Barselona’nın saygın kurumu Síndic de Greuges de Barcelona (Barselona Ombudsmanı), kentin karşı karşıya olduğu en acil sorunun evsizlik olduğunu açıkladı. Ombudsman David Bondia, Perşembe günü yıllık raporunu sunarken, bu sosyal meselenin sadece bir sosyal hizmetler sorunu olmaktan çıkıp, belediyenin tüm birimlerini kapsayan transversal (çok yönlü) bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı.
Bondia, Barselona Belediye Başkanı’nın liderliğinde, evsizlikle mücadele için kapsamlı bir öneri sunacağını duyurdu. Bu önerinin, yalnızca sosyal yardım programlarıyla sınırlı kalmayıp, konut politikalarından şehir planlamasına, istihdam desteklerinden ruh sağlığı hizmetlerine kadar geniş bir yelpazeyi içermesi bekleniyor. Kentin en savunmasız kesimini oluşturan evsiz bireylerin sorunlarına kalıcı çözümler bulmak, Bondia'ya göre, şehrin temel önceliği olmalı.
Ombudsman, evsizlik sorununa karşı atılacak adımlarda “çekim etkisi” (efecto llamada) korkusunun aşılması gerektiğini de belirtti. Bu terim, bir şehrin evsizlere yönelik iyileştirilmiş hizmetlerinin, başka yerlerden daha fazla evsizi çekebileceği endişesini ifade eder. Bondia bunun yerine, Barselona’nın başarılı politikalarıyla “ayna etkisi” (efecto espejo) yaratabileceğini, yani kentin iyi uygulamalarının metropol çevresindeki diğer belediyeler tarafından da örnek alınabileceğini savundu. Bu vizyon, sorunun bölgesel bir işbirliğiyle ele alınmasının önemini vurgulamaktadır.
Barselona'da Evsizlik Gerçeği ve Kurumsal Çabalar
Barselona, kültürel zenginliği ve turistik cazibesiyle tanınan bir metropol olsa da, son yıllarda artan evsizlik sorunuyla mücadele ediyor. Şehirdeki evsizlerin sayısı, ekonomik dalgalanmalar, artan konut fiyatları ve yetersiz sosyal destek mekanizmaları gibi faktörlerle birlikte yükselişte. Yerel sivil toplum kuruluşları ve belediye, bu soruna karşı çeşitli programlar yürütse de, David Bondia’nın raporu, mevcut çabaların yeterli olmadığını ve daha bütüncül bir stratejiye ihtiyaç duyulduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Barselona Ombudsmanlığı’nın 2025 yılı faaliyet raporuna göre, kurum toplamda 3.264 müdahalede bulundu. Bu müdahalelerin 1.623’ü şikayet, 1.596’sı danışmanlık hizmeti ve 17’si ise resen yapılan incelemelerden oluştu. Ombudsman Bondia, Ajuntament de Barcelona (Barselona Belediyesi)’na yapılan tavsiyelerin %72’sinin dikkate alındığını belirterek, kurumun şehir yönetimi üzerindeki etkisinin altını çizdi. Bu oran, ombudsmanlığın kentin yönetim süreçlerindeki denetleyici ve yönlendirici rolünün ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Evsizliğin Arka Planı ve Düşmanca Mimari
İspanya genelinde ve özellikle Barselona gibi büyük şehirlerde evsizlik, yalnızca barınma eksikliği değil, aynı zamanda derin sosyal dışlanma ve sağlık sorunlarıyla da iç içe geçen karmaşık bir problem. Arrels Fundació gibi kuruluşların verilerine göre, Barselona'da 1.000'den fazla kişi sokaklarda yaşıyor ve bu sayı her geçen gün artıyor. Bu bireylerin çoğu, ruhsal sağlık sorunları, bağımlılıklar, işsizlik ve aile içi şiddet gibi travmatik deneyimlerle mücadele ediyor.
Evsizlik sorununu derinleştiren bir başka faktör ise "düşmanca mimari" (arquitectura hostil) olarak bilinen uygulamalar. Şehirlerde, evsizlerin kamusal alanlarda uyumasını veya dinlenmesini engellemek amacıyla tasarlanan banklar, sivri uçlu yüzeyler veya bölümlere ayrılmış alanlar gibi unsurlar giderek yaygınlaşıyor. Orijinal haberde bahsedilen Arrels Fundació raporu, Barselona'da 1.500'den fazla düşmanca mimari öğesi tespit edildiğini ortaya koyuyor. Bu tür uygulamalar, evsizlerin zaten kırılgan olan durumlarını daha da kötüleştirerek, onları toplumdan daha fazla izole ediyor ve temel insan haklarını ihlal ediyor.
Geleceğe Yönelik Etkiler ve Çözüm Yolları
David Bondia’nın evsizliğe yönelik metropol ve çok yönlü yaklaşım çağrısı, Barselona için önemli bir dönüm noktası olabilir. Bu tür bir strateji, sadece semptomları değil, evsizliğe yol açan kök nedenleri ele almayı hedefleyecektir. Konut krizi, özellikle uygun fiyatlı konut eksikliği, İspanya'da evsizliği tetikleyen en büyük faktörlerden biri. Bu bağlamda, boş konutların değerlendirilmesi, sosyal konut projelerinin artırılması ve kira kontrolleri gibi politikalar, sorunun çözümünde kritik rol oynayabilir.
Ombudsman’ın vurguladığı gibi, Barselona’nın bu alandaki başarısı, İspanya’nın diğer büyük şehirleri ve hatta Avrupa genelindeki benzer sorunlarla mücadele eden kentler için bir model teşkil edebilir. Türkiye’de de büyük şehirlerde evsizlik sorunu giderek artmakta olup, Barselona’nın deneyimleri ve çözüm önerileri, Türk şehirleri için de ilham verici olabilir. Evsizlik, modern toplumların en büyük sınavlarından biri olmaya devam ederken, Barselona’nın bu kritik çağrısı, insan onurunu merkeze alan, kapsamlı ve işbirliğine dayalı çözümlerin gerekliliğini bir kez daha hatırlatıyor.


