🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

Barselona'da Çocuklara Yönelik Şiddet Mahkemesi 7 Ayda 1.700 Davaya Baktı: Kaynak

25 Temmuz 2026, Cumartesi
5 dk okuma
Kaynak: Betevé
Barselona'da Çocuklara Yönelik Şiddet Mahkemesi 7 Ayda 1.700 Davaya Baktı: Kaynak

Barselona'da bu yıl faaliyetine başlayan yeni Çocuk ve Ergenlere Yönelik Şiddet Mahkemesi, yedi aylık kısa bir süre zarfında 1.700'den fazla davayı ele alarak dikkat çekici bir vaka yüküyle karşı karşıya kaldı. Bu davaların 27'si, "sumaris" olarak adlandırılan, yani özellikle ağır ve karmaşık nitelikteki ön soruşturması tamamlanmış dosyaları oluşturuyor. Bu sayı, sıradan bir soruşturma mahkemesinin altı ayda ortalama dört adet benzer dava görmesiyle kıyaslandığında, yeni mahkemenin karşılaştığı yoğunluğun ve vakaların ciddiyetinin boyutlarını gözler önüne seriyor.

Mahkemenin bu yoğun gündemi, çocuk ve ergenlere yönelik şiddet vakalarının İspanya genelinde ve özelde Barselona'da ne kadar yaygın olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Yeni kurulan bu ihtisas mahkemesi, çocukların adalet sistemindeki konumunu güçlendirmeyi ve onların özel ihtiyaçlarına uygun bir yargılama süreci sunmayı hedefliyor. Ancak, mevcut kaynakların bu ağır yükü kaldırmakta yetersiz kalması, sistemin etkinliği konusunda ciddi endişelere yol açıyor.

Artan Vaka Yükü ve Kaynak Talepleri

Barselona Temyiz Mahkemesi Başkanı Cristina Ferrando, mahkemenin karşılaştığı bu olağanüstü vaka yükü karşısında acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Ferrando, mahkemenin yakın zamanda ek bir yargıç ve daha fazla memurla takviye edilmesi gerektiğini, gelecekte ise bu bölüm için ikinci bir kadronun kalıcı hale getirilmesinin elzem olduğunu belirtti. Bu talepler, "yeni yargısal etkinlik yasası" (Ley de Eficiencia Procesal) çerçevesinde, yargı süreçlerinin daha hızlı ve verimli işlemesini sağlamak amacıyla gündeme geldi. Ferrando, bu vakaların "hassas kurbanlar" ve "öncelikli davalar" olduğunu, dolayısıyla "özel bir özveri ve daha fazla kaynak" gerektirdiğini hatırlattı.

Yeni kurulan bu yargı birimi, yalnızca fiziksel veya cinsel şiddet gibi doğrudan şiddet suçlarını değil, aynı zamanda nafaka ödememe gibi çocukları mağdur eden diğer suçları da ele alıyor. Bu geniş yetki alanı, mahkemenin çocukların refahını ve haklarını kapsayıcı bir şekilde koruma misyonunu yansıtıyor. Ancak, tek bir yargıç ve sınırlı personel ile bu kadar geniş bir yelpazedeki vakalara yeterli özenin gösterilmesi oldukça zorlu bir görev haline geliyor.

Tek Yargıçlı Sistem ve Sürekli Nöbet

Barselona'daki bu özel mahkeme, Katalonya (Catalunya) genelindeki tek benzer yargı birimi olması nedeniyle benzersiz bir zorlukla karşı karşıya. Bu durum, mahkemenin tek yargıcının Pazartesi'den Cuma'ya kadar her gün sürekli nöbet tutmasını gerektiriyor. Yargıcın nöbetçi olmadığı zamanlarda ise, yeni vakalar nöbetçi soruşturma mahkemeleri tarafından devralınıyor. Bu durum, çocuklara yönelik şiddet davalarının uzmanlaşmış bir yargıç tarafından sürekli olarak takip edilmesini zorlaştırarak, vaka takibinde ve mağdurlara yönelik hassas yaklaşımda aksaklıklara yol açma potansiyeli taşıyor.

Bu yeni yargı kadrosunun ele aldığı önemli davalardan biri, ebeveynleri tarafından istismar edildiği iddia edilen ve Vall d'Hebron Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesinde tedavi gören bir bebeğin davasıydı. Bu tür vakalar, çocuklara yönelik şiddetin ne kadar acımasız olabileceğini ve yargı sisteminin bu hassas davalara özel bir dikkatle yaklaşmasının ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, çocuk istismarı vakalarının büyük bir çoğunluğunun hastanelerde tespit edildiğini belirtiyor; bu da sağlık kuruluşlarının, potansiyel mağdurları belirlemede ve ilgili yargı birimlerine yönlendirmede kilit bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Arka Plan ve Türkiye ile Karşılaştırma

İspanya, çocukların şiddetten korunmasına yönelik yasal çerçevesini son yıllarda önemli ölçüde güçlendirdi. Özellikle 2021 yılında yürürlüğe giren "Ley Orgánica 8/2021, de 4 de junio, de protección integral a la infancia y la adolescencia frente a la violencia" (Çocuk ve Ergenlerin Şiddete Karşı Kapsamlı Korunmasına İlişkin 8/2021 Sayılı Organik Kanun), çocuk dostu yargılama süreçlerinin oluşturulmasını, tekrarlayan mağduriyetin önlenmesini ve çocukların adalet sistemine erişiminin kolaylaştırılmasını hedeflemektedir. Barselona'daki bu yeni mahkeme de, bu yasanın getirdiği yeniliklerin bir parçası olarak kurulmuştur. Ancak, yasal düzenlemelerin tek başına yeterli olmadığı, bunların uygulanması için yeterli insan ve maddi kaynağın tahsis edilmesi gerektiği bu örnekle bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Uluslararası istatistikler, çocuk istismarının dünya genelinde ve Avrupa'da ciddi bir sorun olduğunu göstermektedir. UNICEF ve Avrupa Birliği raporları, çocukların fiziksel, cinsel ve psikolojik istismara maruz kalma oranlarının endişe verici boyutlarda olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, İspanya'nın attığı bu adım, çocukların korunmasına yönelik uzmanlaşmış bir yargı mekanizması oluşturma çabasıyla takdire şayandır. Ancak, Teresa Llorens'in de belirttiği gibi, adalet sistemi içindeki "kurumsal cinsiyetçi şiddet" de dahil olmak üzere, çocuk ve gençlere yönelik şiddetin altı vakanın altısından fazlasının adalet sisteminden kaynaklandığı yönündeki bulgular, bu tür mahkemelerin sadece şiddet vakalarını ele almakla kalmayıp, aynı zamanda kendi iç işleyişlerini de çocuk dostu bir yaklaşımla gözden geçirmeleri gerektiğini ortaya koymaktadır.

Türkiye'de de çocuk istismarı ve şiddet vakaları önemli bir toplumsal sorun teşkil etmektedir. Türkiye'de çocuk mahkemeleri ve çocuk savcılıkları gibi uzmanlaşmış birimler bulunmakla birlikte, İspanya'daki bu yeni mahkeme modeli, özellikle çocuklara yönelik şiddet davalarına odaklanması ve bu alanda tam bir ihtisaslaşma sağlaması açısından farklılık göstermektedir. Türkiye'deki benzer birimler de zaman zaman vaka yoğunluğu, personel eksikliği ve uzmanlaşmış destek hizmetlerinin yetersizliği gibi sorunlarla karşılaşmaktadır. Barselona örneği, bu tür ihtisas mahkemelerinin kurulmasının tek başına yeterli olmadığını, aynı zamanda bu mahkemelerin etkin bir şekilde çalışabilmesi için sürekli ve yeterli kaynak desteğinin sağlanması gerektiğini göstermektedir. Türkiye için de, çocuk istismarı davalarında mağdurların korunması ve adil yargılanma haklarının güvence altına alınması adına benzer modellerin incelenmesi ve mevcut sistemin güçlendirilmesi önemli bir ders niteliğindedir.

Gelecek Perspektifi ve Toplumsal Etki

Barselona'daki Çocuk ve Ergenlere Yönelik Şiddet Mahkemesi'nin karşılaştığı vaka yoğunluğu ve kaynak yetersizliği, yargı sistemlerinin çocukların korunması konusundaki sorumluluğunun ne kadar büyük olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Eğer bu mahkeme, gerekli ek yargıç ve personel desteğini alamazsa, vaka birikiminin artması, yargılama süreçlerinin uzaması ve dolayısıyla mağdur çocukların adalet beklentilerinin sekteye uğraması kaçınılmaz olacaktır. Bu durum, çocukların adalet sistemine olan güvenini zedeleyebilir ve onların ikincil mağduriyetler yaşamasına neden olabilir.

Bu tür ihtisas mahkemelerinin varlığı, çocuk istismarı konusunda toplumsal farkındalığı artırma ve potansiyel failleri caydırma potansiyeline sahiptir. Uzmanlaşmış yargı birimleri, çocukların ifadelerinin alınması, psikolojik destek sağlanması ve onların travmatik deneyimlerinin hafifletilmesi konularında daha hassas ve etkili yaklaşımlar geliştirebilir. Bu nedenle, Barselona örneği, sadece İspanya için değil, tüm dünya için çocukların adalet sistemindeki yerinin güçlendirilmesi ve onların şiddetten korunması adına atılması gereken adımlara dair önemli bir uyarı niteliğindedir. Yargı makamları ve ilgili kurumların, bu hassas alanda gerekli kaynakları sağlaması ve çocukların haklarını en üst düzeyde korumak için kararlı adımlar atması büyük önem taşımaktadır.

Etiketler:
#barcelona#cocuk-siddeti#mahkeme#adalet
Paylaş:
Kaynak: Betevé