🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

Barselona L9 Metro Çöküntüsü: Mağdurlar Toplu Dava Açarken Anlaşma Kapısı Açık Kalıyor

8 Eylül 2026, Salı
5 dk okuma
Kaynak: Betevé
Barselona L9 Metro Çöküntüsü: Mağdurlar Toplu Dava Açarken Anlaşma Kapısı Açık Kalıyor

Barselona'da L9 metro hattı inşaatı sırasında meydana gelen büyük çöküntü (esvoranc) nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan mağdurlar, Katalonya Özerk Yönetimi (Generalitat) ile görüşmelerini yoğunlaştırırken, aynı zamanda maddi, kişisel ve ekonomik zararlarının tazmini için toplu bir dava açma kararı aldı. Avukatları Carmen Pérez Pozo Toledo liderliğindeki mağdurlar, hukuki süreci başlatmalarına rağmen, taraflar arasında uzlaşmanın hala en tercih edilen yol olduğunu belirtiyor. Bu gelişme, Barselona'nın Putxet bölgesinde aylardır süregelen mağduriyetin çözümüne yönelik önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Mağdurların avukatı Carmen Pérez Pozo Toledo, 15 Eylül Salı günü Generalitat ile yeniden masaya oturacaklarını, ancak bu görüşmeler devam ederken Çarşamba veya Perşembe günü toplu dava dilekçesini resmi olarak sunacaklarını açıkladı. Pérez Pozo, davanın "canlı bir dava" olduğunu, zira talep edilen tazminat miktarının henüz kesinleşmediğini ve her gün yeni mağdurların kendilerini temsil etmeleri için başvurduğunu ifade etti. Hukuki sürecin temelini "culpa in vigilando" (denetimdeki kusur) ilkesi oluşturuyor. Avukat, "Bir işi ihale ettiğinizde, düzgün yapıldığını denetlemeniz gerekir. Bu olmadı, aksi takdirde çöküntü yaşanmazdı" diyerek, zararın sorumluluğunun denetim eksikliğinden kaynaklandığını vurguladı. Mağdurların önceliğinin sadece para olmadığını, evlerine geri döndüklerinde eskisi gibi bir yaşamlarının olup olmayacağını bilmek istediklerini de ekledi.

Anlaşma Yolu ve Generalitat'ın Yaklaşımı

Toplu dava açılmasına rağmen, mağdurların yasal temsilcileri, yargı yolunun en iyi seçenek olmadığını ısrarla belirtiyor. Avukat Pérez Pozo, "Hiçbir tarafın mahkemeye gitmek işine gelmez. Bu yavaş bir süreç. Bir anlaşmaya varacağımızdan eminim" sözleriyle uzlaşma umutlarını dile getirdi. Anlaşma sağlanması durumunda, Generalitat'ın hukuki eylemi devralacağını ve tazminatların hem idarenin hem de müteahhit firmaların sigorta şirketleri tarafından karşılanacağını, böylece kamu kaynaklarının kullanılmayacağını vurguladı. Bu durum, vergi mükelleflerinin üzerindeki yükü hafifletme potansiyeli taşıyor ve sürecin daha hızlı ilerlemesine olanak tanıyabilir.

Mağdurların oluşturduğu platform, Generalitat ile ilk görüşmelerine Temmuz ayında başlamıştı. Bu ilk toplantıda, tazminat parametrelerini netleştirecek bir "çerçeve sözleşme" talep edilmişti. Ancak şu ana kadar varılan tek somut anlaşma, henüz sözleşmesi müzakere aşamasında olan bir üniversite ile dışarıdan bir teknik uzman atanması oldu. Katalonya Bölgesel Yönetimi Çevre ve Bölgesel Planlama Bakanı Sílvia Paneque, Salı günü yaptığı açıklamada, toplu dava niyetinden haftalar öncesinden haberdar olduklarını belirtti. Hükümetin, çatışmanın mahkemelere taşınmasını önlemek için mağdurlarla görüşmeleri sürdürdüğünü ve bu süreçte aileler için ek maliyet yaratmaması adına finansman mekanizmalarını devreye soktuğunu ifade etti. Paneque, mağdurların yasal yollara başvurma hakkını saygıyla karşıladıklarını, zira olayın onların hayatları üzerinde "açık bir etkisi" olduğunu kabul etti ve Generalitat'ın uzlaşma yoluyla konuyu çözmek için çalışacağını yineledi.

