınların vajinal sitoloji ( smear testi) yaptırma oranları da düşüş gösterdi. 2017'de %80 olan katılım oranı, son beş yılda %75'e geriledi. Bu alanda da en savunmasız kadın gruplarında katılımın %70'in altına düştüğü belirtiliyor. Ayrıca, kolorektal (kalın bağırsak) kanser taramalarında da 50-69 yaş arası popülasyonun sadece %38,7'sinin katılım gösterdiği bilgisi, genel kanser tarama programlarındaki katılım düşüşünün yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.
Erken Teşhisin Önemi ve Düşüşün Olası Nedenleri
Meme kanseri, dünya genelinde ve İspanya'da kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Erken teşhis, meme kanserinin tedavisinde hayati bir rol oynar; zira erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarı oranı %90'ın üzerine çıkmaktadır. Mamografi, meme kanserini henüz elle hissedilemeyecek kadar küçükken bile tespit edebilen en etkili tarama yöntemidir. Bu nedenle, katılım oranlarındaki düşüş, gelecekte daha fazla kadının hastalığı ileri evrelerde öğrenme riskiyle karşı karşıya kalacağı anlamına geliyor.
Katılım oranlarındaki bu düşüşün ardında birden fazla faktör yatıyor olabilir. COVID-19 pandemisi döneminde sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlanması, randevu iptalleri ve hastanelere gitme korkusu, tarama programlarında aksaklıklara yol açmış olabilir. Ayrıca, ekonomik zorluklar, ulaşım sorunları, sağlık okuryazarlığı eksikliği ve göçmen popülasyonlarda dil veya kültürel bariyerler gibi sosyo-ekonomik faktörler de katılımı olumsuz etkileyebilir. İspanya'nın güçlü bir kamu sağlık sistemi olmasına rağmen, bu düşüş, toplumun belirli kesimlerine ulaşmada ek çabaların gerektiğini gösteriyor.
Türkiye'deki Durum ve Uluslararası Perspektif
İspanya'daki bu tablo, Türkiye dahil birçok ülkenin karşılaştığı benzer zorlukları akla getiriyor. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) aracılığıyla ücretsiz meme, rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları sunmaktadır. Türkiye'de de kadınlarda meme kanseri taramalarına katılımı artırmak için düzenli farkındalık kampanyaları yürütülmekte, mobil tarama araçları ile kırsal bölgelere ulaşılmaya çalışılmaktadır. Ancak, Türkiye'de de özellikle kırsal bölgelerde ve düşük sosyo-ekonomik düzeydeki kadınlar arasında tarama oranlarının istenilen seviyelere ulaşmadığı gözlemlenmektedir.
Avrupa Birliği genelinde, kanser tarama programları, halk sağlığı politikalarının önemli bir parçasıdır. Avrupa Komisyonu, üye devletleri tarama programlarını güçlendirmeye ve katılım oranlarını artırmaya teşvik etmektedir. İspanya'daki bu düşüş, Avrupa genelindeki tarama hedeflerine ulaşma yolunda bir engel teşkil edebilir. Uluslararası uzmanlar, tarama programlarının başarısı için sadece testlerin varlığının yeterli olmadığını, aynı zamanda toplumsal farkındalığın artırılması, sağlık hizmetlerine erişim engellerinin kaldırılması ve dezavantajlı gruplara yönelik özel stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Geleceğe Yönelik Etki ve Acil Eylem Çağrısı
Meme ve rahim ağzı kanseri taramalarına katılım oranlarındaki bu düşüşün uzun vadede ciddi halk sağlığı sonuçları olması muhtemeldir. Daha az erken teşhis, kanser vakalarının daha ileri evrelerde saptanmasına ve dolayısıyla tedavi maliyetlerinin artmasına, tedavi başarı oranlarının düşmesine ve mortalite oranlarının yükselmesine neden olabilir. Bu durum, hem bireylerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyecek hem de sağlık sistemleri üzerindeki yükü artıracaktır.
İspanyol halk sağlığı yetkililerinin, bu endişe verici eğilimi tersine çevirmek için acil ve kapsamlı önlemler alması gerekmektedir. Bilgilendirme ve farkındalık kampanyalarının güçlendirilmesi, tarama programlarına erişilebilirliğin artırılması, randevu süreçlerinin kolaylaştırılması ve özellikle dezavantajlı gruplara yönelik özel destek mekanizmalarının oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki, erken teşhis hayat kurtarır ve kadınların düzenli tarama programlarına katılımı, kendi sağlıkları ve toplum sağlığı için hayati bir sorumluluktur.


