Geçtiğimiz Cumartesi, Barselona'nın Sant Andreu bölgesindeki Plaça d'Orfila meydanı, akıl sağlığı sorunları yaşayan bireylerin haklarını savunmak ve toplumsal damgalamaya karşı durmak için düzenlenen "Orgull Boig" (Deli Onuru) yürüyüşünün dokuzuncu edisyonuna ev sahipliği yaptı. Yaklaşık 200 kişinin katıldığı bu anlamlı etkinlik, "Trenquem cadenes, trenquem estigmes" (Zincirleri kıralım, damgaları kıralım) sloganıyla, akıl sağlığı teşhisi konmuş kişilere yönelik önyargılardan arınmış bir toplum çağrısını yineledi. Katılımcılar, zihinsel sağlık sorunları olan bireylerin maruz kaldığı ayrımcılığa dikkat çekerek, toplumsal destek ağlarının güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladılar.
Orgull Boig komisyonu üyesi Javi Jareño, damgalamanın ancak kişilerin kendi hikayelerini anlatmaları, çevrelerine, ailelerine ve iş yaşamlarına açık olmalarıyla kırılabileceğini ifade etti. Jareño, akıl sağlığı sorunları olan bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu ve topluma değerli katkılar sunduğunu belirterek, "Kendimiz için hiçbir şey istemiyoruz, ama bizsiz de hiçbir şey olmasın istiyoruz" sözleriyle, bu kişilerin karar alma süreçlerine dahil edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu vurgu, akıl sağlığı alanındaki politikaların ve hizmetlerin, doğrudan deneyim sahibi olanların katılımıyla şekillendirilmesi gerektiği yönündeki küresel çağrılarla örtüşmektedir.
Etkinlik boyunca yapılan konuşmalarda, aşırı ilaç kullanımı ve akıl sağlığı hizmetlerindeki kesintiler de sert bir dille eleştirildi. "Más jamón y pan, y menos diazepam" (Daha çok jambon ve ekmek, daha az diazepam) gibi sloganlar, farmakolojik tedaviye aşırı bağımlılığa ve bütüncül yaklaşımların eksikliğine yönelik eleştirel bir bakış açısını yansıttı. Katılımcılar, akıl sağlığı alanındaki kaynak ve sübvansiyonlardaki kısıtlamaların, bu alanda ihtiyaç duyulan desteği olumsuz etkilediğini ve toplumda "ağ kurmanın" (dayanışma ve destek sistemleri oluşturmanın) önemini bir kez daha ortaya koyduğunu dile getirdiler. Bu tür kesintiler, özellikle İspanya gibi ülkelerde, kamu sağlığı sistemlerinin yükünü artırırken, bireylerin kaliteli hizmetlere erişimini zorlaştırmaktadır.
Akıl Sağlığı Aktivizmi ve Sembolik Eylemler
Orgull Boig yürüyüşü, sadece bir protesto değil, aynı zamanda bir farkındalık ve toplumsal katılım platformu olarak işlev gördü. Gün boyunca atölye çalışmaları, performanslar ve canlı müzik etkinlikleri düzenlendi. Bu yılki etkinliğin en dikkat çekici yeniliklerinden biri, "L'enterrament de l'últim boig" (Son Delinin Cenaze Töreni) adlı sembolik performans oldu. Bu performans, akıl sağlığı bozukluklarıyla ilişkilendirilen klişeleri sorgulamayı ve daha saygılı, kapsayıcı bir bakış açısını teşvik etmeyi amaçladı. Yürüyüş, tüm Barselona (Barselona) vatandaşlarını bu mücadeleye katılmaya davet eden açık bir alan olarak tasarlandı ve herkesin kendini güvende hissederek sesini duyurabileceği bir ortam yarattı.
Etkinliğe katılan sivil toplum kuruluşları arasında Federació VEUS, Associació Emilia, Associació Sociocultural Matissos, Associació Sociocultural Nikosia ve ActivaMent Catalunya Associació gibi önemli örgütler yer aldı. Bu kuruluşlar, akıl sağlığı alanında yıllardır süregelen çalışmalarıyla tanınıyor ve bireylerin iyileşme süreçlerini desteklemenin yanı sıra, toplumsal farkındalığı artırmaya ve ayrımcılıkla mücadele etmeye odaklanıyorlar. Bu tür işbirlikleri, akıl sağlığı hareketinin gücünü ve etki alanını genişletmek açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Küresel Bir Hareket: Deli Onuru ve Türkiye Bağlantısı
Barselona'da düzenlenen Orgull Boig yürüyüşü, dünya genelinde yaygınlaşan "Mad Pride" (Deli Onuru) hareketinin bir parçasıdır. 1990'lı yıllarda Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıkan bu hareket, akıl sağlığı sorunları yaşayan kişilerin kendi kimliklerini sahiplenmelerini, damgalayıcı terimleri yeniden tanımlamalarını ve hakları için mücadele etmelerini teşvik eder. Mad Pride, akıl sağlığı sorunlarını sadece tıbbi bir sorun olarak görmek yerine, toplumsal, kültürel ve ekonomik faktörlerin de rol oynadığını vurgular. Bu hareket, kurumsallaşmaya karşı çıkarak, topluluk temelli, birey odaklı bakım modellerini savunur ve akıl sağlığı deneyimi olan kişilerin kendi hayatları üzerindeki özerkliğini güçlendirmeyi hedefler.
İspanya'da akıl sağlığı hizmetleri, son yıllarda önemli reformlar geçirse de, hala karşılaşılan zorluklar mevcuttur. Avrupa Birliği ortalamasının altında kalan akıl sağlığı harcamaları ve pandemi sonrası artan akıl sağlığı sorunları, kamu hizmetleri üzerindeki baskıyı artırmıştır. İspanya Ulusal İstatistik Enstitüsü (INE) verilerine göre, nüfusun önemli bir kesimi yaşamının bir döneminde akıl sağlığı sorunlarıyla karşılaşmaktadır ve damgalama, yardım arayışının önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam etmektedir. Türkiye'de de benzer şekilde, akıl sağlığı hizmetlerine erişim, farkındalık eksikliği ve toplumsal damgalama gibi sorunlar devam etmektedir. Bu nedenle, Barselona'daki gibi "Deli Onuru" yürüyüşleri, tüm dünyada akıl sağlığı alanındaki değişim ve dönüşüm çağrılarının bir yansıması olarak büyük önem taşımaktadır.
Barselona'daki Orgull Boig yürüyüşü, akıl sağlığı sorunları yaşayan bireylerin görünürlüğünü artırmak, seslerini duyurmak ve toplumsal değişimi teşvik etmek için güçlü bir platform sunmuştur. Bu tür etkinlikler, sadece farkındalık yaratmakla kalmayıp, aynı zamanda politika yapıcılar üzerinde baskı oluşturarak daha kapsayıcı ve destekleyici akıl sağlığı politikalarının geliştirilmesine katkıda bulunur. Toplumun her kesiminin bu mücadeleye katılması, damgaların kırılması ve akıl sağlığı sorunları olan bireylerin tam ve onurlu bir yaşam sürmelerinin sağlanması için elzemdir. Bu yürüyüş, umut ve güçlenme mesajını bir kez daha Barselona sokaklarından tüm dünyaya yaymıştır.
