🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Anayasa Mahkemesi'nden Puigdemont Affı İçin Geri Sayım Başladı

22 Eylül 2026, Salı
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
Anayasa Mahkemesi'nden Puigdemont Affı İçin Geri Sayım Başladı

İspanya'da siyasi gerilimin yüksek olduğu bir dönemde, Tribunal Constitucional (TC - Anayasa Mahkemesi), Katalonya'nın bağımsızlık referandumu (1-O) sürecinde yargılanan liderlerin af başvurularını incelemeye başlıyor. Bu kritik süreç, özellikle eski Katalonya Özerk Hükümeti Başkanı Carles Puigdemont'un siyasi geleceği açısından büyük önem taşıyor. Yüksek Mahkeme'nin (Tribunal Supremo) af yasasını bazı suçlar için uygulamayı reddetmesinin ardından, Anayasa Mahkemesi'nin vereceği kararlar, İspanya'nın siyasi dengelerini derinden etkileyecek potansiyele sahip.

Salı günü itibarıyla başlayan incelemelerin ilk odağında, eski Başkanlık Bakanı ve şu anki Junts (Katalonya İçin Birlik) Genel Sekreteri Jordi Turull'un başvurusu bulunuyor. Turull'un durumu, Puigdemont, Toni Comín ve Lluís Puig gibi "kamu kaynaklarını kötüye kullanma" (malversación) suçuyla yargılanan diğer liderler için bir emsal teşkil edecek. Yüksek Mahkeme yargıçları Pablo Llarena ve Manuel Marchena, af yasasının özellikle bu suçu kapsamadığı yönünde bir tavır sergilemişti. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin farklı bir yorum getirme ihtimali, siyasi çevrelerde büyük bir beklenti yaratmış durumda.

Bu süreç, 2017'deki bağımsızlık referandumu sonrası yaşanan yargılamalar ve siyasi sürgünlerle çalkalanan Katalonya (Katalonya) meselesinde yeni bir dönemeç noktası olabilir. Af yasası, İspanya Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) lideri ve Başbakan Pedro Sánchez'in, Katalan bağımsızlık yanlısı partilerin (Junts ve Esquerra Republicana de Catalunya - ERC) desteğini alarak hükümet kurabilmek için verdiği önemli bir tavizdi. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi'nin kararları sadece hukuki değil, aynı zamanda ülkenin genel siyasi istikrarı açısından da belirleyici olacak.

Katalan Bağımsızlık Süreci ve Af Yasasının Arka Planı

Katalonya'nın bağımsızlık talebi, İspanya'nın modern tarihinde en çalkantılı siyasi krizlerden birini tetikledi. 1 Ekim 2017'de, İspanyol Anayasası'na aykırı olduğu gerekçesiyle merkezi hükümet tarafından yasa dışı ilan edilen bir bağımsızlık referandumu düzenlendi. Bu referandumun ardından Katalonya Özerk Hükümeti tek taraflı bağımsızlık ilan etmeye çalıştı. Merkezi hükümet, Anayasa'nın 155. maddesini uygulayarak Katalonya'nın özerkliğini askıya aldı, Katalan hükümetini görevden aldı ve erken seçimlere gidilmesini sağladı. Süreç, aralarında dönemin Başkan Yardımcısı Oriol Junqueras ve bakanlar Raül Romeva, Dolors Bassa'nın da bulunduğu birçok Katalan liderin tutuklanması ve yargılanmasıyla sonuçlandı. Carles Puigdemont ise Avrupa'ya kaçarak yargılanmaktan kurtuldu ancak İspanya'ya dönmesi halinde tutuklanma riskiyle karşı karşıya kaldı.

Bu olayların ardından, Katalan liderlere verilen ağır hapis cezaları ve Puigdemont'un sürgün hayatı, İspanya siyasetinde derin ayrışmalara yol açtı. 2023 genel seçimlerinin ardından, hiçbir partinin tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde edememesi üzerine, PSOE lideri Pedro Sánchez, Katalan bağımsızlık yanlısı partilerin (Junts ve ERC) desteğini almak zorunda kaldı. Bu desteğin karşılığında, 2017 referandumu ve sonrasındaki olaylarla bağlantılı suçlardan yargılanan veya hüküm giymiş kişilere yönelik geniş kapsamlı bir af yasası çıkarma sözü verildi. Bu yasa, İspanya'da büyük tartışmalara neden oldu; sağ partiler ve yargı camiasının önemli bir kısmı, yasayı anayasaya aykırı ve hukukun üstünlüğünü zedeleyici bulduğunu ifade etti.

Yüksek Mahkeme ile Anayasa Mahkemesi Arasındaki Gerilim ve Etkileri

Af yasası yürürlüğe girdikten sonra, Yüksek Mahkeme (Tribunal Supremo) ve diğer alt mahkemeler, yasayı kendi davalarına nasıl uygulayacakları konusunda farklı yorumlar geliştirdi. Özellikle "kamu kaynaklarını kötüye kullanma" (malversación) suçu, af yasasının kapsamı açısından en tartışmalı noktalardan biri oldu. Yüksek Mahkeme, bu suçun sadece bağımsızlık referandumunu finanse etmekle ilgili olmadığı, aynı zamanda kamu kaynaklarının kişisel çıkar veya yasa dışı amaçlar için kullanıldığı durumlarda af kapsamına girmemesi gerektiği yönünde bir duruş sergiledi. Bu tutum, Carles Puigdemont ve diğer bazı liderlerin af kapsamı dışında kalma riskini ortaya çıkardı.

Anayasa Mahkemesi'nin devreye girmesiyle birlikte, bu hukuki düğümün çözülmesi bekleniyor. Mahkeme'nin, Yüksek Mahkeme'nin yorumlarını anayasaya uygunluk açısından incelemesi, af yasasının nihai kapsamını belirleyecek. Eğer Anayasa Mahkemesi, Yüksek Mahkeme'nin "malversación" suçunu af dışında tutma kararını onaylarsa, Puigdemont'un İspanya'ya dönmesi ve siyasi faaliyetlerine aktif olarak katılması mümkün olmayabilir. Ancak, Anayasa Mahkemesi'nin af yasasını daha geniş yorumlaması durumunda, Puigdemont ve diğer sürgündeki Katalan liderler için siyasi bir geri dönüş yolu açılabilir. Bu durum, Katalonya'daki bağımsızlık yanlısı hareket için büyük bir moral kaynağı olurken, İspanya'nın genel siyasi atmosferinde de önemli değişimlere yol açabilir. Bu süreç, yargı bağımsızlığı ile siyasi pragmatizm arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Etiketler:
#puigdemont#katalonya#af#anayasa-mahkemesi#ispanya-politikas
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat