🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Barselona'da Bebek İstismarı Davasında Şok İtiraf: Anne, Eşini Evden Atmayı Düşünmüş!

10 Haziran 2026, Çarşamba
4 dk okuma
Barselona'da Bebek İstismarı Davasında Şok İtiraf: Anne, Eşini Evden Atmayı Düşünmüş!

İspanya'nın Barselona (Barcelona) kentinde yaşanan ve kamuoyunda infial yaratan bir bebek istismarı davasında, sanık anne, arkadaşlarına eşini evden atmayı düşündüğünü itiraf etti. Edinilen bilgilere göre anne, bebeğine yönelik kötü muamele nedeniyle eşinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş. Bu şok edici itiraf, davanın seyrini değiştirebilecek yeni bir boyut katarken, olayın arka planındaki aile içi sorunlara da ışık tutuyor.

Barselona'daki Çocuk ve Ergen Şiddeti Bölümü hakimi huzurunda ifade veren iki arkadaş, annenin hamileliği ve doğum sonrası dönemde de üzgün olduğunu belirtti. Arkadaşların tanıklığına göre anne, eşinin bebeğe yönelik davranışlarından hoşlanmadığını ve bu nedenle onu evden uzaklaştırmayı ciddi şekilde düşündüğünü ifade etmiş. Bu ifadeler, bebeğin maruz kaldığı şiddet olaylarının öncesinde de aile içinde gerginlikler yaşandığını gösteriyor.

Söz konusu olay, henüz bir aylıkken Vall d'Hebron Hastanesi'ne (Hospital Vall d'Hebron) cinsel saldırı ve ciddi yaralanmalarla getirilen bebeğin durumuyla ortaya çıkmıştı. Bebeğin vücudundaki yaraların ömür boyu kalıcı sekellere yol açacağı belirtilirken, annenin de olayların yaşandığı dönemde aynı hastanede hemşire olarak görev yapması dikkat çekici bir detay olarak öne çıkıyor. Olayın ardından tutuklanan ebeveynlerden baba halen cezaevinde bulunurken, anne mayıs ayında şartlı tahliye edilmişti. Bebek ise şu anda Generalitat (Katalonya Özerk Yönetimi) himayesinde bir koruyucu aile yanında yaşamını sürdürüyor.

Annenin WhatsApp İtirafları ve Arkadaşların Tanıklığı

Bebeğin hastaneye kaldırılmasından sadece birkaç gün önce, 9 Mart tarihinde, anne hemşire arkadaşlarıyla paylaştığı bir WhatsApp grubunda eşini evden atmayı düşündüğünü yazmıştı. Hukuki kaynaklardan edinilen bilgilere göre, anne mesajında "kocasının bebeğe nasıl davrandığından hoşlanmadığını" açıkça belirtmişti. Bu mesaj, bebeğin 16 Mart'ta Vall d'Hebron Hastanesi'ne yatırılmasından önce, ancak bebeğin zaten yaralanmış olduğu bir dönemde gönderilmişti.

Annenin eşinin bebeğe yönelik davranışlarından şikayet etmesine rağmen, arkadaşlarına doğrudan "kötü muamele" veya "istismar" kelimelerini kullanmadığı ifade edildi. Bu durum, annenin durumu tam olarak kavrayamadığı veya korktuğu için açıkça dile getiremediği yorumlarına yol açtı. İfade veren arkadaşlar, annenin gözaltındayken kendilerini arayarak 9 Mart'taki mesajında tam olarak ne yazdığını öğrenmek istediğini, zira cep telefonuna Mossos d'Esquadra (Katalan Bölgesel Polisi) tarafından el konulduğunu da aktardı.

Ayrıca, arkadaşlar annenin, bebeği kendi çalıştığı Vall d'Hebron Hastanesi'ne götürmeden önce neden farklı hastanelerde dolaştırdığını anlamadıklarını belirtti. Kadın, arkadaşlarına bu durumun nedenlerini hiçbir zaman açıklamamıştı. Tanıklar, çiftin ilişkisinin iyi gitmediğini ve annenin eşinin kendisine karşı davranışlarından sık sık şikayet ettiğini de ekledi. Annenin hamilelik fikrine daha hevesli olduğu, babanın ise bu konuda pek istekli olmadığı da arkadaşların ifadeleri arasında yer aldı. Hatta annenin hamileliği ve doğum sırasında da "üzgün" ve "hevesiz" göründüğü belirtildi.

Davanın Arka Planı ve Çocuk İstismarı Gerçeği

Bu dava, İspanya'da ve dünya genelinde çocuk istismarının acımasız gerçekliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. İspanya Ulusal İstatistik Enstitüsü (INE) verilerine göre, her yıl binlerce çocuk fiziksel, cinsel veya psikolojik istismara maruz kalıyor. UNICEF raporları da çocuk istismarının küresel bir sorun olduğunu ve çoğu zaman aile içinde, en yakın kişiler tarafından gerçekleştiğini vurgulamaktadır. Bu tür vakalarda, istismarın erken tespiti ve müdahale, çocuğun gelecekteki yaşam kalitesi için hayati öneme sahiptir.

Vall d'Hebron Hastanesi'nin sosyal hizmet uzmanı da mahkemede ifade verdi. Uzman, ebeveynlerin bebeğin yaralanmalarının nedenleri hakkında hiçbir açıklama yapmadıklarını, aksine sorgulandıklarında "artan bir öfke" gösterdiklerini belirtti. Bu durum, istismarcı ebeveynlerin genellikle suçluluk duygusunu inkar etme ve sorumluluktan kaçınma eğiliminde olduğunu gösteren psikolojik profillerle örtüşüyor. İspanya'da çocuk koruma sistemi, Generalitat gibi özerk yönetimlerin sosyal hizmetler birimleri aracılığıyla işler ve istismar şüphesi durumunda çocuğu koruma altına alma yetkisine sahiptir.

Barselona Mahkemesi, geçtiğimiz mayıs ayında annenin doğrudan saldırılara katıldığına dair yeterli kanıt bulunmadığı gerekçesiyle şartlı tahliyesine karar vermişti. Ancak mahkeme, annenin bebeğin maruz kaldığı şiddetten haberdar olduğuna dair delillerin mevcut olduğunu da kabul etti. Bu durum, "pasif iştirak" veya "ihmal" kavramlarını gündeme getirerek, bir ebeveynin istismara doğrudan katılmasa bile, çocuğunu koruma görevini yerine getirmemesinin hukuki ve ahlaki sorumluluklarını beraberinde getirdiğini işaret ediyor. Babanın ise yaralanmaların faili olduğu şüphesiyle cezaevinde tutulmasına devam ediliyor.

Davanın Yankıları ve Gelecek

Barselona'daki bu dava, çocuk istismarı vakalarının ne denli karmaşık ve hassas olabileceğini bir kez daha gösteriyor. Aile içi şiddetin ve çocuklara yönelik kötü muamelenin çoğu zaman kapalı kapılar ardında yaşanması, tespitini ve müdahalesini zorlaştırıyor. Bu olay, komşuların, arkadaşların ve sağlık çalışanlarının dikkatli gözlemlerinin ne kadar önemli olduğunu vurgularken, aynı zamanda ihbar mekanizmalarının etkinliğinin artırılması gerekliliğini de ortaya koyuyor.

Yargı süreci devam ederken, kamuoyu adaletin tam olarak tecelli etmesini ve bebeğin geleceğinin güvence altına alınmasını bekliyor. Bu tür vakalar, toplumda çocuk hakları ve korunması konusunda farkındalığın artırılmasına yönelik çağrıları güçlendiriyor. Çocuk istismarı sadece mağdurun değil, tüm toplumun bir yarasıdır ve bu yaranın sarılması için devlet kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve her bireyin ortak sorumluluk alması gerekmektedir. Bebeğin maruz kaldığı travmanın ömür boyu sürecek etkileri göz önüne alındığında, bu davanın sonuçları, İspanya'daki çocuk koruma politikaları için de önemli bir emsal teşkil edebilir.

Etiketler:
#barcelona#bebek-istismar#aile-ii-iddet#hukuk
Paylaş: