Barselona'nın en eski ve tarihi açıdan en zengin bölgesi olan Ciutat Vella (Eski Şehir), 2035 yılına kadar konut stokunun en az %10'unu rehabilite etmeyi hedefleyen iddialı bir planla kapsamlı bir dönüşüme hazırlanıyor. Barselona Belediyesi (Ajuntament de Barcelona) tarafından açıklanan bu girişim, bölgenin mimari mirasını korurken, sakinlerinin yaşam kalitesini artırmayı ve aşırı turizmin olumsuz etkilerini dengelemeyi amaçlıyor. Ciutat Vella, Raval ve Gotik gibi ikonik mahalleleri bünyesinde barındırıyor; bu mahallelerde antik Roma kenti Barcino'nun kalıntıları ve Orta Çağ'dan kalma kiliseler bulunuyor. Bölgenin konut stoğu, Katalan başkentinin en eski binalarından oluşuyor ve ortalama yaşı 112 yıla ulaşıyor ki bu, şehrin geri kalanındaki 80 yılın oldukça üzerinde.
Belediye Başkanı Jaume Collboni, Belediye Başkan Yardımcısı Albert Batlle ve 'Pacte per Ciutat Vella' Komiseri Ivan Pera tarafından duyurulan bu plan, 'Pacte per Ciutat Vella (2025-2035)' stratejik çerçevesinin bir parçası. Bu pakt, Ciutat Vella'yı sakinleri için yeniden kazanmayı ve onların bölgede yaşama haklarını güvence altına almayı hedefliyor. On yılı kapsayacak olan bu kapsamlı strateji, "insanlar", "kamusal alan", "ekonomi" ve "bağlantı" olmak üzere dört ana eksen etrafında şekilleniyor. 230'dan fazla kuruluşun katılımıyla gerçekleşen yoğun bir tartışma sürecinin ardından belirlenen bu pakt, 11 stratejik hattı ve 178 eylemi bir araya getiriyor.
Ciutat Vella'nın Tarihi ve Güncel Sorunları
Ciutat Vella, Barselona'nın tarihsel çekirdeğini oluştururken, yüzyıllar boyunca şehrin gelişimine tanıklık etmiştir. Roma döneminden kalma Barcino duvarları, Gotik Katedrali ve Orta Çağ'ın dar sokakları, bölgeye eşsiz bir karakter kazandırmaktadır. Ancak bu tarihi doku, aynı zamanda ciddi zorlukları da beraberinde getirmektedir. Binaların yaşlılığı, yapısal sorunları, enerji verimsizliği ve modern yaşam standartlarına uyumsuzluk gibi problemleri tetiklemektedir. Barselona Belediyesi'nin verilerine göre, bölgede yaklaşık 7.500 bina bulunuyor ve bu binaların ortalama yaşı 112 yıl; Barselona'nın genelindeki ortalama 80 yılın çok üzerinde. Bu durum, sadece estetik bir sorun olmanın ötesinde, sakinlerin güvenliğini ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir meseledir.
Ayrıca Ciutat Vella, Barselona'nın turizm merkezinde yer alması nedeniyle aşırı turizmin olumsuz etkileriyle de boğuşmaktadır. Bölgedeki turist yoğunluğu kilometre kare başına 14.000'e ulaşırken, bu oran şehrin geri kalanında 1.500 civarındadır. Bu durum, yerel ticaretin bozulmasına (hediyelik eşya dükkanlarının artması), kira fiyatlarının yükselmesine ve sakinlerin yerinden edilmesine yol açarak "gentrifikasyon" olarak bilinen süreci hızlandırmıştır. Belediye Başkanı Collboni'nin 2028 yılına kadar şehirdeki tüm turistik daire lisanslarını yenilememe kararı, bu soruna karşı atılan önemli adımlardan biridir. Ciutat Vella'da Aralık 2024 itibarıyla 733'ten fazla turistik dairenin olduğu göz önüne alındığında, bu karar bölgedeki konut arzını artırma ve yerel halkın konut erişimini kolaylaştırma potansiyeli taşımaktadır.
Dönüşümün Ana Eksenleri ve Beklenen Etkileri
Konut rehabilitasyon planı, 'insanlar' ekseninin temel taşlarından biridir. Katalonya Politeknik Üniversitesi (UPC) ile birlikte yürütülen bir durum tespiti çalışmasının ardından, bölgedeki 41.000 konutun en az %10'u, yani yaklaşık 4.100 daire yenilenecektir. Bu, sadece binaların fiziksel iyileştirilmesini değil, aynı zamanda bölge sakinlerinin daha güvenli, sağlıklı ve modern koşullarda yaşamasını sağlamayı hedeflemektedir. Plan ayrıca, okul terkini önleme, eğitimde başarıyı destekleme, çocuk yoksulluğu, istenmeyen yalnızlık, evsizlik, ruh sağlığı sorunları ve bağımlılıklarla mücadele etmek için kapsamlı bir sosyal ve sağlık eylem planı oluşturmayı da içermektedir. Bu sosyal politikalar, kentsel dönüşümün sadece fiziksel değil, aynı zamanda sosyal bir iyileşme süreci olduğunu vurgulamaktadır.
'Kamusal alan' ekseni, kentsel planlama düzenlemelerinin gözden geçirilmesini, konut parkının ve kamusal alanların iyileştirilmesini öngörmektedir. Güvenlik algısını artırmak amacıyla arabuluculuk, önleme ve farkındalık çalışmalarının yanı sıra polis müdahaleleri de planlanmaktadır. İklim değişikliğinin etkilerine karşı koymak için şehir ağaçlandırmasının artırılması, iklim sığınakları ve gölgelik alanların genişletilmesi de bu eksenin önemli bileşenleridir. 'Ekonomi' ekseninde ise, aşırı turizmin yol açtığı olumsuzlukları tersine çevirmek amacıyla 'Pacte pel comerç de Ciutat Vella' (Ciutat Vella Ticaret Paktı) oluşturulacaktır. Bu pakt, kamu-özel sektör işbirliğiyle kaliteli ticareti teşvik etmeyi ve bölgenin ticari kimliğini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, zanaatkarlık ve "mavi ekonomi" (denizle ilgili sektörler) gibi stratejik sektörlerde kaliteli iş imkanları yaratılması hedeflenmektedir.
'Bağlantı' ekseni altında, Ciutat Vella'yı "aile dostu bir ortam" haline getirmeyi amaçlayan 'Ciutat Vella: territori familiar' planı hayata geçirilecektir. Bölgedeki uyumu güçlendirmek için 'Diálogos del Pacto' (Pakt Diyalogları) adı altında bir dizi sohbet etkinliği düzenlenecek, spor faaliyetleri artırılacak ve tarihi hafızanın değeri vurgulanacaktır. Bu büyük dönüşümün izlenmesi için Danışma Konseyi ve İzleme Komisyonu gibi yönetim organları kurulacak, ayrıca uygulanan politikaların değerlendirilmesinden sorumlu olacak Ciutat Vella Lab oluşturulacaktır. La Rambla'nın yeniden düzenlenmesi ve 2025-2028 Mahalleler Planı (Pla de Barris) da bu mahallelerin dönüşümünün diğer önemli itici güçleri olarak belirtilmektedir.
Belediye Başkan Yardımcısı Batlle, bu paktın Ciutat Vella'da "bütüncül bir müdahale" sağlayacağını vurgulamıştır. 2000'li yılların sonlarından bu yana nüfusu 84.000'den 115.000'e yükselen bu bölge için Ivan Pera, "amacın normalliği yeniden kazanmak ve bölgeyi kalıcı bir yer olarak sağlamlaştırmak" olduğunu belirtmiştir. Bu, Ciutat Vella'yı yaşanabilir, kapsayıcı, kaliteli ve güvenli bir kamusal alana sahip, insanı merkeze alan bir mekan haline getirmekten geçmektedir. Barselona'nın bu iddialı planı, tarihi şehir merkezlerinde yaşayanların haklarını korumak ve sürdürülebilir bir kentsel yaşam alanı yaratmak isteyen diğer büyük şehirler için de önemli bir örnek teşkil etmektedir. Türkiye'deki tarihi semtler, örneğin İstanbul'un Fatih, Balat veya İzmir'in Kemeraltı gibi bölgeleri de benzer şekilde hem tarihi dokuyu koruma hem de modern yaşamın gerekliliklerini karşılama ve aşırı ticarileşme ile mücadele etme gibi zorluklarla yüzleşmektedir. Barselona'nın bu bütüncül yaklaşımı, bu tür bölgeler için geleceğe yönelik önemli dersler sunabilir.



