İspanya'nın kuzeydoğusundaki özerk bölge Catalunya (Katalonya)'da, yaban domuzları arasında görülen Afrika Domuz Vebası (ADV) salgını endişe verici boyutlara ulaşmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Generalitat (Katalan Hükümeti) tarafından yapılan açıklamaya göre, bölgede dört yeni pozitif vaka tespit edildi. Bu vakalardan ikisi Barselona şehrinde, diğerleri ise Molins de Rei ve Esplugues de Llobregat'ta kaydedildi. Bu son gelişmelerle birlikte, salgının başladığı Kasım ayının sonundan bu yana tespit edilen toplam pozitif yaban domuzu sayısı 379'a yükseldi.
Katalonya Tarım Bakanlığı'nın haftalık raporuna göre, salgınla mücadele kapsamında yoğun bir izleme ve yakalama çalışması yürütülüyor. Bugüne kadar toplam 11.029 yaban domuzu üzerinde test yapılmış olup, bunların 10.650'si negatif sonuç vermiştir. Sadece son yedi gün içinde, yüksek ve düşük riskli enfekte bölgelerde 306 yaban domuzu daha yakalanırken, bu bölgelerdeki toplam yakalama sayısı 10.650'ye ulaştı. Sahada görev yapan 884 kişilik ekip, salgının yayılmasını engellemek için büyük çaba sarf ediyor; bu ekibin 353'ü doğrudan müdahale grubunda yer almaktadır.
Barselona ve çevresindeki bu yeni vakalar, özellikle kentsel alanlara yakın bölgelerde yaban domuzu popülasyonunun kontrol altına alınmasının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Molins de Rei ve Esplugues de Llobregat gibi Barselona'ya komşu belediyelerde görülen vakalar, virüsün coğrafi yayılımının devam ettiğini ve şehir merkezine doğru potansiyel bir tehdit oluşturduğunu göstermektedir. Bu durum, hem yerel yönetimleri hem de halkı daha dikkatli olmaya sevk etmektedir.
Afrika Domuz Vebası: Küresel Bir Tehdit ve İspanya'nın Geçmişi
Afrika Domuz Vebası (ADV), domuzgiller familyasındaki hayvanları etkileyen oldukça bulaşıcı ve ölümcül bir viral hastalıktır. İnsanlara bulaşmasa da, domuz eti endüstrisi için yıkıcı sonuçlara yol açabilir. Hastalığın aşı veya tedavisi bulunmamakta olup, salgın durumunda enfekte hayvanların itlaf edilmesi genellikle tek çare olarak görülmektedir. ADV, ilk olarak Afrika kıtasında ortaya çıkmış, ancak 2007 yılında Gürcistan üzerinden Avrupa'ya yayılmaya başlamış ve özellikle Doğu Avrupa ile Asya'da (başta Çin olmak üzere) milyonlarca domuzun ölümüne neden olarak büyük ekonomik kayıplara yol açmıştır.
İspanya, ADV ile geçmişte acı bir tecrübe yaşamıştır. 1960'lardan 1990'lara kadar süren bir dönemde, ülke ADV salgınlarıyla mücadele etmiş ve bu süreçte domuz popülasyonunun büyük bir kısmını kaybetmiştir. Bu nedenle, İspanya'nın ADV'ye karşı hassasiyeti ve aldığı önlemler, geçmişteki bu travmatik deneyime dayanmaktadır. Katalonya'daki Collserola (Kollserola) Parkı gibi doğal alanlar, zengin yaban domuzu popülasyonuna ev sahipliği yapmakta ve virüsün yayılması için uygun bir ortam sunmaktadır. Barselona'nın dört ay önce yüksek riskli bölge ilan edilmesi, bu salgının ciddiyetini ve yerel hayvancılık sektörü üzerindeki potansiyel tehdidi vurgulamaktadır.
Salgının ilk vakası Collserola Parkı çevresinde dokuz ay önce tespit edilmişti. Bu park, Barselona metropoliten alanının "yeşil akciğerleri" olarak bilinir ve hem yaban hayatı hem de şehir sakinleri için büyük bir öneme sahiptir. Parkın genişliği ve yaban domuzu popülasyonunun yoğunluğu, virüsün kontrol altına alınmasını zorlaştırmaktadır. Şu anda Barselona da dahil olmak üzere 19 belediye yüksek riskli bölge kategorisinde yer almakta ve bu bölgelerde sıkı kısıtlamalar uygulanmaktadır. Bu kısıtlamalar, yaban domuzu avcılığı, açık hava etkinlikleri ve doğa yürüyüşleri gibi faaliyetleri kapsayarak virüsün insan etkisiyle yayılmasını engellemeyi amaçlamaktadır.
Kısıtlamalar, Gelecek Beklentileri ve Türkiye'ye Etkileri
Katalonya Tarım Bakanlığı, hayvan yakalama ve pozitif vaka sayılarındaki genel eğilimi olumlu değerlendirse de, kısa vadede kısıtlamaların gevşetilmesi beklenmiyor. Tarım Bakanlığı Genel Sekreteri Cristina Massot Berna, "Teknik kriterlere dayanarak, herkes bu kısıtlamaları sürdürmenin uygun olduğuna inanıyor ve ne kadar uzun süre sürdürürsek, o kadar çabuk sona erecekler" şeklinde bir açıklama yaptı. Ancak Berna, verilerin olumlu yönde gelişmeye devam etmesi halinde sonbahara doğru bazı esnekliklerin değerlendirilebileceğinin sinyalini verdi. Bu durum, bölge halkı ve özellikle Collserola Parkı'nı kullanan doğa severler için bir umut ışığı olabilir.
Bu salgın, sadece İspanya için değil, tüm Avrupa ve dolaylı yoldan Türkiye için de önemli dersler içermektedir. Türkiye, domuz eti üretimi açısından Avrupa'daki kadar büyük bir endüstriye sahip olmasa da, zengin yaban domuzu popülasyonu nedeniyle ADV'ye karşı sürekli teyakkuz halindedir. Avrupa'daki salgınlar, Türkiye'nin sınır kontrollerini ve biyogüvenlik önlemlerini daha da sıkılaştırmasına neden olmuştur. Olası bir ADV salgını, Türkiye'nin tarım ve hayvancılık sektörünü doğrudan etkilemese bile, yaban hayatı ekosistemini bozabilir ve uluslararası ticaret üzerinde dolaylı kısıtlamalara yol açabilir. Bu nedenle, Barselona'daki gibi yerel salgınların dikkatle takip edilmesi ve uluslararası işbirliği içinde mücadele edilmesi büyük önem taşımaktadır.



