İspanya, son yıllarda iklim değişikliğinin ve insan faktörünün etkisiyle giderek artan orman yangınlarıyla mücadele ederken, ülkenin önde gelen yangın uzmanlarından Marc Castellnou'dan çarpıcı bir uyarı geldi. Katalonya Özerk Hükümeti İtfaiyesi'nin (Bombers de la Generalitat) Orman Faaliyetlerini Destekleme Grubu (GRAF) başkanı olan Castellnou, İspanya'nın en büyük yangınlarından birine müdahale etmek üzere görevlendirildiği Madrid'den Katalonya'ya döndüğünde, ormanların "turistik bir dekor" olmaktan çıkarılıp "yönetilen ve işlevsel" hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Uzman, yangın sezonunun henüz bitmediğini hatırlatarak, gelecekteki felaketlerin önüne geçmek için acil ve kapsamlı stratejilere ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.
Marc Castellnou, 1972 Tivissa doğumlu olup, özellikle büyük ölçekli ve karmaşık orman yangınlarına müdahale konusunda uluslararası alanda tanınan bir otorite konumundadır. Bu nedenle, İspanya'nın kayıtlı tarihindeki en büyük yangınlardan biri olarak kabul edilen ve geçtiğimiz yaz Zamora'daki Losacio bölgesini kasıp kavuran yangının kontrol altına alınması çalışmalarına destek vermek üzere Madrid'e çağrılmıştı. Haftalarca süren yoğun mücadelelerin ardından Katalonya'ya dönen Castellnou, meslektaşlarıyla dahi görüşecek vakit bulamadığını belirterek, yangınların ulaştığı boyutun vahametini gözler önüne serdi. Bu tür felaketlerin, sadece anlık müdahalelerle değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir orman yönetimi politikalarıyla önlenebileceği mesajını verdi.
Castellnou'nun "turistik dekor" benzetmesi, İspanya ve Akdeniz havzasındaki birçok ülkenin karşı karşıya olduğu temel bir soruna işaret ediyor. Kırsal alanların terk edilmesi, geleneksel tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin azalması, ormanların doğal döngüsünün bozulmasına ve kuru ot, çalı gibi yanıcı maddelerin birikmesine neden oluyor. Bu durum, özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklar ve kuraklıkla birleştiğinde, küçük bir kıvılcımın dahi devasa yangınlara dönüşmesi için ideal bir ortam yaratıyor. Uzmanlar, bu birikmiş yanıcı yükün, ormanları adeta bir barut fıçısına çevirdiğini ve yangınların şiddetini, hızını ve kontrol edilemezliğini artırdığını belirtiyor.
Orman Yangınları ve İspanya'nın Acı Gerçeği
İspanya, özellikle 2022 yazında, tarihinin en yıkıcı orman yangını sezonlarından birini yaşadı. Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, o yıl İspanya'da 300.000 hektardan fazla ormanlık alan yanarak kül oldu. Bu rakam, son 15 yılın ortalamasının çok üzerindeydi ve ülkenin biyoçeşitliliği, ekosistem sağlığı ve kırsal ekonomisi üzerinde derin yaralar açtı. Zamora'daki Losacio yangını gibi felaketler, sadece ağaçları değil, evleri, çiftlikleri ve binlerce hayvanı da yok ederek bölge halkı için büyük bir trajediye dönüştü. Castellnou'nun vurguladığı gibi, bu yangınlar sadece doğal afetler değil, aynı zamanda yanlış arazi kullanımı ve yetersiz orman yönetimi politikalarının bir sonucudur.
Peki, "yönetilen ve işlevsel ormanlar" ne anlama geliyor? Castellnou ve diğer uzmanlara göre, bu; ormanların sadece kendi haline bırakılması yerine, aktif bir şekilde bakıma alınmasını, gençleştirilmesini ve yangına karşı dirençli hale getirilmesini içeriyor. Bu süreç, kontrollü yakma teknikleri, alt bitki örtüsünün temizlenmesi, yangın şeritleri oluşturulması, ağaçlandırma ve sürdürülebilir ormancılık uygulamaları gibi çeşitli yöntemleri kapsar. Amaç, ormanların doğal döngüsünü desteklemek, biyolojik çeşitliliği korumak ve aynı zamanda yangın riskini minimize etmektir. Kırsal kalkınma politikalarıyla entegre edilen bu tür yönetim modelleri, yangınları önlemenin yanı sıra, kırsal topluluklar için ekonomik fırsatlar da yaratabilir ve kırsal nüfusun geri dönüşüne katkıda bulunabilir.
Türkiye Bağlantısı ve Küresel Zorluklar
Marc Castellnou'nun İspanya için dile getirdiği bu uyarılar, Akdeniz iklimine sahip ve son yıllarda büyük orman yangınlarıyla mücadele eden Türkiye için de büyük önem taşıyor. 2021 yazında Muğla ve Antalya başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde yaşanan yıkıcı orman yangınları, Türkiye'nin de iklim değişikliği ve orman yönetimi konusunda benzer zorluklarla karşı karşıya olduğunu gösterdi. Uzmanlar, Türkiye'deki ormanların da "turistik dekor" olmaktan çıkarılıp, yangına dayanıklı, sağlıklı ve işlevsel ekosistemler haline getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu, yangın önleme ve müdahale kapasitesini artırmanın yanı sıra, orman köylülerinin ve yerel halkın orman yönetimine aktif katılımını sağlamayı, orman-insan ilişkisini güçlendirmeyi gerektiriyor.
Sonuç olarak, Marc Castellnou'nun mesajı, tüm Akdeniz havzası ve küresel ölçekte yangın riski taşıyan bölgeler için bir eylem çağrısı niteliğinde. Ormanların sadece estetik değeri olan, fotoğraflık manzaralar sunan alanlar olmadığını; aynı zamanda karmaşık ekosistemler olduğunu ve aktif yönetime ihtiyaç duyduğunu anlamak hayati önem taşıyor. İklim değişikliğinin etkileri derinleşirken, ormanları geleceğe taşımak ve yangın felaketlerini en aza indirmek için bilimsel temelli, bütüncül ve sürdürülebilir orman yönetimi politikalarının benimsenmesi kaçınılmaz bir gereklilik olarak karşımızda duruyor. Aksi takdirde, her geçen yaz, daha büyük ve daha yıkıcı yangınlarla yüzleşmek zorunda kalabiliriz.



