🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Ermenistan Seçimleri Kremlin'i Tedirgin Ediyor: Moskova'nın Kafkasya'daki Etkisi

6 Haziran 2026, Cumartesi
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
Ermenistan Seçimleri Kremlin'i Tedirgin Ediyor: Moskova'nın Kafkasya'daki Etkisi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu hafta sonu Ermenistan'da gerçekleşen parlamento seçimlerinin sonuçlarını endişeyle takip ediyor. Anketler, liberal Başbakan Nikol Paşinyan'ın liderliğindeki sivil sözleşme partisinin yeniden iktidara gelme ihtimalinin yüksek olduğunu gösterirken, Kremlin, uzun süredir Rusya'nın geleneksel bir "protektorası" olarak görülen Ermenistan'ın Moskova'nın nüfuz alanından kayabileceği olasılığından rahatsızlık duyuyor. Paşinyan'ın potansiyel zaferi, Güney Kafkasya'daki jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirebilecek önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Ermenistan'ın siyasi arenası, özellikle 2020 Dağlık Karabağ Savaşı'nın ardından büyük bir çalkantı yaşadı. Savaşta Azerbaycan karşısında alınan ağır yenilgi, Paşinyan hükümetine yönelik eleştirileri artırmış, ancak aynı zamanda Rusya'nın bölgedeki rolüne ve Ermenistan'a verdiği desteğe dair sorgulamaları da beraberinde getirmişti. Paşinyan, "Kadife Devrimi" ile iktidara geldiğinden beri Batı ile ilişkileri dengeleme ve ülkenin dış politikasında daha bağımsız bir çizgi izleme sinyalleri veriyor. Bu durum, Rusya'nın geleneksel olarak müttefiki olarak gördüğü Ermenistan'ın gelecekteki yönelimi hakkında Kremlin'de ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Seçimlerde Paşinyan'ın en büyük rakipleri arasında, eski cumhurbaşkanları Robert Koçaryan ve Serj Sarkisyan'ın liderliğindeki bloklar yer alıyor. Bu isimler, Rusya ile daha yakın ilişkiler kurulmasını savunan ve Moskova'nın bölgedeki etkisini pekiştirmeyi hedefleyen politikalar izlemişlerdi. Dolayısıyla, Paşinyan'ın yeniden seçilmesi, Ermenistan'ın Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) ve Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) gibi yapılardaki aktif rolünü ve hatta Rusya'nın Gümrü'deki askeri üssünün geleceğini bile tartışmaya açabilir. Bu, Moskova için sadece bir müttefiki kaybetme değil, aynı zamanda Güney Kafkasya'daki stratejik varlığının zayıflaması anlamına gelebilir.

Ermenistan-Rusya İlişkilerinin Tarihsel Arka Planı ve Karabağ Faktörü

Rusya ile Ermenistan arasındaki ilişkiler, yüzyıllara dayanan güçlü tarihi, kültürel ve dini bağlara dayanmaktadır. Rusya, Osmanlı ve daha sonra Azerbaycan tehditlerine karşı Ermenistan'ın geleneksel koruyucusu olarak algılanmıştır. Bu tarihsel miras, Ermenistan'ın dış politikasında Rusya'ya olan güçlü bağımlılığını şekillendirmiştir. Ancak 2018'deki "Kadife Devrimi" ile iktidara gelen Nikol Paşinyan, ülkenin demokratikleşme ve Batı ile ilişkileri geliştirme arayışını temsil etti. Başlangıçta Moskova, bu değişimi dikkatle izlemiş, ancak Paşinyan'ın dengeleyici politikaları sayesinde doğrudan bir çatışmadan kaçınılmıştı.

