İspanya'nın kuzeydoğusundaki özerk bölge Catalunya (Katalonya)'da, engelli çocuklara sahip anneler ve bakım verenler, beş yıldır süren bir mücadeleyle kamuoyunun dikkatini çekiyor. "Sindicat de Mares en la Diversitat Funcional" (İşlevsel Çeşitlilikteki Anneler Sendikası) adlı kuruluş, engelli bireylerin hakları ve onlara bakım verenlerin yaşadığı zorluklar konusunda idari sistemin yarattığı sistematik engelleri ve hizmetlerdeki yetersiz finansmanı protesto ediyor. Bu anneler, bürokratik süreçlerin ve mali kaynak eksikliğinin, çocuklarına bakmaktan daha fazla yıpratıcı olduğunu dile getirerek, yetkililere acil çözüm çağrısında bulunuyor.
Sendika, bünyesinde farklı nesillerden anneleri ve kız kardeşleri barındırarak, Katalonya'daki engelli bireylerin ve ailelerinin karşılaştığı zorlukları geniş bir perspektiften ele alıyor. Özellikle idari süreçlerdeki karmaşıklık, uzun bekleme süreleri ve sürekli değişen yönetmelikler, zaten zorlu bir yaşam süren aileler için ek bir yük oluşturuyor. Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler gibi temel alanlardaki yetersiz finansman ise, engelli bireylerin ihtiyaç duyduğu özel destek ve terapilere erişimini kısıtlayarak yaşam kalitelerini doğrudan etkiliyor.
Bürokratik Engeller ve Yetersiz Finansman: Bir Çıkmaz Sokak
Engelli bireylere yönelik hizmetlerin yetersiz finansmanı, Katalonya'da ve genel olarak İspanya'da uzun süredir devam eden bir sorun. Anneler Sendikası'nın vurguladığı gibi, bu durum sadece ailelerin maddi yükünü artırmakla kalmıyor, aynı zamanda engelli çocukların gelişimini ve topluma entegrasyonunu da olumsuz etkiliyor. Terapi seansları, özel eğitim materyalleri, kişisel asistanlık hizmetleri ve erişilebilir ulaşım gibi kritik hizmetler için ayrılan bütçeler, çoğu zaman yetersiz kalıyor veya bürokratik engeller nedeniyle zamanında kullanılamıyor.
Örneğin, bir engelli çocuğun özel bir terapiye başlaması için aylarca süren onay süreçleri, aileleri hem maddi hem de manevi olarak yıpratıyor. Bu süreçlerde talep edilen sayısız belge, tekrarlayan değerlendirmeler ve farklı kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliği, ailelerin enerjisini tüketiyor ve onlara umutsuzluk yaşatıyor. Sendika, bu beş yıllık süreçte, bölgesel bakanlık (conselleria) ile doğrudan diyalog kurma hakkını elde etse de, somut ve kalıcı çözümler için mücadelenin devam ettiğini belirtiyor.
Bakım Verenlerin Yükü ve Toplumsal Etkiler
Engelli bireylere bakım verenlerin büyük çoğunluğunu kadınlar, özellikle de anneler oluşturuyor. Bu durum, onların iş hayatından kopmalarına, sosyal izolasyona sürüklenmelerine ve ciddi sağlık sorunları yaşamalarına neden olabiliyor. İspanya'da yapılan araştırmalar, engelli çocuklara bakım veren annelerin, ortalama olarak genel nüfusa kıyasla daha yüksek stres, anksiyete ve depresyon oranlarına sahip olduğunu gösteriyor. Ayrıca, bu annelerin %70'inden fazlasının tam zamanlı bir işte çalışamadığı ve aile bütçelerinin ciddi şekilde etkilendiği biliniyor.
Bu durum sadece aileleri değil, toplumun genelini de etkiliyor. Yetersiz destek, engelli bireylerin potansiyellerini tam olarak gerçekleştirememesine yol açarken, bakım verenlerin tükenmişliği de toplumsal refahı düşürüyor. Uzmanlar, idari süreçlerin basitleştirilmesi, finansal desteklerin artırılması ve bakım hizmetlerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu tür yatırımlar, uzun vadede sadece engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda bakım verenlerin topluma daha aktif katılımını sağlayarak ekonomik ve sosyal faydalar da yaratacaktır.
Katalonya'dan Türkiye'ye: Benzer Mücadeleler
Katalonya'da yaşanan bu durum, Türkiye'deki engelli bireylerin ailelerinin karşılaştığı zorluklarla da benzerlikler taşıyor. Türkiye'de de engelli çocuklara sahip aileler, bürokratik engeller, yetersiz sağlık ve eğitim hizmetleri, özel terapi merkezlerinin pahalılığı ve toplumsal farkındalık eksikliği gibi sorunlarla mücadele ediyor. Engelli raporu alma süreçlerindeki karmaşıklıklar, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin kapasite yetersizlikleri ve bakım verenlere yönelik psikososyal destek hizmetlerinin sınırlı olması, Türk ailelerinin de ortak şikayetleri arasında yer alıyor.
Her iki ülkede de, sivil toplum kuruluşları ve aile dernekleri, engelli bireylerin hakları için önemli birer savunucu rolü üstleniyor. Bu kuruluşlar, hem farkındalık yaratma hem de politika yapıcılar üzerinde baskı oluşturarak değişim talep etme konusunda kritik bir görev üstleniyorlar. Katalonya'daki Anneler Sendikası'nın elde ettiği bölgesel bakanlıkla doğrudan diyalog kurma başarısı, Türkiye'deki benzer kuruluşlar için de ilham verici bir örnek teşkil ediyor.
İleriye Yönelik Adımlar ve Beklentiler
Sindicat de Mares en la Diversitat Funcional'ın mücadelesi, idari sistemlerin engelli bireylerin ve ailelerinin ihtiyaçlarına daha duyarlı hale gelmesi gerektiğinin altını çiziyor. İdari süreçlerin dijitalleştirilmesi, tek elden hizmet sunumu, mali desteklerin artırılması ve bakım verenlere yönelik psikososyal destek programlarının yaygınlaştırılması gibi adımlar, bu zorluğun üstesinden gelmek için atılması gereken temel adımlar olarak öne çıkıyor. Ayrıca, toplumun her kesiminde engelliliğe dair farkındalığın artırılması ve kapsayıcı politikaların benimsenmesi, engelli bireylerin tam ve eşit katılımını sağlayacaktır.
Annelerin çığlığı, sadece Katalonya'da değil, dünya genelinde engelli bireylere bakım veren milyonlarca ailenin sesidir. Bu sesin duyulması ve gerekli adımların atılması, daha adil, daha eşit ve daha insancıl bir toplum inşa etme yolunda atılacak önemli bir adım olacaktır. Bürokrasinin değil, insan odaklı hizmet anlayışının ön planda olduğu bir sistem, engelli bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesini artırarak toplumsal refaha katkıda bulunacaktır.



