İspanya'nın gözde şehirlerinden Barselona (Barcelona), iklim değişikliğinin ve kentsel yapılaşmanın getirdiği yeni bir tehlikeyle karşı karşıya: geceleri yükselen sıcaklıklar, gündüz sıcaklarından daha fazla ölüme neden oluyor. Katalonya Politeknik Üniversitesi (Universitat Politècnica de Catalunya - UPC) tarafından yapılan ve geçtiğimiz Perşembe günü kamuoyuna sunulan iki yeni bilimsel çalışma, bu çarpıcı gerçeği ortaya koydu. Araştırmalar, Barselona'da gece sıcaklıklarının artışının, insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin ve buna bağlı ölüm oranlarının gündüz sıcaklıklarından daha kritik olduğunu gözler önüne seriyor. Bu durum, özellikle şehirlerdeki "kentsel ısı adası" etkisinin ve yetersiz deniz melteminin (marinada) bir sonucu olarak belirtiliyor.
UPC'ye bağlı Arazi Politikası ve Değerleme Merkezi (Centre de Política del Sòl i Valoracions - CPSV) tarafından yürütülen çalışmalar, Barselona'nın 1971'den bu yana ortalama sıcaklığının 3°C'den fazla arttığını gösteriyor. Ancak bu artış, gün içinde ve gece saatlerinde oldukça farklılık gösteriyor. Özellikle gece saatlerindeki ısınma, tam 3,87°C'lik bir yükselişle dikkat çekiyor. Bu oran, Barselona'yı küresel ısınma açısından bir "sıcak nokta" haline getiriyor; zira şehrin ortalama 3,22°C'lik ısınma değeri, İspanya ortalaması olan 1,96°C'nin, Akdeniz bölgesi ortalaması olan 1,83°C'nin ve hatta dünya ortalaması olan 1,29°C'nin oldukça üzerinde seyrediyor. Bu veriler, Barselona'nın iklim değişikliğinden beklenenden çok daha hızlı ve yoğun bir şekilde etkilendiğini kanıtlıyor.
Kentsel Isı Adası Etkisi ve Sağlık Riskleri
Gece sıcaklıklarının bu denli yüksek seyretmesindeki temel nedenlerden biri, "kentsel ısı adası" (urban heat island) etkisi olarak gösteriliyor. Şehirlerin yoğun yapılaşması, geniş asfalt ve beton yüzeylerin ısıyı emip gece boyunca yayması, düşük albedo (yüzeylerin güneş ışığını yansıtma kapasitesi) ve yeşil alanların yetersizliği, şehrin doğal yollarla serinlemesini engelliyor. Normalde, kıyı şehirlerinde etkili olan deniz meltemi (marinada), özellikle yaz aylarında serinletici bir etki yaratırken, Barselona'da bu meltemin yeterince etkili olmaması gece sıcaklıklarının düşmemesine katkıda bulunuyor. Bu durum, şehirde yaşayanların dinlenmek ve vücutlarını yenilemek için ihtiyaç duydukları serin ortamdan mahrum kalmalarına yol açıyor.
Yüksek gece sıcaklıkları, insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratıyor. Uyku kalitesinin düşmesi, dehidrasyon (sıvı kaybı), kardiyovasküler (kalp-damar) sistem üzerindeki yükün artması ve solunum yolu hastalıklarının kötüleşmesi gibi sorunlar, özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve sosyoekonomik açıdan dezavantajlı gruplar için hayati risk taşıyor. Vücudun gece serinleyememesi, organların sürekli bir stres altında kalmasına ve bu durumun zamanla ölümcül sonuçlar doğurmasına neden olabiliyor. UPC araştırmacıları, bu riskleri vurgulamak amacıyla "sağlık ısı dalgaları" (onades de calor sanitàries) gibi yeni bir terimin kullanılmasını öneriyor; bu terim, gündüz ve gece ısı dalgalarının farklı sağlık etkilerini ayırt etmeyi amaçlıyor.
Barselona'da Gece Sıcaklığına Bağlı Ölümler ve Küresel Bağlam
UPC'nin sunduğu veriler, gece sıcaklıklarının ölümcüllüğünü çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. 2007 ile 2018 yılları arasında Barselona'da gece sıcaklıklarına bağlı olarak 721 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Aynı dönemde gündüz sıcaklıklarına atfedilen ölüm sayısı ise 571 olarak kaydedildi. Bu istatistikler, gece sıcaklıklarının yarattığı riskin, gündüz sıcaklıklarının riskinden önemli ölçüde daha yüksek olduğunu açıkça gösteriyor. İnsan vücudu, gün boyunca maruz kaldığı sıcak stresini gece dinlenerek atlatma eğilimindedir; ancak sıcak geceler bu doğal iyileşme sürecini engeller ve bireyleri sürekli bir termal stres altında bırakır.
Barselona'da yaşanan bu durum, aslında küresel iklim değişikliğinin Akdeniz havzası üzerindeki etkilerinin somut bir örneğidir. Akdeniz bölgesi, Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporlarına göre iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden biri olarak gösteriliyor. Türkiye de Akdeniz iklim kuşağında yer aldığından, İstanbul, İzmir, Adana gibi büyük şehirlerinde benzer "kentsel ısı adası" etkileri ve gece sıcaklık artışları gözlemleniyor. Özellikle yaz aylarında Türkiye'de de yaşanan sıcak hava dalgaları, büyük şehirlerdeki yaşlı ve kronik hastalığı olan nüfus üzerinde ciddi sağlık riskleri oluşturarak ölüm oranlarını artırabiliyor. Bu nedenle Barselona'nın deneyimleri, Türkiye gibi benzer coğrafi ve iklimsel özelliklere sahip ülkeler için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Barselona'daki bu bilimsel bulgular, şehir planlaması ve halk sağlığı politikalarında acil değişiklikler yapılması gerektiğini vurguluyor. Gelecekteki sıcak hava dalgalarının etkilerini azaltmak için şehirlerde yeşil alanların artırılması, su öğelerinin (fıskiyeler, havuzlar) entegrasyonu, binalarda ısıyı yansıtan ve yalıtımlı malzemelerin kullanılması gibi "mavi-yeşil altyapı" çözümleri hayati önem taşıyor. Ayrıca, şehirlerin daha az beton ve asfalt kullanılarak, daha geçirgen yüzeylerle tasarlanması, toprağın nefes almasına ve doğal serinleme süreçlerinin işlemesine olanak tanıyacaktır. Barselona Belediyesi gibi yerel yönetimlerin bu konudaki farkındalığı artırması ve vatandaşları gece sıcaklıklarının riskleri konusunda bilgilendirmesi de büyük önem arz ediyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadelede sadece sıcaklık artışlarını değil, bu artışların günün hangi saatlerinde meydana geldiğini ve sağlık üzerindeki spesifik etkilerini de dikkate alan bütüncül stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Bu yaklaşım, sadece Barselona için değil, benzer sorunlarla boğuşan tüm küresel şehirler için bir yol haritası sunabilir.



