Barselona sokaklarında ve kaldırımlarında "rider" olarak adlandırılan kuryelerin kontrolsüz ve tehlikeli bir şekilde dolaştığına dair yaygın bir algı bulunsa da, bu meslek grubunun gerçekten de bisiklet yollarında, yollarda veya kaldırımlarda özellikle olumsuz bir davranış sergileyip sergilemediği bilimsel yöntemlerle şimdiye kadar detaylıca incelenmemişti. Katalonya Kraliyet Otomobil Kulübü (RACC) bu boşluğu doldurmak üzere kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi ve şaşırtıcı olduğu kadar beklenen iki önemli sonuca ulaştı: Barselona'daki kuryelerin büyük çoğunluğu (%87) yasa dışı olarak modifiye edilmiş bisikletler kullanıyor ve genel olarak ciddi bir korunmasızlık içinde çalışıyorlar.
RACC'nin araştırması, kuryelerin trafikteki bireysel davranışlarından ziyade, kullandıkları araçların teknik özelliklerine ve çalışma koşullarının yarattığı risklere odaklanıyor. Çalışma, şehirdeki kuryelerin sadece hız ve dikkatsizlik sorunlarıyla değil, aynı zamanda kullandıkları bisikletlerin güvenlik standartlarına uygun olmaması ve iş güvencesinden yoksun olmaları gibi yapısal sorunlarla da mücadele ettiğini gözler önüne seriyor. Bu durum, hem kuryelerin kendi güvenliklerini hem de Barselona'nın yoğun şehir trafiğindeki diğer katılımcıların güvenliğini doğrudan tehdit ediyor.
Modifiye Bisikletlerin Tehlikesi ve Yasal Boşluklar
RACC'nin dikkat çekici bulgularından biri, Barselona'daki kuryelerin neredeyse %90'ının modifiye edilmiş bisikletler kullanması. Bu modifikasyonlar genellikle elektrikli bisikletlerin motor güçlerini yasal sınırların üzerine çıkarmayı veya hız kapasitelerini artırmayı içeriyor. İspanya'da elektrikli bisikletler için yasal azami motor gücü 250W ve azami destekli hız 25 km/s olarak belirlenmiştir. Bu sınırların üzerindeki araçlar, moped veya motosiklet kategorisine girer ve tescil, plaka, sigorta, sürücü belgesi ve kask gibi zorunlulukları beraberinde getirir. Ancak modifiye bisiklet kullanan kuryeler genellikle bu yasal gereklilikleri yerine getirmiyorlar.
Bu durum, hem kuryeler için yasal sorunlar yaratıyor hem de trafik güvenliği açısından ciddi riskler barındırıyor. Yasalara aykırı olarak modifiye edilmiş bir bisikletle kaza yapmak, sigorta kapsamı dışında kalma, ağır para cezaları ve hatta hukuki sorumluluk gibi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, bu tür bisikletlerin genellikle fren sistemleri ve şasileri artırılmış hıza uygun olmadığı için, kaza riski katlanarak artmaktadır. RACC, bu durumun hem kuryelerin hem de yayaların ve diğer sürücülerin hayatını tehlikeye attığını vurgulayarak, acil önlemler alınması gerektiğini belirtiyor.
"Korunmasızlık" Kavramı ve Gig Ekonomisinin Gölgesi
RACC raporunun bir diğer önemli sonucu ise kuryelerin "korunmasız" bir şekilde çalışması. Bu kavram, sadece fiziksel güvenlik ekipmanlarının eksikliğini değil, aynı zamanda platform ekonomisinin getirdiği iş güvencesizliğini de kapsıyor. İspanya'da "rider" olarak bilinen kuryeler, genellikle platform şirketleri tarafından "bağımsız çalışan" (autónomo) statüsünde istihdam ediliyorlardı. Bu durum, kuryelerin sosyal güvenlik haklarından (emeklilik, işsizlik, sağlık sigortası), asgari ücret garantisinden ve işten çıkarılma tazminatlarından mahrum kalmalarına neden oluyordu.
Bu duruma çözüm bulmak amacıyla İspanya hükümeti, 2021 yılında "Ley Rider" (Kurye Yasası) olarak bilinen bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu. Bu yasa, yemek dağıtım platformlarını, kuryeleri bağımsız çalışan yerine şirket çalışanı olarak istihdam etmeye zorluyordu. Ancak yasanın yürürlüğe girmesine rağmen, birçok platform ve kurye arasında bu konuda hala tartışmalar ve uyum sorunları yaşanmaktadır. Bazı platformlar İspanya pazarından çekilirken, bazıları da yasal boşlukları kullanarak farklı istihdam modelleri denemektedir. Bu yasal belirsizlik ve platformların "esneklik" arayışı, kuryelerin hala büyük ölçüde korunmasız kalmasına yol açmaktadır. Kuryeler, genellikle düşük ücretler, uzun çalışma saatleri ve platformların algoritma tabanlı performans baskısı altında çalışmak zorunda kalmaktadır.
Barselona'daki Durum ve Küresel Bağlam
Barselona, İspanya'nın en yoğun ve turist çeken şehirlerinden biri olarak, kurye hizmetlerine olan talebin yüksek olduğu bir merkezdir. Şehrin dar sokakları, yoğun yaya trafiği ve bisiklet yolları ağı, kuryelerin çalışma koşullarını daha da karmaşık hale getirmektedir. Ajuntament de Barcelona (Barselona Belediyesi), şehir içi mobiliteyi düzenlemek ve trafik güvenliğini artırmak için çeşitli önlemler alsa da, modifiye bisikletler ve kuryelerin çalışma koşulları gibi sorunlar hala çözüm beklemektedir. RACC'nin bu çalışması, Barselona'nın sadece kendi içinde değil, aynı zamanda küresel platform ekonomisinin yarattığı zorluklarla da yüzleştiğini gösteriyor.
Türkiye'de de benzer şekilde gig ekonomisi modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte kurye hizmetleri önemli bir sektör haline gelmiştir. Türk şehirlerinde de kuryelerin çalışma koşulları, iş güvenliği ve trafik kurallarına uyum gibi konularda benzer tartışmalar ve sorunlar yaşanmaktadır. Barselona'daki bu araştırma, platform ekonomisinin işçi hakları, trafik güvenliği ve şehir planlaması üzerindeki etkilerini küresel ölçekte yeniden değerlendirmek için önemli bir veri sunmaktadır. Kuryelerin sadece "çılgın sürücüler" olarak algılanması yerine, içinde bulundukları sistemik sorunların ve risklerin anlaşılması, daha adil ve güvenli bir çalışma ortamı yaratmanın ilk adımı olacaktır.