Ermenistan-Rusya ilişkilerindeki en kritik dönemeç ise hiç şüphesiz 2020 Dağlık Karabağ Savaşı oldu. Azerbaycan'ın Türkiye'nin de güçlü desteğiyle kazandığı zafer, Ermenistan'da büyük bir hayal kırıklığı ve öfkeye yol açtı. Pek çok Ermeni, Rusya'nın KGAÖ üyesi olan Ermenistan'ı yeterince korumadığına veya müdahalede geç kaldığına inanarak Moskova'ya olan güvenini sorguladı. Savaş sonrası Rusya'nın Dağlık Karabağ'a barış gücü göndermesi ve ateşkesin garantörü olması, bir yandan Moskova'nın bölgedeki varlığını pekiştirirken, diğer yandan Paşinyan'ın elini zayıflattı ve Rusya'ya karşı farklı kesimlerde oluşan memnuniyetsizliği körükledi. Bu bağlamda, Ermenistan'ın Rusya'ya olan güvenlik bağımlılığı ile bağımsız bir dış politika izleme arzusu arasındaki gerilim, seçim sonuçlarını doğrudan etkileyen temel faktörlerden biri haline geldi.

Ermenistan'ın ekonomisi de büyük ölçüde Rusya'ya bağımlıdır. Rusya'da çalışan Ermeni vatandaşlarının gönderdiği havaleler, Ermenistan ekonomisi için hayati önem taşımaktadır. Ayrıca enerji tedarikinde de Rusya kritik bir rol oynamaktadır. Bu ekonomik bağımlılık, Ermenistan'ın dış politika seçeneklerini sınırlayan önemli bir faktördür. Ancak Paşinyan'ın destekçileri, ülkenin uzun vadeli çıkarları için bu bağımlılığın azaltılması ve daha çeşitli ekonomik ortaklıklar kurulması gerektiğini savunmaktadır. Bu argümanlar, seçim kampanyaları boyunca sıkça dile getirilen ve Ermeni toplumunda farklı yankılar bulan konular arasında yer almıştır.

Sonuç ve Bölgesel Etkiler: Türkiye ve Güney Kafkasya İçin Anlamı

Ermenistan'ın seçim sonuçları, sadece Erivan ve Moskova için değil, aynı zamanda tüm Güney Kafkasya bölgesi için önemli sonuçlar doğuracaktır. Paşinyan'ın yeniden seçilmesi ve Ermenistan'ın Rusya'dan daha bağımsız bir çizgi izlemesi, bölgedeki güç dengelerini değiştirebilir. Uzmanlar, Ermenistan'ın tamamen Rusya'dan kopmasının mevcut jeopolitik koşullar altında pek mümkün olmadığını, zira ülkenin güvenlik garantileri ve ekonomik istikrarı için hala Rusya'ya ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Ancak, Paşinyan'ın liderliğinde Ermenistan'ın Batı ile ilişkilerini güçlendirme ve dış politikasını çeşitlendirme çabaları hız kazanabilir.

Bu durumun Türkiye açısından da önemli yansımaları olabilir. Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırlar, Dağlık Karabağ sorunu ve tarihi anlaşmazlıklar nedeniyle yıllardır kapalıdır. Ermenistan'ın dış politikasında yaşanacak bir değişim, Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi için yeni bir pencere açabilir veya mevcut gerilimleri daha da artırabilir. Özellikle Paşinyan'ın daha pragmatik bir yaklaşım sergilemesi ve bölgesel işbirliğine daha açık olması, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde donmuş halin çözülmesine yönelik potansiyel adımları gündeme getirebilir. Ancak bu, aynı zamanda Azerbaycan ile olan ilişkileri ve Dağlık Karabağ'ın statüsünü de etkileyecek karmaşık bir denklemin parçasıdır.

Sonuç olarak, Ermenistan seçimleri, sadece bir iç siyasi mesele olmaktan öte, Güney Kafkasya'nın geleceğini şekillendirecek kritik bir dönüm noktasıdır. Vladimir Putin'in endişeleri, Rusya'nın bölgedeki geleneksel hegemonyasının sorgulanmaya başlandığının bir göstergesidir. Ermenistan'ın hangi yolu seçeceği, Moskova'nın bölgesel stratejilerini, Türkiye'nin Kafkasya politikasını ve genel olarak Güney Kafkasya'daki istikrarı derinden etkileyecektir. Bu seçimler, Rusya'nın eski Sovyet coğrafyasındaki etkisinin sınırlarını ve bölge ülkelerinin bağımsızlık arayışlarının ne kadar ileri gidebileceğini gözler önüne seren önemli bir sınav niteliğindedir.

Etiketler:
#ermenistan#rusya#seim#kafkasya#d-politika
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat