🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

Barselona'da Evsizlik Krizi Derinleşiyor: Barınma Gruplarından Tahliye Protestosu

30 Mart 2026, Pazartesi
4 dk okuma
Kaynak: Betevé
Barselona'da Evsizlik Krizi Derinleşiyor: Barınma Gruplarından Tahliye Protestosu

Barselona'da, derme çatma yerleşimlerde (assentaments) yaşayan savunmasız kişilere yönelik artan tahliye dalgası, kentin sivil toplum kuruluşlarını harekete geçirdi. Catalunya (Katalonya) Konut Sendikaları Konfederasyonu (COSHAC) çatısı altında toplanan yaklaşık otuz barınma hakkı örgütü, Barselona Belediyesi'ne (Ajuntament de Barcelona) acil bir çağrıda bulunarak, tüm tahliyelerin derhal durdurulmasını ve bu yerleşimlerde yaşayan insanların haklarını ve güvenliğini garanti altına alacak kapsamlı bir "şok planı" uygulanmasını talep etti. Bu çağrı, Barselona'nın merkezindeki Plaça de Sant Jaume'de düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu ve kentin kronikleşen konut sorununa dikkat çekti.

COSHAC sözcüsü Marta Espriu, basın toplantısında Barselona genelinde, özellikle de Sagrera bölgesinde, derme çatma yerleşimlerin tahliyelerinin artmasından duydukları derin endişeyi dile getirdi. Espriu, geçtiğimiz hafta Pont del Treball Digne çevresindeki büyük bir yerleşimde yaşanan tahliyeyi örnek göstererek, "Sant Agustí Caddesi'ndeki Txema'nın tahliyesini durdurmaya çalışırken, Belediye, Sagrera'ya 200 kişiyi tahliye etmek üzere 10'dan fazla çevik kuvvet aracı gönderdi" sözleriyle durumu eleştirdi. Bu olay, belediyenin bir yandan bireysel tahliyeleri durdurma çabası gösterirken, diğer yandan yüzlerce kişinin yaşadığı toplu yerleşimleri zorla boşaltma politikalarını sürdürdüğünü gözler önüne serdi.

Sagrera'daki Başka Bir Yerleşim İçin Yasal Mücadele

Sagrera Konut Sendikası'ndan (Sindicat d'Habitatge de la Sagrera) Marcel Minoves, şu anda özellikle yakındaki bir başka yerleşimin yaklaşan tahliyesinin kendilerini endişelendirdiğini belirtti. Eski Sagrera istasyonunun hemen yanında, Baixada de la Sagrera'da bulunan bu yerleşimde yaklaşık yetmiş kişi yaşıyor. Minoves'in açıklamalarına göre, bu sakinler de tahliye edilecekleri konusunda uyarılmış durumda ve durumları giderek daha belirsiz bir hal alıyor. Bu yerleşimde hasta, hayvan sahibi ve hareket kısıtlılığı olan kişilerin bulunduğu vurgulanarak, tahliyenin bu savunmasız gruplar üzerindeki yıkıcı etkileri konusunda endişeler dile getirildi.

Barınma hakları örgütleri, böyle bir tahliyenin gerçekleşmesi halinde Barselona Belediyesi'nin "eşit muamele ve ayrımcılık yapmama yasasını" (ley de igualdad de trato y no discriminación) ihlal edeceğine inanıyor. Bu gerekçeyle, tahliyeyi durdurmak amacıyla idari bir temyiz başvurusu (recurs d'alçada) yaptıklarını açıkladılar. "Recurs d'alçada", bir idari kararın, ilgili idari yollar tükenmediğinde hiyerarşik olarak üst bir organ tarafından gözden geçirilmesi ve iptal edilmesi talebidir. Kuruluşlar, bu özel yerleşimdeki durumun tam da bu yasal tanıma uyduğunu savunarak, belediyenin yasal prosedürleri tam olarak uygulamadan tahliye yoluna gittiğini iddia ediyor.

