🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

Barselona, 30 Yıl Sonra Dünya Mimarlık Kongresi'ne Ev Sahipliği Yapıyor: Geleceğin

29 Haziran 2026, Pazartesi
4 dk okuma
Barselona, 30 Yıl Sonra Dünya Mimarlık Kongresi'ne Ev Sahipliği Yapıyor: Geleceğin

Otuz yıl aradan sonra, Dünya Mimarlık Kongresi (Congreso Mundial de Arquitectos) kapılarını yeniden Barselona'da açtı. CCIB (Centre de Convencions Internacional de Barcelona) ev sahipliğinde dört gün sürecek bu prestijli etkinlik, 130'dan fazla ülkeden yaklaşık 10.000 katılımcıyı bir araya getirmeyi hedefliyor. 'Devenir. Geçiş Halindeki Bir Gezegen İçin Mimarlıklar' teması altında düzenlenen uluslararası buluşma, iklim acil durumu, konut krizi, sürdürülebilirlik ve malzemelerin döngüselliği gibi günümüzün en kritik konularının yanı sıra, küçük ve büyük ölçekli kamusal alanların evrimi gibi temel meseleleri ele alıyor.

Kongre komiserlerinden Pau Sarquella, ACN'ye (Catalan News Agency) yaptığı açıklamada, "Geçiş halindeki bir gezegenin geleceğini tartışmak üzere bu kadar yüksek seviyeli konuşmacı programını bir araya getirmek nadiren başarılmıştır" diyerek etkinliğin önemini vurguladı. Barselona'nın Dünya Mimarlık Başkenti unvanını taşıdığı bu dönemde gerçekleşen kongre, 250'den fazla uluslararası konuşmacıyı 40'tan fazla genel oturum, panel, açık forum, atölye çalışması, araştırma sunumu ve ödül töreninde ağırlayacak.

Katılımcılar arasında, mimarlık dünyasının önde gelen isimleri ve stüdyoları yer alıyor. Lacaton & Vassal, Shigeru Ban, Amateur Architecture Studio ve Architecten Jan de Vylder Inge Vinck gibi uluslararası referans noktası kabul edilen stüdyoların yanı sıra, Montjuïc fuar alanının gelecekteki Çok Amaçlı Sarayı'nın projesini yürüten Şilili mimar Smiljan Radić gibi önemli şahsiyetler de kongrede boy gösterecek. Bu isimler, mimarlığın sadece estetik değil, aynı zamanda toplumsal ve çevresel sorunlara çözüm üreten bir disiplin olduğu yönündeki ortak görüşü pekiştirecek.

Mekanlar ve Kamusal Katılım

Kongre'nin ana merkezi CCIB olmakla birlikte, Barselona'nın farklı ikonik mekanları da etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Şehrin tarihi sanayi mirasının bir parçası olan Tres Xemeneies (Üç Baca), merkezi sergiye, akşamları düzenlenen Açık Forum buluşmalarına ve şenlikli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Ayrıca, DHub Barcelona (Barselona Tasarım Müzesi), ücretsiz ve halka açık erişimiyle, dünyanın en önemli mimarlık kolejleri, kurumları ve dernekleriyle bağlantılı söyleşilere, tartışmalara ve aktivitelere ev sahipliği yapacak. Bu platformlar arasında UIA (Uluslararası Mimarlar Birliği) Doğal ve İnsan Kaynaklı Afetler Komitesi, Miras ve Kültürel Kimlik Komitesi ile Uluslararası Mimarlık Eleştirmenleri Komitesi (CICA) gibi önemli yapılar bulunuyor. Bu tür halka açık alanların kullanımı, mimarlığın sadece profesyonellerin değil, tüm toplumun meselesi olduğunu vurguluyor.

Komiser Sarquella, konuşmacıların "üretilmekte olan mimarlıklar ve bu geçiş halindeki gezegen için gelecekte geliştirilmesi gerekenler" üzerine yapacakları tartışmaların hayati önem taşıdığını belirtiyor. Bu bağlamda, ekoloji, iklim değişikliği, binaların karbon ayak izini azaltma, enerji ve malzemelerin geri dönüşümü, konut krizi ve bakım gibi çok sayıda konunun ele alınacağını açıklıyor. Bu konular, özellikle Türkiye gibi hızla kentleşen ve doğal afet riski taşıyan ülkeler için de büyük önem arz ediyor. Türkiye'de sürdürülebilir mimarlık uygulamaları, kentsel dönüşüm projeleri ve afetlere dayanıklı yapılar inşa etme konuları, Mimarlar Odası ve ilgili sivil toplum kuruluşları tarafından sürekli gündemde tutuluyor.

30 Yıl Sonraki Değişen Bakış Açısı

Bu, Dünya Mimarlık Kongresi'nin Barselona'da düzenlenen ikinci edisyonu. Üç yılda bir gerçekleşen kongrenin ilki 1996 yılında düzenlenmiş ve Sarquella'nın ifadesiyle "çok başarılı" geçmişti. Ancak, aradan geçen otuz yılın ardından sektörün karşı karşıya olduğu zorlukların çok farklı olduğunu da vurguluyor. Sarquella, 1996'daki kongreyi hatırlatarak, "1996'da 'yıldız' mimarlar olarak adlandırılan kişiler vardı. Guggenheim'ın açılışından önceki bir dönemdi ve tüm şehirler, haritada yerlerini almak için abartılı formlara sahip anıtsal binalar istiyordu" diyor. Günümüz mimarlığını ise şöyle karşılaştırıyor: "Şimdi yapılan mimarlık çok daha kolektif, çok daha vatandaşlar için düşünülmüş ve şehirlerin ve gezegenin yaşam koşullarını iyileştirmeyi amaçlıyor."

Bu değişim, mimarlığın sadece estetik bir ifade biçimi olmaktan çıkıp, toplumsal ve çevresel sorumlulukları ön planda tutan bir disiplin haline geldiğini gösteriyor. 1996'da "bina heykelleri" üzerine odaklanılırken, günümüzde kaynak verimliliği, sosyal adalet, erişilebilirlik ve iklim direnci gibi kavramlar merkeze oturtuluyor. Barselona'nın kendisi de, Cerdà Planı'ndan Olimpiyat Oyunları sonrası kentsel dönüşüme kadar, kamusal alan ve yaşam kalitesini önceliklendiren bir şehir planlama geleneğine sahip. Bu kongre, Barselona'nın bu alandaki deneyimlerini paylaşması ve küresel sorunlara ortak çözümler üretilmesi adına önemli bir platform sunuyor. Kongre, mimarlığın gelecekteki rolünü, teknolojik yenilikler, sürdürülebilir malzemeler ve katılımcı tasarım süreçleri ışığında yeniden tanımlayarak, daha yaşanabilir ve dirençli şehirler inşa etme vizyonunu güçlendirmeyi amaçlıyor.

Etiketler:
#barselona#mimarlk#kongre#srdrlebilirlik#ehir-planlama
Paylaş: