Honduraslı genç bir kadın olan Keilyn Andrea González'in hikayesi, cinsel şiddet mağdurlarının toplum tarafından maruz kaldığı derin suçlama ve utanç duygusunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. 11 yaşındayken yaşadığı cinsel istismar sonrası hissettiklerini "Herkes bana sanki benim suçummuş gibi, sanki bunu ben provoke etmişim gibi bakıyordu. Bana dehşetle, tiksintiyle, suçlulukla, dünyanın en kötü insanıymışım gibi bakıyorlardı" sözleriyle aktaran Keilyn, bu travmayı yıllarca zihnine hapsetmişti. O dönemde ne olduğunu tam olarak anlayamasa da, toplumun yargılayıcı bakışları onda derin bir panik ve yanlış bir şey yaptığı hissiyatı yaratmıştı.
Keilyn'in yaşadığı bu olay, hafızasının derinliklerine itilerek adeta "unutulmuş" bir travma haline geldi. Ancak cinsel şiddetin yıkıcı etkileri, yıllar sonra kendini yeniden gösterdi ve beraberinde bir onarım, iyileşme ve hesaplaşma ihtiyacını getirdi. Bu süreçte kadın gruplarından aldığı destekle güçlenen Keilyn, yaşadıklarının kendi suçu olmadığını idrak etmeye başladı. Bu farkındalık, onu sessizliği bozmaya ve "Yaşadıklarımdan ben sorumlu değildim" diyerek kamuoyuna güçlü bir mesaj vermeye itti.
Bu cesur açıklama, sadece Keilyn'in kişisel iyileşme yolculuğunun bir parçası olmakla kalmıyor, aynı zamanda cinsel şiddet mağdurlarının sıkça karşılaştığı "mağdur suçlama" (victim blaming) olgusuna karşı da önemli bir duruş sergiliyor. Mağdur suçlama, toplumun, cinsel saldırıya uğrayan kişiyi, yaşadığı olaydan sorumlu tutması veya olayı kışkırttığına inanması durumudur. Bu durum, mağdurların suçluluk, utanç ve yalnızlık hislerini derinleştirerek iyileşme süreçlerini ciddi şekilde engeller.
Cinsel Şiddetin Gölgesinde Toplumsal Yargılar ve İyileşme Süreci
Cinsel şiddet, dünya genelinde ve özellikle İspanya ile Türkiye gibi ülkelerde ciddi bir toplumsal sorun olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her üç kadından biri hayatının bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Çocukluk çağında yaşanan cinsel istismar ise, mağdurların uzun yıllar boyunca psikolojik sorunlarla boğuşmasına neden olabiliyor. Keilyn'in hikayesi, bu istismarın travmasının yıllar sonra bile nasıl yeniden yüzeye çıkabildiğini ve mağdurun hayatını derinden etkileyebildiğini gösteriyor.
Mağdur suçlama, cinsel şiddetle mücadelede en büyük engellerden biridir. Psikologlar, mağdurların maruz kaldığı bu yargılayıcı tutumun, onların adalete erişimini engellediğini ve psikolojik travmalarını pekiştirdiğini belirtiyor. Barselona (Barcelona) ve Catalunya (Katalonya) genelinde faaliyet gösteren kadın örgütleri ve destek grupları, Keilyn gibi mağdurlara güvenli bir alan sağlayarak, onların yaşadıklarının kendi suçları olmadığını anlamalarına yardımcı oluyor. Bu tür destek mekanizmaları, mağdurların seslerini duyurabilmeleri ve toplumsal yargılamaların ötesine geçebilmeleri için hayati önem taşıyor.
Türkiye'deki Durum ve Küresel Mücadele
Türkiye'de de cinsel şiddet ve çocuk istismarı vakaları ciddi bir sorun teşkil etmekte ve mağdur suçlama kültürü ne yazık ki yaygınlığını korumaktadır. Kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, bu konuda farkındalık yaratmak ve mağdurlara destek olmak için yoğun çaba sarf etmektedir. Keilyn'in "Kadınlar bana suçluluk hissetmeyi bırakmayı öğretti" sözleri, bu tür örgütlenmelerin ve dayanışmanın iyileşme sürecindeki kritik rolünü vurgulamaktadır. Toplumun her kesiminin, cinsel şiddetin bir insanlık suçu olduğunu ve sorumluluğun asla mağdurda olmadığını kabul etmesi, bu mücadelede atılacak en önemli adımlardan biridir.
Keilyn Andrea González'in cesurca dile getirdiği mesaj, sadece kendi kişisel hikayesi olmaktan öte, cinsel şiddet mağdurlarının ortak çığlığıdır. Bu tür hikayeler, toplumsal farkındalığı artırmak, mağdur suçlama kültürünü yıkmak ve cinsel şiddete karşı sıfır tolerans ilkesini benimsemek için birer katalizör görevi görür. Mağdurların seslerine kulak vermek, onlara destek olmak ve adaleti sağlamak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Ancak bu şekilde, Keilyn gibi bireylerin yaşadığı travmaların önüne geçilebilir ve daha güvenli bir toplum inşa edilebilir.



