Barselona'nın tarihi Sants (Santlar) mahallesinde, İspanya İç Savaşı'nın hemen öncesinde ve başlangıcında yaşanan toplumsal devrimin izleri, yapay zeka destekli yeni bir görsel-işitsel projeyle yeniden gün yüzüne çıkarılıyor. "1936, Sants revolucionat" (1936, Sants Devrimi) başlıklı bu proje, tarihçi Agus Giralt ve programcı Oriol Rigola'nın ortak çalışmasıyla, o döneme ait statik fotoğrafları hareketlendirerek genç nesillere tarihi daha etkileşimli bir şekilde sunmayı amaçlıyor. Yakılan bir kilise, barikatlar ve silah fabrikaları gibi çarpıcı sahnelerle dolu beş dakikalık video, sadece tarihi olayları değil, aynı zamanda o döneme damgasını vuran özyönetim ve dayanışma ruhunu da yansıtıyor.
Proje, 1936 yılının Sants'taki devrimci atmosferini, bölgedeki sosyal hareketliliği ve işçi sınıfının örgütlenmesini gözler önüne seriyor. Bu yenilikçi yaklaşım, geçmişin tozlu sayfalarını günümüz teknolojisiyle birleştirerek, İspanya'nın yakın tarihindeki en çalkantılı dönemlerden birini daha anlaşılır ve sürükleyici kılıyor. Video, şubat ayında Lleialtat Santsenca'da sergilenmiş olup, temmuz ayında Espai Veïnal Olzinelles'de (daha çok Centre Social de Sants olarak bilinir) yeniden izleyiciyle buluşacak.
Yapay Zeka ile Canlanan Tarihi Anlar ve Yerel Hafıza
Tarihçi Agus Giralt, İspanya İç Savaşı dönemine ait Sants hakkında şaşırtıcı derecede zengin bir fotoğraf arşivinin bulunduğunu belirtiyor. Bu durumun tesadüf olmadığını vurgulayan Giralt, devrimin en merkezi noktalarından biri olan Plaça de Bonet i Muixí'nin (Bonet i Muixí Meydanı) yakınında yaşayan fotoğrafçı Vicenç Pinent'in yaşananları belgelemek için kamerasıyla sokağa çıktığını ifade ediyor. Bu sayede, Santa Maria de Sants kilisesinin yakılması gibi dönemin önemli olayları oldukça detaylı bir şekilde belgelenmiş durumda.
Video, sadece Sants sakinlerinin aşina olduğu mekanları canlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda genel bir tarihi anlatı da sunuyor. Giralt, "Bu video, kısa süresine rağmen mahallede yaşanan olaylara dair kapsamlı bir bakış açısı sunuyor" diyerek, Sants'lıların videodaki birçok mekanı tanıyabileceğini, bazıları günümüzde var olmasa bile, ekliyor. Siren sesleriyle başlayan, devrimci hareketliliği, kilisenin yakılmasını ve hatta birçok kişinin varlığından haberdar olmadığı Can Batlló (Can Batyo) yakınlarındaki silah fabrikalarını gösteren video, hem yerel hem de ulusal tarihe ışık tutuyor.
İspanya İç Savaşı ve Barselona'nın Anarşist Mirası
1936 yılı, İspanya tarihinde bir dönüm noktasıdır. Temmuz ayında General Francisco Franco liderliğindeki milliyetçi güçlerin Cumhuriyetçi hükümete karşı başlattığı askeri darbe, üç yıl sürecek kanlı bir iç savaşı tetiklemiştir. Bu savaş, sadece iki taraf arasındaki bir çatışma olmaktan öte, farklı ideolojilerin (faşizm, cumhuriyetçilik, sosyalizm, anarşizm) çarpıştığı uluslararası bir vekalet savaşına dönüşmüştür. Barselona ve özellikle Sants gibi işçi sınıfı mahalleleri, bu dönemde anarşist ve sendikalist hareketin, özellikle de CNT'nin (Confederación Nacional del Trabajo - Ulusal Emek Konfederasyonu) kalesi haline gelmiştir.
Sants'taki toplumsal devrim, İspanya İç Savaşı'nın benzersiz bir boyutunu temsil eder. Bu dönemde, işçiler fabrikaları ve hizmetleri kolektifleştirmiş, kendi kendilerine örgütlenmiş ve yerel komiteler, kooperatifler ve kültür merkezleri (ateneu) aracılığıyla toplumsal yaşamı yeniden şekillendirmişlerdir. Video, bu özyönetim ve dayanışma ruhunun, mahalle sakinlerinin CNT'ye olan bağlılığının ve aktif toplumsal katılımının bir yansımasıdır. Historian Giralt, "Burada temel bir liberter (anarşist) ağırlık var, ama Sants'ın gerçekliği buydu" diyerek, o dönemdeki toplumsal yapıyı özetlemektedir.
Barselona, İspanya İç Savaşı sırasında Cumhuriyetçi cephenin en önemli şehirlerinden biriydi ve özellikle anarşistlerin güçlü etkisiyle, Avrupa'da eşi benzeri görülmemiş bir toplumsal deneyime sahne oldu. Fabrikaların işçiler tarafından devralınması, tarım arazilerinin kolektifleştirilmesi ve yerel yönetimlerin halk komiteleri tarafından yürütülmesi gibi uygulamalar, anarşist ideolojinin pratik hayata geçirilmeye çalışıldığı nadir örneklerdendir. Sants'taki bu yapay zeka projesi, bu devrimci ruhu ve o dönemin karmaşık sosyal dinamiklerini günümüze taşıyarak, İspanyol tarihinin bu kritik dönemine ışık tutmaktadır.
Yapay Zeka ve Tarihi Mirasın Geleceği
Agus Giralt ve Oriol Rigola'nın daha önce işçi grevleri gibi konularda da benzer projeler üzerinde çalıştıkları biliniyor. Bu tür projeler, sadece tarihi olayları yeniden canlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda dijital teknolojilerin kültürel mirasın korunması ve aktarılması konusunda sunduğu potansiyeli de gözler önüne seriyor. Yapay zeka, eski, yıpranmış veya statik görüntüleri canlandırarak, izleyiciye geçmişi daha sürükleyici bir şekilde deneyimleme fırsatı sunuyor. Bu, özellikle genç nesillerin tarihle bağ kurmasını kolaylaştıran, geleneksel öğrenme yöntemlerinin ötesinde bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Proje, "La Bordeta" fabrikasının fotoğrafları gibi, uzun yıllar boyunca arşivlerde kalmış ve pek erişilemeyen görüntüleri gün ışığına çıkararak, tarihin gizli kalmış köşelerini de keşfetme imkanı sunuyor. 70-80 yıl boyunca bir klasörde bekleyen bu fotoğrafların şimdi canlandırılmış bir şekilde izleyiciyle buluşması, hem tarihçiler hem de halk için büyük bir anlam taşıyor. Bu tür dijital projeler, tarihi hafızayı canlı tutmanın ve geçmişin derslerini geleceğe taşımanın modern yollarından biri olarak kabul edilmektedir. İspanya'nın ve özelde Barselona'nın çalkantılı 20. yüzyıl başı tarihini anlamak için bu tür girişimler, paha biçilmez bir kaynak sunmaktadır.

