Barselona Audiencia (Mahkemesi), 2021 yılında Santa Coloma de Gramenet'te (Barselona) sokakta hayatını kaybeden bir kişinin cep telefonunu ve kulaklıklarını zimmetine geçirmekle suçlanan bir Mossos d'Esquadra (Katalonya Özerk Polisi) ajanını, görevi kötüye kullanma suçundan 13 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme kararı, kamu görevlilerinin dürüstlük ve sorumluluk ilkelerine aykırı hareket etmeleri durumunda karşılaşacakları ciddi sonuçları bir kez daha gözler önüne serdi.
Eldiario.es tarafından duyurulan ve Europa Press'in eriştiği karara göre, 3. Bölüm Mahkemesi ayrıca sanık polisin bu süre boyunca polis olarak çalışmasını yasakladı ve ölen kişinin dul eşine 850 Euro tazminat ödemesine hükmetti. Bu karar, hem adaletin tecellisi hem de mağdurun zararlarının bir nebze olsun karşılanması açısından önem taşıyor. Olayın kamuoyunda geniş yankı bulması, Katalonya'daki güvenlik güçlerinin itibarını koruma çabalarını da beraberinde getirdi.
Olay, 27 Ekim 2021 tarihinde, Mataró (Barselona) Araştırma Birimi'nde görevli olan sanık ajanın, bir kişinin kamusal alanda vefat etmesi üzerine ortağıyla birlikte olay yerine çağrılmasıyla meydana geldi. Santa Coloma Yurttaş Güvenliği Birimi'ndeki meslektaşları, ölen kişinin "mule" (polis jargonunda uyuşturucu taşıyan kişi) olabileceği şüphesiyle bu birimi harekete geçirmişti. Ancak daha sonra yapılan incelemelerde bu şüphe tamamen ortadan kalktı ve ölen kişinin herhangi bir yasa dışı faaliyette bulunmadığı anlaşıldı.
Sanık olay yerine ulaştığında, yerel polis ve SEM (Sistem d'Emergències Mèdiques - Acil Durum Tıbbi Sistemi) ekiplerinin yanı sıra, akşam vardiyası Mossos ajanları da oradaydı. Bu ekipler, ölen kişinin sırt çantasını sanığa teslim ettiler. Çantanın içinde, diğer eşyaların yanı sıra, bir iPhone ve Apple marka kablosuz kulaklıklar, yani 'AirPods' bulunuyordu. Ancak Mataró karakoluna varıldığında, eşyaların listesini yapmakla görevli olan sanığın ortağı, tutanakta cep telefonunu belirtmedi; çünkü duruşmada açıkladığına göre telefon orada değildi. Ancak 'AirPods'u "kablosuz kulaklıklar" olarak kaydetti.
Santa Coloma karakolu Araştırma Birimi şefi kendilerinden bir tutanak talep ettiğinde, "kablosuz kulaklıklar" yerine "beyaz kulaklıklar" olarak belirtilen bir envanter listesi hazırladılar. Mahkeme, kararda, sanığın haksız kazanç elde etme niyetiyle, ortağının zincirleme gözetim belgesini düzenlemesinden önce "cep telefonunu zimmetine geçirdiğini" ve böylece tutanakta yer almadığını; daha sonra da ölenin eşyaları arasında tutanakta yer almayan kablolu beyaz kulaklıkların bulunmasından faydalanarak 'AirPods'u da aldığını belirtti. Bu durum, sanığın kasıtlı olarak delilleri karartma ve eşyaları zimmetine geçirme niyetini açıkça ortaya koydu.
Olay Nasıl Ortaya Çıktı?
Dava, ölen kişinin dul eşinin Santa Coloma karakoluna gelerek kocasının eşyalarını (aralarında tutanakta yer alan beyaz kablolu kulaklıklar da vardı) teslim almasının ardından iPhone ve 'AirPods'u eksik bulmasıyla ortaya çıktı. Eşinin çocukları, babalarının şifresini kullanarak her iki cihazın da konumunu aramaya başladılar. Telefon, ölümden kısa bir süre sonra Mataró karakolunun adresiyle örtüşen bir konumda kapandı. 'AirPods' ise ertesi gün sabah saat 07.00 sularında (sanık ve ortağı görev dışı olduklarında) sanığın evinin yakınlarında tespit edildi. Bu teknolojik kanıtlar, sanığın iddialarının aksine, suçun işlendiği yer ve zaman hakkında somut bilgiler sağladı.
Sanık polis, ifadesinde telefonun manipüle edildiği ve sinyal vermeyi kestiği sırada olay yerinde olmadığını savundu ve ölenin eşyalarının hiçbir zaman kendi gözetiminde olmadığını iddia etti. Ancak mahkeme, sanığın bu ifadesine itibar etmedi ve "tek mantıklı ve makul sonucun", ajanın mesleki faaliyetinden faydalanarak, iade etme yükümlülüğü olduğu halde ölenin eşyalarını kendi menfaatine kullandığı olduğu" sonucuna vardı. Bu durum, kamu görevlilerinin güvenilirliklerini zedeleyen ve meslek etiğine aykırı bir davranış olarak kayıtlara geçti.
Görevi Kötüye Kullanma ve Kamu Güvenine İhanet
Bu dava, İspanya'da ve özellikle Katalonya'da kamu görevlilerinin, özellikle de güvenlik güçleri mensuplarının, görevlerini kötüye kullanmalarına karşı yürütülen mücadelenin bir parçasıdır. Mossos d'Esquadra, Katalonya'nın özerk polis gücü olarak, bölgesel güvenliği sağlamakla yükümlü ve halkın güvenini kazanmak için yüksek etik standartlara uymak zorundadır. Bu tür olaylar, kurumun itibarına zarar verirken, aynı zamanda iç denetim mekanizmalarının ve şeffaflık ilkelerinin önemini bir kez daha vurgulamaktadır. İspanya'da görevini kötüye kullanan kamu görevlilerine yönelik cezalar genellikle ağır olup, hapis cezası ve meslekten men edilme gibi yaptırımları içermektedir. Bu, hem caydırıcılık sağlamakta hem de kamu hizmetlerinde dürüstlüğü teşvik etmektedir.
Karar henüz kesinleşmemiş olup, Katalonya Yüksek Adalet Mahkemesi'ne temyiz başvurusunda bulunulabilir. Bu süreç, sanığın yasal haklarını kullanmasına olanak tanırken, adaletin tam olarak tecelli etmesi için gerekli adımların atılmasını sağlayacaktır. Olayın Türkiye'deki benzer vakalarla karşılaştırıldığında, kamu görevlilerinin görevi kötüye kullanma suçlarının her iki ülkede de ciddiyetle ele alındığı ve hukukun üstünlüğü ilkesinin korunmaya çalışıldığı görülmektedir. Türkiye'de de benzer suçlar, Türk Ceza Kanunu kapsamında "zimmet", "irtikap" veya "görevi kötüye kullanma" gibi başlıklar altında değerlendirilmekte ve ağır cezalar öngörülmektedir. Bu durum, kamu hizmetlerinde güvenin ve dürüstlüğün evrensel bir değer olduğunu göstermektedir.