Barselona'nın Büyük Altyapı Projesi: L9 Metro Hattı ve Çöküntünün Kökenleri

Barselona'daki L9 metro hattı, Avrupa'nın en uzun otomatik metro hatlarından biri olma özelliğini taşıyor ve şehrin ulaşım altyapısı için stratejik bir öneme sahip. İnşaatı on yıllardır süren ve yüksek maliyetleriyle sıkça gündeme gelen bu proje, teknik zorlukları ve finansal engelleriyle biliniyor. 2000'lerin başında başlayan ve çeşitli aşamalarda açılan hat, şehir merkezini El Prat Havalimanı ve diğer önemli bölgelerle bağlıyor. Ancak, projenin karmaşıklığı, Barselona'nın değişken jeolojik yapısı ve yeraltı su seviyeleri, geçmişte de benzer sorunlara yol açmıştı. Putxet bölgesindeki çöküntü, bu büyük altyapı projesinin risklerini ve planlama ile denetim süreçlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Bu tür büyük altyapı projelerinde meydana gelen kazalar ve gecikmeler, genellikle öngörülen maliyetlerin ve zaman çizelgelerinin aşılmasına neden olur. Avrupa genelinde, büyük projelerin %70'inden fazlasının bütçe ve zaman hedeflerini tutturamadığı belirtilirken, bu durumun en büyük nedenlerinden biri beklenmedik jeolojik sorunlar ve yetersiz denetimdir. Barselona'daki L9 projesi de bu bağlamda, başlangıçta öngörülen maliyetleri ve tamamlanma sürelerini defalarca aşmıştır. Türkiye'de de İstanbul gibi büyük şehirlerde metro ve tünel inşaatları sırasında benzer zemin hareketleri veya çöküntüler yaşanabilmektedir. Örneğin, Marmaray veya Avrasya Tüneli gibi projelerin yapım süreçlerinde de çevresel etkiler ve zemin sorunları zaman zaman gündeme gelmişti. Barselona'daki bu olay, kentsel dönüşüm ve altyapı projelerinin planlama, denetim ve uygulama aşamalarında ne kadar titiz olunması gerektiğini göstererek, Türkiye'deki ilgili kurumlar ve inşaat firmaları için de önemli dersler barındırıyor.

Mağdurların Yaşadığı Moral ve Ekonomik Yıkım

İki aydan uzun süredir otellerde veya geçici konutlarda yaşayan mağdurlar için durum oldukça zorlayıcı. Avukat Carmen Pérez Pozo, birçok komşunun yaşadığı karmaşık durumu şu sözlerle anlattı: "Evdeki mahremiyetleri yok, çocuklar şimdi ödevlerini otel lobisinde yapmak zorunda kalıyor." Bu durum, ailelerin günlük rutinlerini alt üst ederken, özellikle çocuklar üzerinde derin psikolojik etkiler bırakıyor. İşletmelerin gelir kayıpları, kiracıların belirsizliği gibi doğrudan ekonomik etkilerin yanı sıra, avukatın "telafisi mümkün olmayan" olarak nitelendirdiği bir moral hasarın da oluştuğu belirtiliyor. Örneğin, Verona pizzacısı gibi işletmelerin yaşadığı kayıplar ile tek başına bir kiralık dairede yaşayan bir kişinin durumu arasında farklar olduğunu ve her vakanın bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Mağdurlar, yaz sonrası normale döneceklerini umarken, şimdi bir geri dönüş tarihi bile olmadığını görüyorlar. Avukat, "Normallik, inşaat bittiğinde değil, insanların burada bir çöküntü yaşandığını unuttuğu zaman gelecek" diyerek sürecin psikolojik boyutuna dikkat çekiyor. Mağdur topluluğu "üzgün, endişeli ve öfkeli" bir ruh hali içinde. İşletme sahipleri, personelleri, kredileri ve borçlarıyla boğuşurken, kendilerine sunulan tek çözümün kredi çekmek olması büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Mağdurları temsil eden platform, bu zorlu süreçte bir "sınırlama görevi" üstlenmeye çalışıyor. Avukat, "Biz dışarıdan bir göz olarak onlara tüm bunların bir sonu olacağını söylüyoruz. Ancak bazı insanlar hiçbir zaman tamamen iyileşemeyecek. Moral hasarı tamamen telafi etmek imkansızdır" diyerek, yaşananların uzun süreli etkilerine işaret etti. Generalitat'ın önceliğinin şu anda çöküntünün nedenlerini ve inşaatın nasıl devam edeceğini belirlemek gibi teknik konulara odaklanması, mağdurların ise "yan etkiler" olarak görüldüğü eleştirisi yapılıyor. Mağdurlar, kendi durumlarının öncelikli olarak ele alınmasını ve yaşamlarının normale dönmesi için somut adımlar atılmasını talep ediyor.

Etiketler:
#barselona#l9-metro#knt#dava#inaat
Paylaş:
Kaynak: Betevé