Barselona'nın Konut Krizi ve Arka Planı

Barselona, son yıllarda artan turizm ve emlak spekülasyonu nedeniyle Avrupa'nın en pahalı şehirlerinden biri haline geldi. Şehirde konut fiyatları ve kiralar astronomik seviyelere ulaşırken, düşük gelirli ve işsiz kesimler için uygun fiyatlı konut bulmak neredeyse imkansız hale geldi. Bu durum, özellikle göçmenler, işsizler ve sosyal yardıma muhtaç bireyler gibi kırılgan grupları, kentin çeperlerinde veya terk edilmiş alanlarda derme çatma yerleşimler kurmaya itiyor. Barselona Belediyesi'nin tahminlerine göre, şehirde 2023 itibarıyla yaklaşık 1.066 kişi sokakta yaşıyor ve bu sayı, derme çatma yerleşimlerde yaşayanları tam olarak yansıtmıyor. Bu yerleşimler, genellikle elektriksiz, susuz ve temel hijyen koşullarından yoksun, insan onuruna yakışmayan yaşam alanları sunuyor.

İspanya genelinde konut hakkı, anayasal bir ilke olmasına rağmen, pratik uygulamada ciddi sorunlarla karşılaşıyor. Ülkedeki evsizlik ve yoksulluk oranları, özellikle 2008 ekonomik krizinden bu yana artış gösterdi. Resmi istatistiklere göre, İspanya'da yaklaşık 33.000 kişi evsiz olarak kabul ediliyor ve bu rakam, gizli evsizliği (örneğin, derme çatma yerleşimlerde yaşayanlar) içermemektedir. Benzer sorunlar, Türkiye'nin büyük şehirlerinde de kentsel dönüşüm ve göçle birlikte ortaya çıkan gecekondu bölgeleri ve barınma sorunları ile paralellik göstermektedir. Her iki ülkede de, yerel yönetimlerin yalnızca tahliye etmek yerine, bu insanlara sürdürülebilir ve insancıl barınma çözümleri sunması gerektiği konusunda sivil toplum kuruluşları ortak bir çağrıda bulunmaktadır.

Sosyal Konut Politikalarının Önemi ve Etki Analizi

Uzmanlar, Barselona Belediyesi'nin tahliye politikalarının kısa vadeli çözümler sunduğunu ancak sorunun kök nedenlerini ele almadığını belirtiyor. Konut hakları aktivistleri, belediyenin insan odaklı bir yaklaşım benimseyerek, tahliyeler yerine sosyal konut projelerini hızlandırması, geçici barınma merkezlerinin kapasitesini artırması ve bu yerleşimlerde yaşayan kişilere sosyal entegrasyon programları sunması gerektiğini vurguluyor. Özellikle hasta, yaşlı veya engelli bireylerin tahliyesi, uluslararası insan hakları sözleşmelerine aykırı düşebilecek ciddi etik ve yasal sorunları beraberinde getirmektedir.

COSHAC ve diğer barınma hakları örgütlerinin bu protestoları ve yasal girişimleri, Barselona Belediyesi üzerinde önemli bir baskı oluşturmayı hedefliyor. Bu eylemlerin, kamuoyunda farkındalık yaratması ve belediyeyi mevcut politikalarını gözden geçirmeye zorlaması bekleniyor. Uzun vadede, Barselona gibi büyük şehirlerin, herkesin insanca yaşayabileceği uygun fiyatlı konutlara erişimini garanti altına alan sürdürülebilir ve kapsayıcı konut politikaları geliştirmesi elzemdir. Aksi takdirde, kentsel gelişim ve turizmden elde edilen faydalar, toplumun en kırılgan kesimlerinin dışlanması pahasına gerçekleşmeye devam edecektir.

Etiketler:
#barcelona#evsizlik#tahliye#konut#protesto
Paylaş:
Kaynak: Betevé